Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

ilkay coşkun Tarafından Yapılan Yorumlar

06.10.2021

Dinler, inanışlar, söylenceler, gelenekler, tılsımlar, semboller, gizemler, resimler, minyatürler, arkaik unsurlar, ezoterik bakış, panteist hayat, okuru farklı dünyalara götürmektedir. Bu anlatılarda okur, hülyalara dalıp hayalin kanatlarına biniyor adeta. Yazarın, arka kapak yazısı ve önsöz yazısında mitolojinin ne olduğu sorusunu hem cevaplandırıyor hemde bu soruları okura sorarak bir fikir jimnastiği yapıyor adeta. Bu yazısının bir bölümü şu şekilde; "Mitoloji, tanrı anlatıları veya eski dönemlerin kutsal metinleri midir? Mitoloji, bazılarının söylediği gibi keşfedilmeyi bekleyen, gizlerden oluşan anlatılar mıdır? Dünya kültürünün temelini oluşturan, hayal gücünün alabildiğine sınırsız, kötü bir yansıması mı? Nedir bu Mitoloji? Mitoloji, bir ulusun toplumsal hafızasıdır. Eğer mitolojiniz yoksa toplumsal hafızanız, hatta ulusal bilinciniz de yok demektir. Mitoloji, medeniyet hafızasının müzesidir..."
05.10.2021


Şiirlerdeki tema, 28 Şubat olayıyla birlikte 15 Temmuz menfur süreci başta olmak üzere son yılları ihtiva etmektedir. İzleksel öğeler olarak göç, medeniyet olgusu, kültür erozyonu, dini hassasiyetler, köy, çocuk, genç, aile ve çevre gibi konu başlıklarıyla şiirler şekillenmiştir. Bu yükteki ağırlık daha özel perspektifte şairin hayatının içerisinden süzülerek huzmeleşmiş. Milletimizin ve hatta bütün Müslümanların dertleriyle dertlenerek mısra mısra kanamaktadır şiirler adeta.
10.09.2021

"Çantanı Gizemi" Yazar Nurdan Aladağ’ın Haziran 2021’de, Hayal Yayınları aracılığıyla okurla buluşturduğu ilk öykü kitabı. 64 sayfa hacmindeki eser 14 öyküden oluşuyor. Kitaba ismini veren “Çantanın Gizemi, Karınca Uçuşu, Seçim, Değişim, Yağmurun Rengi, Günebakan, Boş Çerçeve, Tutsak, Sihirli Ot, Uçurtma, Umudun Sesi, Yansıma, Tılsım, İz" başlıklarında öykülerden oluşuyor. Yazarın, öykü kitabını anne babasına affetmesi, kitap kapağında kullanılan görsel ve hikâyelerdeki içerikler kitapta olumlu anlamda bir bütünlük oluşturmaktadır. Yüreğe dokunan, hayatın içinden, sosyal içerikli, dinginliği olan öyküler aynı hayat gibi. Yazarın anlatımından anlaşıldığına göre, aidiyet alanlarını konumlayan aile ve küçük çevre de yaşanan hayatlardan gerek kendi gerekse de çevresindeki yaşantılardan alıntılandığı görülmektedir. Başka bir ifadeyle özetle hayatın içinden, merkezinden öyküler desek yanlış olmaz. Bu güzel öykülerin yazarını kutluyorum. Başarılar diliyorum.
08.09.2021

Peygamber Efendimizin dedesi olan Abdülmuttalib’in de babası olan Haşim’in (Muttalib) Mekke yöneticiliği demek olan Dâr-ün Nedve idareciliği 490’lı yılları ile başlıyor. Mekke Emiri olan Abdülmuttalib (Şeybe’nin) mücadelesi, yine Abdülmuttalib zamanında yaşanan Ebrehe ordusunun Kâbe’yi yıkma teşebbüsü, ebabillerin bu orduyu bozguna uğratması, Peygamber Efendimizin babası Abdullah, Peygamber Efendimizin doğumu ve kısa bir süre sonra da Abdülmuttalib’in ölümüyle roman nihayet buluyor. Roman’ın geçtiği 5. yüzyılın sonları ile 6. yüzyılda, İslamiyet öncesi dini ve kültürel anlayışların çok iyi irdelenerek ele alındığı görülmektedir. Gerek Kâbe’nin korunması gerekse de Peygamber Efendimizin geleceğine yönelik işaretler, kutlu doğumu engellemeye yönelik entrikalar merak duygusunu okura verecek şekilde işlendiği görülmektedir. Keyif alarak, bilgilenerek okuduğum güzel bir eser. Okunmasını tavsiye ederim.
30.08.2021

Antik çağ Likya’sına yazılarıyla atıfta bulunmuş olan yazar ve tanınmış kişilerin sözlerine de her öykü bölümlerinde yer verilmiştir. Bunlar içerisinde Goethe, Melih Cevdet Anday, Behçet Necatigil, Mustafa Kemal Atatürk, Strabon, Kaygusuz Abdal gibi isimleri sıralayabilirim. Mesela Mustafa Kemal Atatürk, Aspendos Tiyatrosu özelinde, “Bu tiyatroyu restore ediniz ama kapısına kilit vurmayınız. Burada temsiller veriniz” demiştir. Başka bir örnek olarak, Melih Cevdet Anday, “Defne Ormanı”nda “ve yıkıldı gitti Likya. Hâlâ yeşil bir defne ormanı altında” demiştir. Bu örneklerde olduğu gibi yazar bu kitabı hazırlarken geniş bir tarama, kaynak altyapısı oluşturduğu da görmekteyiz.