Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hulyami Tarafından Yapılan Yorumlar

18.02.2013

SEP,SEP bu nasıl bir kalem gücüdür..Eskiden söylüyordum yine de aynı fikirdeyim...İyi bir çeviri ile Susan Elizabeth Philips ne yazarsa yazsın okurum..Yazdığı hikayeyi kurgularken yazar oya gibi işliyor o kesin..O ne mizah gücü ne romantizm hele o diyaloglar..Sanki seri ilerledikçe daha da iyi yazıyor yazarımız..Kesinlikle bu hikayenin benim böylesine etkileyebileceğini düşünmemiştim..Hikayenin sonundaki aile birliğini yansıtan sahnede çok duygulandım..
Bu yazarı kesinlikle okumalısınız bence..Ve Pegasus Yayınları lütfen bu serinin arasını fazla açmayın..Fazla ara vermeyin seri okumak bize işkence değil zevk vermeli..

Çeviri bence muhteşemdi kitap akıyordu sayfaları nasıl çevirdiğimi anlamadım bile..Bir önceki kitap da yan karakterlerin hikayesi de vardı bu hikayedeki yan karakterler de ayrı bir tat kattı romana..
Ne diyebilirim bence SEP (Susan Elizabeth Philips) tam bir kurgu sihirbazı..Romantik komedi film ve romanlarından hoşlanıyorsanız..Bu yazar tam size göre bence..SEP'i okumanadan romantik kitap okumayı seviyorum demeyin..Beğenmezsenizde sıkılmayacaksınız..Tavsiyemdir..






03.02.2013

Romanı bitirdiğimda aklıma gelen ilk şu oldu..Şimdiki yazarların yakaladığı bir konuyu nasıl da uzatarak yazdığı 15-16 kitaplık seriler yaptığı…Bu hikayeden en az 10 kitaplık bir seri çıkardı hiç abartmıyorum.Normal puntoluk bir kitap olsaydı sayfa sayısı 700-800’i bulabilecek bir kitap idi..Hikayede öyle..Başladığımdan bitimine kadar bitmesin diye yavaş yavaş hani şöyle sindire sindire okudum ama ne yazık ki bitti…Devam kitabı Miras’ıda almıştım..Onu sonra okuyacağım..Şunu belirtmeliyim ki Kane ve Abel kitabını okumayan çok şey kaçırır..

Romandaki iki çocuk Kane ve Abel aynı gün aynı saatte biri Polonya diğeri Amerika’da dünya da doğdu..İkisinin de yetiştiriliş tarzları ve aile yapıları apayrı idi..

Wladek Koskiewicz diğer adı ile Abel Rosnovski Polonya’lı bir Baronun gayri meşru oğlu idi.William Lowell Kane isi Boston’lu bir bankerin tek oğlu..Wiiliam babasının yerini alması için gerektiği şekilde yetiştirildi..Hayatı öyle çok kolayda olmazsa da Abel’e göre daha iyi ortamda geçti..Ama Abel Rosnovski’nin hayatı tam bir dramdı..Hayatta kazandığı her şeyi tırnakları ile kazıyarak elde etmişti..Çok çalışmıştı.İkilinin yolları Amerika’da içki yasağı zamanında kesişti..Garson olarak çalışırken şans bir anda yüzüne güldü ve büyük bir otele müdür oldu..Ama Amerikan Tarihindeki 1929 yılındaki ünlü ekonomik kriz ikiliyi o zaman karşı karşıya getirdi..Kane ne yaptısa Abel’in oteline maddi desteği banka yönetim kurulunda sağlayamadı…Abel bunun faturasını Kane’e kesti ve kini hiç bitmedi yıllarca sürdü diyebilirm ki ikilinin ömrünün sonuna kadar da bitmedi..

Değişik zamanlarda hep karşı karşıya geldiler..Birbirleri ile rekabet ettiler..Abel’in gözü hırstan dönmüştü..O ünlü borsa krizinde kendisine el altından destekleyenin William Lowell Kane olduğunu çok uzun seneler sonra öğrenecekti..

