Toplam yorum: 3.284.947
Bu ayki yorum: 6.453

E-Dergi

josefk Tarafından Yapılan Yorumlar

01.12.2011

Okurken, öncelikler size kendinizi, tükettiğiniz yaşamınızı hatırlatan, ardından, aynı ruh ikliminde soluklanan Godot'yu Beklerken'i, Çador'u, Oblomov'u, bir tekrarlar dizgesi olmasıyla Yüzyıllık Yalnızlık'ı anımsatan güzel kitap. İnsanın kendi hayatında, bir "nirengi" noktası belirlemesinin önemini vurgular kanımca. Böylesi güzel bir romanın daha dikkatli ve iyi bir çevirmence dilimize kazandırılmış olması gerekirdi, diye de düşünmeden edemiyor insan romanı okurken.
11.03.2011

Bu kitabın bu fiyatı satışa sunulması büyük şans, kaçırmayın derim.
11.02.2011

Mann'ın diğer bir kaç romanında(Buddenbrooklar özl.) olduğu gibi Büyülü Dağ da otobiyografik izler taşıyan bir roman. Ancak bu otobiyografik malzeme romandaki genel çerçeveyi oluşturma amacıyla kullanılmıştır. Romanı önemli kılan husus tam da bu otobiyografik malzemeyle oluşturulan çeçeve içine yerleştirilen ve roman başkişisi Hans Castorp'un düşünsel ve ruhsal bakımdan aydınlanmasını sağlayan ve dualistik diyebileceğimiz fikir, kavram ve kişilerin çarpıştırılmasıdır. Yazar böylesi farklı kişi,fikir ve dünya görüşleri yoluyla kahramanının ruhsal ve düşünsel açıdan gelişimine uygun zemin hazırlamaya çalışır.Roman Alman edebiyatı menşeyli Buildingsroman türünün tipik bir örneği, ama aynı zamanda bir zeitroman Büyülü Dağ ve romandaki en temel sorunsallardan biri olan zaman kavramının felsefi boyutta ele alındığı sorunsallaştırıldığı bir roman. Yer yer makale tarzı bölümlerinden dolayı okuru zorlaya ve sıkabilecek bir roman olsa da temel sorunsallarını kavrayabilmek açısından özellikle yazar tarafından bilinçli bir biçimde romana dahil edilen ayrıntılara dikkat ederek okunması gerekli ve bunalım ve karamsarlığa gebe bir yüzyılın hemen başında yazılan, çağın değer yargılarının çöken ahlakının ironik bir üslupla eleştirildiği, çağdaşı bir çok romanlardan farklı olarak yeni teknik dolayımların(gramafon, film, röntgen,fotoğraf) insanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığının çok etkileyici bir şekilde anlatıldığı bir romandır.
10.11.2010

Tutunamayanlar, roman meyanında Modern Türk Edebiyatının miladı olarak kabul edilmesi gereken bir kült yapıt. Romanı anlamak için her şeyden önce 20. yüzyıl dünya roman sanatını ve bunun icracılarını (Joyce, kafka, Woolf, Musil) ve bunların mülhem kaynakları olan Shakespeare, dante, Sterne, Dostoyevski gibi isimleri okumuş, alımlamış olmak gerekiyor. Yoksa, çevresindeki şuursuz heyecandan etkilenerek kitabı okumaya heveslenen bir yığın okur gibi "başları çok sıkıcıydı. inat ettim, elimden düşürmedim okudum. ya da müthiş bir kitap..." vs türünden harcıalem yorumlara mahkum olmamak işten bile değil. Romanın bir diğer ayağını da evet içeriği oluşturmakta: Türk toplumunu ve bu toplum içinde anlaşılmak için çırpınan aydının trajedisini, çelişkilerini, çıkmazlarını müthiş ironik bir dille, Tanpınar'dan ödünçleyerek söylersek "militan mizahı" fevkinde kullanarak dile getirmiş Atay. Romanın Oğuz Atay'ın yaşamından büyük ölçüde kesitler içerdiğini, bu sebepten, romanı alabildiğine derinlikli ve anlamlı okuyabilmek için Yıldız Ecevit hoca tarafından yazılmış biyografisinin okunmasının da elzem olduğunu belirtmeli.
31.08.2010

Büyülü gerçekçilik kavramının en önemli örneği olarak gösterilen roman, aynı zamanda çok sıkı bir kurgusal dokuya sahip olması ve yazarına özgü diliyle okuruna yazınsal tat verir. Çevirmenin de hakkını teslim etmek gerek. romanın bu denli akıcı olmasında seçkin selvi hanımın güzel ve yetkin çevirisinin de payı olduğunu düşünüyorum