Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Muhammet bülbül Tarafından Yapılan Yorumlar
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Türk Edebiyatının en önemli klasikleri arasında yer alıyor. Kitabı bu kadar önemli yapansa Türk modernleşme çabasını ve toplumda ki değişimleri, toplumun alt tabakasından birinin gözünden anlatmış olmasıdır. Hayri İrdal tam bir ayakların baş olması meseline örnektir. Hiç bir eğitimi olmadan, toplumun önüne kanaat önderi gibi sunulmuş olması ülkemizin acı gerçeklerinden birine yapılan acı bir atıf maalesef.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın psikanalize ilgi duyduğunu biliyoruz. Kitapta da psikanalize yer yer vurgu yapılıyor. Ayrıca kitap da bahsedilen kahvehane dönemin münevverlerinin uğrak yeri olan ''Marmara veya Küllük '' olarak bilinen kahvehanelerden birisi olduğunu düşünüyorum.
Ahmet Hamdi Tanpınar'ı toplumumuz içinden çıkmış ve değeri pek anlaşılamamış bir münevver olarak düşünüyorum.
John Steinbeck kısacık bir romanla yine bir sürü can alıcı noktaya ve acıya parmak basmış. İnsanlar arasında yapılan ayrım, kendinden olmadığını düşündüğüne karşı aşağılayıcı tavırlar. Dini kendi çıkarı için kullanan din adamları, tekelleşen ve piyasayı istediği gibi belirleyen vahşi kapitalist ekonomik kurumlar. Yazarımız küçücük bir kasabadan dünyanın resmini çekmiş.
Emine Işınsu abla, yazar Halide Nusret Zorlutuna'nın kızı aynı zamanda yazar İsmet Kür'ün yeğeni. Lakin Emine Işınsu'yu Emine Işınsu yapan ne annesi ne de teyzesi. O kendine has yazma tekniği ve üslubu olan özgün bir yazar. Her ne kadar edebiyata şiirle başlamış olsa da romanla kendini bulmuş bir isimdir.
Bu kitapta kendi biyografisini yazmış ve çok iyi yapmış. Görünüşe göre orta halli bir ailede büyümüş ve pek sıkıntı çekmeden bir hayat yaşamış gibi görünse de bu kitapla anlıyoruz ki hayatı boyunca kimseye hissettirmeden çok büyük sıkıntılarla boğuşmak zorunda kalmış, tıpkı şimdi pençesinde bulunduğu ağır bir hastalıkla boğuştuğu gibi. O güzel ve naif üslubuyla keşke daha çok romanlar yazsaydı ama yine de on beş civarı kadar romanla Türk Edebiyatına iyi bir katkı verdiğini söyleyebiliriz. Bu kitap Emine Işınsu'nun son kitabı olmaz inşallah.
Kitabın elime ulaşmasını sağlayan ve okumama vesile olan #kitapsuuru ailesine teşekkür ederim.
Kitap için Büyük Selçuklu Devleti'nin kısa tarihi diyebiliriz. Devletin kuruluşundan yıkılışına kadar geçen yüz küsur yıllık tarih kısaca anlatılmış. Bu anlatımda daha çok hanedan içi mücadeleler ön plana çıkmış. Hassaten Büyük Selçuklu tarihi birazda iç savaşlar tarihi gibi. Pasinler ve Malazgirt harici savaşların tamamına yakını Müslümanlar arasında olmuştur. O zaman Müslüman olmayan Moğollarla yapılan Tatvan Savaşı'nı da iç savaş kategorisinden çıkarabiliriz.
Kitapta çok fazla Melik ve komutan ismi geçtiği için Selçuklu tarihine aşina olmayanlar için okuma hızının düşmesinden şikayet edenler olabilir. Nihayetinde eserin bir roman değil, bir dönemi anlatan tarih kitabı olduğunu göz önüne alırsak yine de kolay bir okuma olduğunu söyleyebilirim.
Afet Ilgaz'ı Yeniçağ Gazetesindeki köşe yazılarından tanımıştım. Gazetede kullandığı arı duru Türkçe'yle dikkatimi çekmişti. Bu sayede kitaplarıyla tanışmış oldum.
Kitap on öyküden oluşuyor. Kitabın ismi Çeribaşı Abdullah olsa da Çeribaşı Abdullah'tan sadece iki öyküde bahsediliyor. Oysa ismi verilmeyen öğretmen hemen hemen her öyküde geçiyor. Bu öğretmenin Afet Ilgaz'ın eşi Rıfat Ilgaz olduğunu anlıyoruz. Kitap her ne kadar öykülerden oluşsa da öyküler arasında ki bağlantıdan dolayı bir roman havası oluşuyor.
Yazarın sade dilinden dolayı kitap akıcı şekilde okunacakken yazım yanlışları araya giriyor ve okuma hızını ve şevkini kırıyor. Keşke daha iyi bir editoryal çalışma yapılmış olsaydı. Yine de bir solukta okunacak güzel bir kitap.