Gün geldi ikisinin de çocukları oldu..William hayatının aşkı Kate ile evlendi.Sevdiği tek ve taptığı tek kadındı Kate .Abel’in aşk ile işi yoktu tek aşkı kızı Florentyna idi..Yıllar önce ana vatanında ölen kız kardeşinin adını vermişti ona..Ama o çok sevdiği kızı dünyada başka erkek kalmamış gibi William’ın oğlu Richard Kane’e aşık olur..İki genc aileleri tarafından aforoz edilmeyi göze alırlar..İşleri hiç kolay değildir..

Evet bu hikayeden kitaplar ile dolu müthiş bir seri çıkabilirdi..Ama yazar iki kitap ile yetinmiş..Dolu dolu bir roman..Elinize alıp bırakamıyorsunuz..Aşk,hırs,kin,entrika,vefa her şey var bu yazarın romanlarında..

internetten yaptığım araştımalar sonucunda bu kitabın aynı isimle 1985 yılında dizisi de çekilmiş..Bizim televizyonlarda oynamadı diye hatırlıyorum..Keşke sayredebilseydim..Ama kitabı okuyabildiğim için kendimi çok şanslı addediyorum..Tavsiye ederim..Muhakkak alıp okumalısınız:))


29.01.2013

Müthiş bir yazar müthiş bir anlatım gücü..Önce Aşkın Büyülü Mucizesi sonrada Yüreğimde Aşk Kıvılcımı
iki kitabı birbirinden ayıramadım çok beğendim..Muhakkak takip edeceğim bir yazar olacak.
Orjinal Adı : Star Gazing olan Yüreğimdeki Aşk Kıvılcımı Goodreads Puanı 5/3,97 Benim puanım 5/5 keşke daha fazla puan olabilseydi....

Yazarın kalemi müthiş günümüz aşklarını duygu sağanağı ile hayat veriyor..Historical romanlarda bulabileceğimiz bir romantizm var kaleminde..Özellikle en ümitsiz anınızda karşınıza çıkabilecek aşkları çok iyi işliyor..Okuduğum iki romanında da ikinci şansı işliyordu yazar..Hikayeyi iki kişi gözünden aktarıyordu yazar.Çok akıcıydı sayfalar nasıl aktı anlamadım bile.

Bu romanda ise görme özürlü bir kadının hikayesi vardı. Marianne Fraser genç yaşta kocasını kaybetmiş bir kadındı kocasını kaybedeli on sekiz yıl olmuştu.Sıra dışı yazar olan ablası ile yaşıyordu..İkiside orta yaşlarını sürüyorlardı...Marianne kocasını kaybettikten sonra aşkı beklemiyordu.Ama hayat sürprizlerle doludur,çoğunlukla hiç ummadığınız zamanda beklemediğiniz bir anda aşk kapınızı çalıverir...İşte Keir ile karşılaşmaları böyle bir zamanda oldu...Keir sıra dışı gizemli bir adamdı..Olağan dışı gücü yüzünden karşı cins ile ciddi ilişkileri olamamıştı.Tanışmaları arkadaşlıklarının evreleri çok güzeldi. Özellikle ona yaptığı tasvirler çok özeldi.Kendi yaşadığı adaya onu götürüp adadaki yıldızları tasvir etmesi müthiş olağan üstü idi..Birbirlerine nasıl bağlandıklarını anlamadılar bile...Marianne'nin adada yolunu kaybedip bir görme özürlünün yaşadığı zorlukları sergileyen sahne beni çok etkiledi..
Bir de Marianne'nin sıra dışı ablası vardı vampir romanları yazıyordu.Onun hayatı ve aşkları özellikle yardımcısı ile yaşamaya başladığı aşkı çok çarpıcı idi..Roman baştan sona kadar gerçek hayatın acıları ile birlikte aşkın sihiri ile süslenmişti..Dediğim gibi çok beğendim okumakta çok geç kaldım ama kendime tam anlamı ile Linda Gillard ziyafeti çekmiş oldum..
Günümüzde de böylesine özel aşkların yaşanabileceğini okumak isterseniz tavsiye ederim..İmkansızı başarmak zor değil...
27.01.2013

