Toplam yorum: 3.285.254
Bu ayki yorum: 6.780
E-Dergi
Muzosist Tarafından Yapılan Yorumlar
Raimondo Luraghi’nin Sömürgecilik Tarihi adlı eseri, sömürgeciliğin dünya tarihindeki gelişimini kapsamlı ve eleştirel bir bakış açısıyla inceleyen bir eser. Kitap, hem sömüren devletlerin hem de sömürgeleştirilen toplumların tarihlerini ele alarak, klasik Batı merkezli anlatıların ötesine geçmeyi fazlasıyla başarmış.
Batı'nın günümüzde refah düzeyinin çok yüksek olmasının sebebi de kitabı okuyup bitirdiğinizde daha iyi anlaşılıyor. Akademik ve ayrıntılı bir anlatımı olsa da konuya ilgi duyanlara kesinlikle tavsiye ediyorum. Okuyunuz efendim...
Sevip sevmemek arasında kaldığım bir kitap. Konu ilgi çekici, psikolojik tahliller yeterince doyurucu olmasına rağmen edebî bir lezzet yok açıkcası kitapta. Şizofreni deneyimine dair bir empati ister istemez oluşuyor okuyucu da. Farklı türde kitap okumak isteyenlere önerilir. Okuyunuz efendim....
Gazzâlî’nin insanın yaratılışı, doğası, ruh-beden ilişkisi ve varoluşunun anlamı üzerine İslâmî, felsefî ve tasavvufî yorumlarını kısa ama derinlemesine bir biçimde sunduğu bir risale bu eser.
Temel soru ise şudur:
“Ben kimim ve nasıl insan oldum?”
Bu soruya sadece biyolojik bir cevap değil, insanın ruhî ve metafiziksel kökenine yönelen bir cevap verilir. Kitap, insanın varoluşunun nasıl anlaşılması gerektiğini sorgular ve insanı hem madde-ruh birlikteliği hem de manevî sorumluluk taşıyan bir varlık olarak ele alıyor.
Kısa ama oldukça yoğun bir anlam ihtivası var eserin. Okuduğum ilk Gazzâlî eseriydi. Ketebe'den çıkan diğer Gazzâlî eserlerini de okumak istiyorum.
Mustafa Kutlu, Başkanın Adamları kitabında da sıkça işlediği taşra hayatı, halkın içinden karakterler ve toplumsal değişimin insan üzerindeki etkisi gibi temaları yine ustalıkla harmanlıyor. Başkanın Adamları, ilk bakışta siyasetle ilgili gibi görünse de, aslında insan ilişkileri, sadakat, güç, çevre baskısı ve ahlaki duruş üzerine kurulmuş bir hikâye.
Kitap, bir kasabada “başkan”ın çevresinde kümelenen insanların hikâyesini anlatır. Burada “adamlar”, sadece siyasal figürler değil; iktidarın gölgesinde kendi çıkarlarını oluşturmaya çalışan, bazen iyi niyetli, bazen fırsatçı, ama her biri çok tanıdık karakterlerdir.
Tufandan Önce kitabı ile aynı karakterleri bu kitabında da görüyoruz. Türk toplum yapısını çok iyi çözümleyen bu hikaye tavsiyemdir. Okuyunuz efendim...
Tufandan Önce yine özgün bir Kutlu kitabı. Dili yine sade, akıcı gerektiğinde sohbet eder üsluba sahip. Kutlu, Tufandan Önce kitabında gelenek-modernlik, şehir-kasaba, insanın kendisiyle hesaplaşması ve dünyaya karşı konumu gibi konuları işliyor.
Kitap, metaforik bir “tufan” hissiyle başlar:
Bu tufan bazen gerçekten bir felaket, bazen de insanın iç dünyasındaki yozlaşma, sıkışmışlık ve anlam arayışıdır. Kutlu, okuru modern dünyanın hızına, insana yabancılaşmasına ve kültürel köksüzlüğe karşı düşündürür.
Hikâye tadında ama düşünce yönü güçlü metinleri seviyorsanız tüm Kutlu kitapları tavsiyemdir. Okuyunuz efendim...