Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
ismail hakkı eröz
Her türden kitap okumaya çalışırım. Daha çok sosyal içerikli,eğitim,psikoloji ve yönetim ile ilgili okumalar yapıyorum.Okuduklarımı 1000Kitap uygulamasında ve instagramda paylaşıyorum.Uzun süredir kitapyurdu dan hem kitap alıyorum hem yorum yapmaya çalışıyorum. Amacım okuyuculara yararı olacak ve yol gösterecek yorumlar yapmak. (Hukukçuyum)
ismail hakkı eröz Tarafından Yapılan Yorumlar
Hayata ve kendinize olan bakışınızı değiştirecek, kaçırılmaması gereken bir eser. (Yeni aldım.Bitirmek üzereyim. Bitirince de incelememi paylaşacağım.)
Körlük salgınının yaşandığı şehirde geçiyor olaylar. Salgının üzerinden 4 yıl geçmiştir ve şehirde seçim yapılacaktır. Seçime katılan partiler ; SOP(sol parti),SAP(sağ parti) ve MEP(merkez parti). Ancak beklenmedik bir şey olur ve nerdeyse oyların yüzde 70’i boş kullanılmıştır. Boş oy kullanan kişilerin niyetinin sistemi devirip iktidarı ele geçirmek şeklinde anlaşılınca yönetimde kaos olur. Bu durum organize bir suçtur. Bunun üzerine yeni bir seçim günü ve kararı alınır. Kullanılan boş oyların sayısı yüzde 80’dir. Acımasız planlar devreye girer. Ama iktidarı elde tutmak ve devletin gücünü büyük göstermek için birilerinin kurban olması gerekir her zaman olduğu gibi.Körlük kadar çarpıcı ve sürükleyici olmasa da fena bir kitap değil. Devrik ve kesik cümleler, nerde kullanıldığı anlaşılmayan noktalama işaretleri, nedeniyle okurken sıkılabilirsiniz. Biraz sabırla okumak gerekiyor.
Yazarı diğer kişisel gelişim yazarlarından ve psikologlardan ayıran en önemli husus GERÇEKÇİ olması. Dediği gibi “Hayat gerçek, acılar gerçek ve bazı acıların çözümü yoktur.” Yazar her şeyi tozpembe göstermeden acıları, dramları ve sıkıntıların varlığını net olarak ifade ediyor. Zaten asıl meselede karşılaştığımız sorunlara karşı nasıl davranacağımız değil mi? Bazı şeyleri hiçbir şekilde değiştiremeyeceğiz belki. Ancak onunla nasıl hayata devam edeceğiz. “…büyük acıların arkasından insanın iyileşmesi aslında uyum sağlaması demek, acıları hiç yaşamamış gibi olması demek değil”
“Sevildiğimizi bilmek ve hissettiklerimizi paylaşmak çok değerli. Hepimiz yaralı kuşlarız. Yaralara rağmen uçmaya çalışmaktan vazgeçmemeliyiz.”
Akıcı anlaşılır ve gerçekçi bir eser. Üzerinde durup düşünerek okumak daha faydalı olur. Herkese tavsiye ederim.
Bir Ada da yaşayan ve batı medeniyetinin etkisinde kalmamış Tuvaluların gözünden dünyaya farklı bir bakış açısı. Bir yerli gözüyle tabiat, toplum ve modernleşme anlatılıyor. Ona göre gelişmişlik sadece teknoloji ve bilim değildir. İnsani değerler de unutulmamalıdır.
Beyaz adamın gerçek tanrısı, kendisini ‘para’ adını taktığı yuvarlak metal ve ağır kâğıttan başka bir şey değildir. Onun sevgisi paradır, tanrısı paradır. Beyazların tümü uykularında bile bunu düşünürler. Para uğruna mutluluklarını, vicdanlarını yitirenler; gülmekten, onurundan, sevincinden hatta karısından, çocuğundan olanlar vardır. Yuvarlak metal ve ağır kâğıt uğruna.
Menfaat ve maddiyatçılık bu çağın en önemli hastalıklarından birisi. Erdemlerin ve değerlerin alt üst olduğu dünyada, para ön planda maalesef.
Kısa bir kitap. Bir oturuşta da okunabilir. Modernizme dışardan özgün bir bakış. Tavsiye ederim.
Yazar ;vaatleri, bedelleri ve fırsatları ile sosyal medya, yazı ve dikkat dağınıklığı, algoritma, sosyal medyanın etkileri, toplumsal tipler (trol, küratör, oyunbaz, influencer) gibi konuları ele alıyor.
Bu eser yazarın doktora tezinin geliştirilmiş versiyonu. Akademik bir dille yazılmış. Elbette ki herkes okuyabilir. Ancak bazı yerlerin anlaşılması biraz zor. Özellikle konuya ilgi duyanların ve uzmanların okumasında fayda var. Sosyal medya konusunu yabancı kaynaklardan da yararlanarak ayrıntı bir şekilde analiz ediyor. Çağı yakalamak ve sosyal medyayı anlamaya çalışmak için bir başvuru kaynağı denebilir.