Toplam yorum: 3.284.860
Bu ayki yorum: 6.366

E-Dergi

7.oda Tarafından Yapılan Yorumlar

22.09.2003

Aslında arka kapağını okuduğum zaman hiç düşünmeden almıştım kitabı. Ama umduğumu bulamadım. O kadar kopuk ve yavan bir anlatımı varki. kesinlikle derinliğini yakalamayacağınız bir anlatı. Kadının neden yalnız kalmak istediğini vurgulamıyor. kocasına bu isteğini söyleme anları insanı hatrete düşürüyor. Bir oyun gibi söylüyor ve adam gidiyor. İçinizden diyorsunuz ki: "bir dakika ben sanırım birşeyler kaçırdım." tekrar okuyorsunuz ama aynı. Bu kadar basit midir gerçek hayattaki gidişler???
Olağanlığı ve herkesçe yaşanabilirliği vurgulıyor deniyor kitap için. Oysa ben bunu hiç hissedemedim kitapta. Aksine gerçek hayata çok uzaktı bence. Birbirinden kopuk rüyalar dizisi gibi birşey. İnsanlar arası ilişkiler (karı-koca, anne-çocuk, baba-kız, arkadaşlıklar, işveren-işçi...) yüzeysel ve gerçekten uzak. özelliklede kadının oğluyla arasındaki ilişki insanın canını acıtıyor ve çocuğa acımaya başlıyorsunuz. Böyle büyük bir adım atarak tüm yaşamını değiştiren bir kadının hayatının bu kadar basit anlatılması ve yaşananların yüzeyselliği derinliğini kaybetmesine yol açmış anlatılmak istenenlerin.
Bir nokta var güzel olan... O da kitabın içindeki "solak kadın" şarkısının sözleri...
15.09.2003

Hani bazı kitaplar vardır; okurken elinizden kağıt kalemi bırakamazsınız, o kadar çok üzerinde düşünülmesi gereken cümleler vardır ki. Bir sayfa okur ve ardından bir saat düşünürsünüz anlamların derinliğini.
Bu öyle bir kitap değil. Sanki insana hiçbirşey kazandırmayacak bir roman gibi geliyor. Ama inanılmaz derecede etkileyici ve insanı içine çeken bir roman. Çok uykunuz olduğu halde uykusuzluğa direnip elinizden bir türlü bırakamadığınız, bıraktığınız zaman da ne yapıyor olursanız olun, romandaki tüm kahramanları da yaptığınız işe ortak ederek yaşıyorsunuz. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve çevirideki eksiklikler bile sürükleyici anlatımını bozamamış. Kitabı bitirdiğinizde bile uzun bir süre romanın kahramanları sizinle yaşıyor.
Ve aslında sonradan anlıyorsunuz ki aslında çok şey kazandırıyor insana.
Örneğin ben hayatım boyunca unutmayacağım: kabul etmek istemediğimiz, sanki yokmuş gibi varsaydığımız, herşeyin yine eskisi gibi olduğunu düşünmeye çalıştığımız, benim -YAŞAMIMIZIN REDDETME DÖNEMİ- diye adlandırdığım zamanları betimlediği örneği: TAVUKLARIN BAŞININ KESİLDİKTEN SONRA KISA BİR SÜRE SANKİ HALA BAŞLARI VARMIŞ GİBİ BAŞSIZ BEDENLERİYLE KOŞUŞTURMALARI...
01.09.2003

okuduğum en etkileyici kitap desem yalan olmaz. benim için bir başucu kitabı halien geldi. kadının "erdemli olmak" ve "kendisi olmak" arasına sıkışmışlığını o kadar açık, o kadar net anlatıyorki... çoğu zaman kendimize bile itiraf edemediğimiz, bizde yokmuş gibi varsaydığımız tüm karanlık yönlerimizi bir anda ortaya çıkarıyor ve öylece basit bir şekilde. bu kitabı her okuduğumda aslında normal bir kadın olduğumu anlıyorum. okunmaması büyük bir kayıp...