Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

ismail hakkı eröz

Her türden kitap okumaya çalışırım. Daha çok sosyal içerikli,eğitim,psikoloji ve yönetim ile ilgili okumalar yapıyorum.Okuduklarımı 1000Kitap uygulamasında ve instagramda paylaşıyorum.Uzun süredir kitapyurdu dan hem kitap alıyorum hem yorum yapmaya çalışıyorum. Amacım okuyuculara yararı olacak ve yol gösterecek yorumlar yapmak. (Hukukçuyum)

ismail hakkı eröz Tarafından Yapılan Yorumlar

08.01.2026

Yazar her türlü körlük ve önyargıdan uzak, kimseyi ötekileştirmeden, güncel ve güncelliğini yitirmeyen sorunları etraflıca tespit edip bunlara ilişkin somut ve uygulanabilir çözüm önerilerinde bulunuyor. Kitap; Tarım, Umre, Liyakat-ehliyet, Eğitim, Kpss, İsraf, Su, Şehirleşme, Ekonomi, Deprem, Zamlar/Enflasyon, Riba – Haksız kazanç…gibi bir çok konuda yayınlanmış makalelerden oluşuyor. Herkese tavisyemdir. Güncel konulara farklı açıdan bakmak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.
ALINTILAR:
"Her toplumda eleştirenler bunun bedelini itibarsızlıştırılarak, zindanlara atılarak, işkence görerek hatta canıyla ödemiştir."
"İnsan, tarihi süreçte özellikle mal ve iktidar gücü elde ederken ve kullanırken daha yıkıcı oldu, haksız şekilde hem cinsinin malına kıydı, zihnen bedenen esir etti, yüz binlerce yıl önceki ataları gibi davranarak uyarıcıya/uyarana(mimara, düzeltmek isteyene) ve eleştiren akla olumsuz davrandı, insanları ötekileştirdi, küçümsedi, gruplara ayırdı ve zayıf düşürdü."
05.01.2026

Kitabın ana konusu 1915 te yaşanan Ermeni Tehciri. (ve göç sırasında Ragıp beyle Efronya'nın yaşadığı aşk) Bu zorunlu göç kimilerine göre zulüm kimilerine göre ise Doğu Anadolu da bazı ermeni silahlı gruplarının Ruslarla işbirliği yaparak isyan çıkartıp halka zulüm yaptığı gerekçesiyle alınan bir güvenlik tedbiri. Ancak bir gerçek var ki oda bu zorunlu göç sırasında masum Ermenilerin büyük acılar çektiği ve binlercesinin de öldüğüdür. Keşke Ahmet Altan Doğu'da Ermenilerin Türklere yaptığı zulümleri anlatmış olsa idi.

Talat ve Enver Paşanın ölmekte olan Osmanlı İmparatorluğu'nda giriştikleri siyasi/askeri dizayn hamleleri ve sonuçlarının toplum üzerindeki etkisi de anlatılmış.

Sürükleyici bir roman. Herkese tavsiyemdir.

"Bu iktidar ne zehirli bir bitki, Allah'ım... Yiyen iflah olmuyor, canavara dönüyor..."
"Haksızlık başkasına yapıldığında sineye çekmek kolay."
08.12.2025

Bu eserde Fatıma kehanetleri, Papa suikastı, M. Ali Ağca’nın Yargılamaları, Suikastın uluslararası alanda etkileri, Soğuk savaş entrikaları, dini mistisizm, CIA ve KGB arasındaki güç mücadelesi ve gizli oyunları, Sovyetler Birliğinin Çöküşü gibi konular ele alınmaktadır. Kitabın ana teması Hıristiyanları yakından ilgilendirmektedir. Ancak bu eser farklı inanç ve kültürlere sahip olanlarında rahatlıkla okuyabilecekleri evrensel konular ve mesajlar içermektedir. Papa suikastı sıradan bir suikast olmayıp sonuçları itibariyle, Vatikan’ı, uluslararası siyaseti ve dengeleri önemli ölçüde etkilemiş ve bir kısım değişimlerin başlangıç noktası olmuştur. Yazar okuyucuya hukukçu kimliğinin bir yansıması olarak tarafsız bir bakış açısı sunmaya çalışmıştır. Olayları belgeleri ve arka planı ile anlattıktan sonra karar verme tercihini okuyucunun anlayışına bırakıyor. Bu kitap ciddi bir emek ve araştırma ürünü. Sürükleyici ve anlaşılır. Herkese tavsiyemdir. Orijinali İngilizce olarak yayınlandı.
29.11.2025

Bu kitapta yazarın Silivri’de geçirdiği (yirmi ay) hapis hayatında; yaşadıkları, günlükleri, mahkeme savunmaları, cezaevi şartları, beklentileri, hayal kırıklıkları, pişmanlıkları, tutukluluğun zorlukları, koğuş yaşantısı (arkadaşları ve değişiklikleri), tahliyesi, hasret ve özlem, mektupları, hayatın sorgulanması, siyasi konular, yaşlılık ve hastalık, hak mücadelesi gibi çeşitli konular anlatılıyor.
Yazar kendi yaşadıkları üzerinden o dönemki Türkiye’nin siyasi tarihini de yansıtıyor. Bir dönemin hem tanığı hem sanığı. Biraz uzun olsa da okumaya değer bir eser.
17.11.2025

Kitap bittiğinde ilk bakışta size çok aykırı gelen isyan, direniş, devrim, ayaklanma ve çatışma gibi kavramların yapıcı ve işlevsel yönlerinin olduğu görüyorsunuz. Ölenlerin “bir hiç uğruna” ölmediklerini ve bu direnişler bir kısım değişimler içinde önayak ve esin kaynağı olduğunu fark ediyorsunuz. Yazar, aktarılan hikâyelerden çok az etkilenen bir okuyucuyu bile şu soruyla baş başa bırakıyor: Şiddetin her türlüsüne karşı olalım derken acaba tarihin temel dinamiklerinden birini ıskalıyor olabilir miyiz? Hepsinden daha önemlisi bu direnişlerin sömürgenlere karşı girişilen meşru ve haklı bir savunma olduğudur. Sömürgenlere teslimiyet ve mutlak itaat yerine toprağını, varlığını ve kültürünü savunma… Yazar bu haklı ve meşru savunmayı, sömürgeciliğin maliyet ve etkilerini başarılı bir şekilde tarihsel, sosyolojik ve antropolojik bir bakış açısıyla ve anlaşılır bir tarzda okuyucuya sunuyor. Yaklaşık 164 yabancı kaynaktan yararlanılmış. Okumaya değer bir eser. Herkese tavsiye ederim