Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

ilkay coşkun Tarafından Yapılan Yorumlar

07.04.2023

Kitaptaki okuduğum şiirlerin tamamı ses, anlam ve söyleyiş bütünlüğüne sahip olduğunu söyleyebilirim. Gizil ve muğlâk bir durum sezinlemedim. Şiirler, gayet sarihtir, tevil içermez. Özgün'lük ve öznel'lik taşımaktadırlar. Şiirlerde yer alan imgeler kıvamındadır. Bütün şiirler okuma ritmi taşımaktadır. Buna mukabil, şairin şiirlerinin biçemi, tınısı, rengi ve tavrı oturmuştur. Tavsiye ederim. İyi okumalar. İlkay Coşkun
24.03.2023

“Ağrının Ulağı” yani, ağrıyı haber veren, kitap isminden de anlaşılacağı üzere, başta bizim kadim inanç kültürümüzden, ayrıca tabiatın sembollerinden ve -zamanın tanıklığından-; acı, elem zorluk gibi birçok olgu ele alınıp işlenmektedir. Yaşamın zorlukları kadar acı da yaşanıyor sonuçta. Bu anlatım, karamsar bir bakış açısıyla değil elbette. Mavi renkli bir at tasviri ve içerikte, okurun zihnini olumlayan farklı çağrışımlarla nakışlanıyor satırlar. “Her gölge yine de ışığın çocuğudur” diyen Stefan Zweig bakış açısındaki gibi olsa gerek… Tabiattan süzülmüş, geniş bir tecrübe ve tanıklığın izleri şiirlerde temayüz etmiş gözüküyor. Yol, yöntem ve sistem nail olmuş böylelikle. Bu bağlamda şiirlerin, gelenekten beslenmesinin yanında fütüristlik yönlerinin de olduğunu söylesek yeridir. İlkay Coşkun
17.03.2023

Bir okur olarak öykülerin samimi, içten olduğunu söyleyebilirim. Öykülerde, yazarın sesi sadece anlatıcı olarak duyulur. Yaşanan kimi olumsuzluklara rağmen, karakterler üzerinden kelebek dokunuşlarda bulunur yazar. Öykülerin temel malzemesi, karakterler üzerinden şekillenmektedir. Sahici hayat hikâyelerinden alıntılandığını ya da kurgusal gerçekliğin yüksek olduğunu söylemek daha doğru olacaktır. İlkay Coşkun
14.03.2023

Öykülerin genelinde yaşananlar hitama ulaşmaz. Öyküler, bir yerlerde bırakılır veya yaşanılan hayatlardan bir kesit alıntılanır. Öyküler de hayatın içerisindeki kimi ayrıntılardan yararlanıldığını da görmekteyiz. Bizden, Anadolu'dan ve daha çok da taşradan öyküler diyebiliriz. Öykülerdeki tiplemeler gündelik hayatta devamlı karşımıza çıkabilecek karakterlerden seçilmiştir. İlkay Coşkun
08.03.2023

Şiirin estetik değerlerinin olmasının yanında şairinin vicdan ve tavır sahibi olması da arzulanır. Şairin attığı taş hedefi on ikiden vurabilmeli veya en azından hedefi sarsabilmelidir. Hiç değilse bir dalya yapabilmelidir. Şiiri kasmadan yazmak; hayatın, yaşamın diyalektiğini şiirle buluşturmak gerekiyor. Şair; cezbeli, mecnun bir kişilik midir bilemiyoruz. İlle de bohem hayatına maruz kalması mı gerekir bunu da bilemiyoruz ama bizim için önemli olan sonuç ve yazılmasını arzuladığımız kalıcı şiirlerdir. Ama her şeye rağmen kusurlu bir güzellik olarak şiir, hiçbir zaman mükemmel olmayacaktır. Çünkü insan mükemmel değildir. İnsanı insan kılan temel özellik kusurlu olmasıdır. Kusurları belki de nazarlığı olmaktadır. Nasıl ki her insan, her canlı kusurlu olmaktadır şiir de mükemmel olmayacaktır. Son olarak yazarın değişiyle, “şiir, şuurdan/bilinçten bağımsız düşünülemez” (sayfa 78) İyi okumalar.