Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

hsabah Tarafından Yapılan Yorumlar

22.09.2025

Modern toplumda “akıl”

İki tür akıl :Nesnel ve Öznel akıl

Öznel akıl derken , araçsal aklı kastederek artık insanların , neye nasıl ulaşırım diyerek öznel aklı daha fazla kullandıklarına çarpıcı olarak yer veriyor .

İnsan özgürleşiyor mu yoksa öyle zannederken aslında daha çok köleleşiyor mu?

Kapitalist düzenin baskıcı hali ve hakimiyeti teknolojinin insanın kendine bağlayan hali “aklın tutulması” insanın “daralan(!) dünyasında kendisini özgür hissetmesi …

Tüketim kültürü , sosyal medya düşkünlüğü/bağımlılığı insanın yükselirken düşmesi … Siyasal düzende artık daha çok duygusal fazla aklın ve taktiklerin ön plana çıkması…

Aklının yutulurken/tutulurken yüreğimizin körleşmesi…

Zor bir metin, elli beş sayfa Orhan Koçak ön sözü ile daha bir anlaşılır.

Okunmalı.
20.09.2025

Robert Longdon efsanesi devam ediyor:)

Beklediğime değdi mi :Evet

Alışılagelmiş Longdon maceraları , bilmece bulmaca çözümleri , simgelerin manalarında ulaşma, merak ve bir sürü zihin dolduran daha çok akademisyenleri ilgilendiren mevzular

Bazen şey düşünüyorum Dan Brown okurken, Amerika bize mesaj veriyor :) daha bilmediğiniz çok şey var , biz nelerle uğraşıyoruz siz nerelerde çırpınıyorsunuz

Açıkçası çok çok iyi bir kitap bekliyorsanız biraz hayal kırıklığı olabilir .Zaman zaman düşüşler ve inanılmaz durağanlaşmalar oluyor ki,/bu kadar uzun bir kitapta normal diyenleriniz de olabilir, saygı duyarım/ ama ama diye kalıyorsunuz .

Bence Langdon efsanesi bitmeli. Diğer karakterler öyle yüzeysel kalıyor ki keşke bunlar biraz daha ön plana çıksaydı diyorsunuz :) Bir de nasılsa Longdon her şeyi çözer mantığı ile kitabı okumak heyecanı azaltıyor . Başka yollar bulunmalı
10.09.2025

Bazı kitapları bir ucundan başlayıp anlatamazsınız. Öyle yoğun duygularla okursunuz ki , şaşkınlıktan kalakaldığınız Allah Allah diye tekrar edip bir türlü elinizden bırakamadığınız kitaplardır onlar.

Yazarlığın sadece yetenek değil, bilgi , kültür, derinlemesine araştırma, uzun çalışma ( eh 6 yıl bekledik ) ince eleyip sık dokuma olduğunu gösterdi Arif Ergin

Maraton koşmak gibi bir şeydi Gizlenen okumak ama hep soluk soluğa belki de ilk iki yüz elli -üç yüz sayfada … Sonrası gene maraton ama nefes nefese depar üstüne depar :) Arif Ergin ben yazarken yoruldum ey okur azıcık da sen çaba göster der gibi … Orantısız güç kullanılmış resmen.

Kitap hakkında içeriği hakkında bir şey yazsam direkt ipucu vermiş olurum ki :) vermeyeceğim. Bu hazzı siz de yaşamalısınız.

Velhasıl kitap hakkında bir şey yazmadan kitapla ilgili yorumumu da yazmış oldum.

Umarım bir sonraki kitap için altı yıl beklemeyiz
29.08.2025

Bunca karanlığa bir okur nasıl katlanır; kokuşmuşluğa, çaresizliğe, hayatın kötücüllüğüne? Okurken dayanılmaz olan yaşanırken nasıldır acaba?

Öyle titizlenilmiş bir anlatıyı böyle güzel çevirmek için her iki dilin de kurallarını çok iyi bilmek gerekir ki Elif Kaya bu işi çok iyi yapmış. Teşekkürler.

Baladro kardeşlerin küçüğü Serafino’nun intikam hikayesi gibi başlayan anlatı öyle dallanıp budaklanıyor ve öyle merak ettirerek kendini okutuyor ki inanılmaz.

Anlatı genelev-tefecilik-işletmecilik hikayesi olamayacak kadar geniş ve zamanının toplum düzenini(düzensizliğini) göz önüne sererken paranın açamadığı kapıların kaba kuvvet ile açıldığı gerçeğini yüzümüze çarpa çarpa gösteriyor.

Eleştiri olarak kabul edilir mi bilmem ama bazı noktalarda (Blanca hastane anlatıları hariç) o duygusal yoğunluk yakalanamamış gibi geldi.

Bu arada “Kadın” acımasızlığı ayrı bir konu. Kesinlikle ! Erkek fikri girmiş olsa bile öyle uygulamalar var ki !

Okunmalı…
25.08.2025

Hem bir anda okumak istedim, hem hiç bitmesin istedim. Mektupların hali tavrı , Rulfo’nun tutkusu ve hitapları, ancak bir edebiyatçının kullanabileceği incelikte cümleleri ile inanılmaz mektuplar.

Bazen ben bunları neden okuyorum diye düşünmeniz normal, ya da Rulfo’nun özeli bu mektuplar ne yapıyorum ben hissi sizi sarabilir ama öyle düşüyorsunuz ki içine çırpınıp çırpınıp ancak nefes almak için bırakıyorsunuz okumayı…

Ah Clara ah Juan !

Çığlık çığlığa sessiz bir aşk :)