Toplam yorum: 3.284.947
Bu ayki yorum: 6.453

E-Dergi

kitapsevenmuallime Tarafından Yapılan Yorumlar

26.01.2026

Kudüs’e ailesinin zoruyla taşınan Esty ile Filistin’de annesiyle yaşam mücadelesi veren Aksa…
On yaşlarındaki iki kız çocuğunun, bütün zulme rağmen filizlenen arkadaşlığı…
Zeytindağında yeşeren bir dostluk, iki portakalın hikâyesi…

Bu kitabı okurken Filistin’de yaşananların sadece gördüklerimizden ibaret olmadığını fark ediyoruz. Okula gidebilmek için saatlerce aramalardan geçen çocuklar, yıkılmak istenen Mescid-i Aksa, gasp edilen evler, susturulan hayatlar…
Bir diğer tarafta da Yahudi ailesinin içinde olan biteni sorgulayan, kötülüğe karşı duran Esty ve abisi Simon..

Bu sırf bisikletini kırmalarına engel olmak istedi diye 6 yıl hapiste yatan, gördüğü işkenceler yüzünden aklını yitiren Ahmet’in hikayesi…
Bu her gece evleri basılan, eşyaları dağıtılan, evlerini boyamalarına bile izin verilmeyen Filistinliler’in hikayesi…

“Dünya çocuklarının üzerine yağmur yağarken, Filistinli çocukların üzerine bombalar düşüyor.”
26.01.2026

“Hep bırakılanlar konuşuyor; bırakanları ise neredeyse hiç dinlemiyoruz.”

Meltem, anne babası boşandıktan sonra oradan oraya bırakılan bir çocuk.
Babası yeni ailesiyle mutlu bir hayat kurarken, Meltem hep o evin, o sıcaklığın yokluğunda büyüyor. Bir yere ait olamamanın ne demek olduğunu çok erken öğreniyor.

Selime teyze ise bir zamanlar çok mutlu. Sonra önce eşini kaybediyor, ardından hayata tutunma isteğini… Çocukları var ama yok gibiler. Aramıyorlar, sormuyorlar. Bir gün sessizce çekip gidiyor; kimseye haber vermeden bir köyde kendine yeni bir hayat kuruyor.

İki kadının yolu burada kesişiyor.

Ve insan ister istemez şunu soruyor:
Yalnız olmak mı daha ağır, yoksa kimsesiz hissetmek mi?

Bu kitap bize hep “kalanları” dinlediğimiz bu hayatta, “gidenlerin” de anlatılmamış hikâyeleri olduğunu hatırlatıyor.
Sakin, dingin, iç acıtan ama bir o kadar da gerçekçi…
Keyifle okuduğum bir kitap oldu…
26.01.2026

Ally; altıncı sınıf öğrencisi, resim yapmayı seven, zeki ve güçlü bir mizah anlayışı olan bir kız. Ama okumaya gelince harfler onun için sayfanın üzerinde adeta dans ediyor.
Okuyamadığı için yanlış anlaşılıyor, zorbalığa uğruyor. İnsanlar onu sadece “okumayı bilmeyen bir çocuk” sanıyor. Oysa Ally çok daha fazlası. Çünkü,
“Herkes farklı yönlerden zekidir ama bir balığı ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız kendisini hayatı boyunca aptal zanneder.”

Hayatı, yeni gelen öğretmeni Bay Daniels’la değişiyor. Onu gerçekten gören biri çıkıyor karşısına.

Ve Eli’nin dönüşümü tek bir cümlede saklı:
“Çok tuhaftı; görünmezden yenilmeze dönüşmüştüm.”

Harflerin Dansı, bir öğretmenin bir çocuğun hayatında neleri değiştirebileceğini, görünmeyeni nasıl görünür kılabileceğini anlatan, disleksi konusunda farkındalık oluşturan bir hikaye…
Bir çırpıda okunan akıcılıkta, çok sevdiğim bitmesini istemediğim kitaplardan oldu…
17.01.2026

Ege, ders çalışmayı sevmeyen bir çocuktur. Anneannesinin Atina’dan gönderdiği çantayla okula gittiği gün, yapmadığı ödevlerin tamamlandığını fark eder. Ödevleri yapanın çanta olduğunu anlayan Ege, zamanla çantanın sınavlarda da ona yardım ettiğini keşfeder. Hiç çalışmadan elde ettiği bu başarı, onu hayatını değiştirecek bir maceranın içine sürükler.

Bitirmeden bırakamadığım, resimlendirmelerini çok beğendiğim, merak unsurunu son satırlarına kadar koruyan, önerilerim arasına yerleşen çok sevdiğim bir kitap oldu

4.sınıftan itibaren okunabilir.
17.01.2026

Tam bir Mustafa Kutlu klasiği…
Olaydan ve karakterlerden ziyade özümüze dair hasret kaldığımız, unutulmaya yüz tutmuş maddi ve manevi değerlerimizin yeniden hayat bulduğu sıcak, sohbet havasında yazılmış sade ve samimi bir hikâye...
Okurken insanın içini ısıtan, tanıdık duyguları uyandıran bir dünyası var.

“Bir şey yap güzel olsun...
Huzura vesile olsun, dikkate yol açsın, şevk versin, hakikati işaret etsin…
Bir şey yap doğru olsun…”

Çocuk kitabı olmamakla birlikte 8.sınıftan itibaren okunmaya uygundur.