Uzun zamandır beni böylesine film gibi etkileyen bir kitap okumadım. Öyle ki yıllar önce TRT'de Best Seller romanlardan uyarlanan o şahane dizileri anımsattı bana..Umarım bu serinin dizisi çekilir..
Hikayeden öyle romantik bir aşk hikayesi bekliyorsanız aldanırsınız..Hikaye tam anlamı ile bir hayat dersi sunuyordu bize..Hayatın gerçeklerinden tutun da,kadınların erkeklerden nasıl bir beraberlik beklediğine kadar her şey vardı bu romanda..Hemen belirteyim erotik bir hikayede değil..Tam bir hayat dersi veriyor bu kitap..Yazarın anlatımını çok sevdim beğendim..Akıyor hikaye elinizden bırakamıyorsunuz...

Hikaye kadın kahraman Rachel Dwyer'in trajik öyküsü idi.14 yasından beri başına gelmeyen kalmamıs ailesinden kopmak zorunda kalmıstı.
Ailesinden ayrıldıktan sonra karşısına cıkan Danny Mackay. En umutsuz zamaninda karşısina cıkan bu yakışıklı genç adam onu çok zor bir durumdan kurtardi Rachel'de ona o an aşık oldu.
O kadar ki onu eli ile teslim edip fahişelik yapmasına bile sesini cıkarmadi. Rachel güzel degildi belki ama sevgi doluydu yüregi,becerikli ve akilliydi da.
Bir gün bu isi bırakip Danny ile yeni bir hayata başlamayi ve çocuklarının olmasıni hayal ediyordu.
Ama Danny 'nin planlarında Rachel hiç yoktu. O sadece küçük bir basamaktı onun icin. Rachel onun gercek yüzü ile tanıstıginda ise yemin etti intikam icin yasayacakti. Danny'i yıllarca izledi o intikam saati icin yasadı..Ona en yüksekten uçuruma indirmeye yemin etmişti..İşte bu Kelebek Klubü de onun için harika araçtı..Kimse bu kulübün sahibini kim çalıştırdığını bilmiyordu..Kulübün
ana amacı Danny Mackay'ı mahvetmek için kurulması idi. Bu kulübün hizmetlerinden kadınlar faydalanıyordu..Daha fazla detaya girmek istemiyorum gerisini siz okuyun..
27.01.2013

Çok beğendim bayıldım desem az söylemiş olurum Linda Gillard'ı ilk defa okuyorum ayaklarımı yerden kesti..İki yaralı yürek iki tarafında büyük acıları iç hesaplaşmaları olan bir kadın ile erkeğin hayat ile mücadelesi..Kitabı elime bakmak için aldım başlarda biraz sanki bir durağanlık varsa da hikaye 15-20 sayfada birden açıldı elimden bırakamadım. Müthiş bir dram vardı,ihanet vardı,sevgiye hasret iki kişi vardı geçmişin hesaplaşmaları vardı..

Bu roman ikinci hatta üçüncü şans fırsatını yakalamış bir erkek ve kadının hikayesi.Abartmıyorum okurken içim buruldu..İki tarafın da yaraları oldukça derindi..Rose en sevdiği iki kişinin ihanetine uğramış artık orta yaşlı bir kadın..Calum sevdiği kadını trajik bir şekilde kaybetmiş bir erkek Rose'dan biraz küçük..İmkansız bir aşk gibi görünse de aşk hep imkansızı aramak değilmidir?..

İkisinin de korkuları vardı.Ama Rose depresif bir rahatsızlıktan yeni iyileşmek üzere olsa da hala hastalığının etkilerini yaşıyor ilaç almamak için mücadele ediyordu.
Calum ise dağcılığı bırakmış bir öğretmen idi.. Şiirler yazıyordu kitapları basılmıştı..Rose ise Tekstil dokumadan resimler yapıyordu bu sanatçı iki kişinin aşkı da o kadar güzel idi..Daha fazla anlatıp kitabın tadını kaçırmak istemiyorum..
Tavsiye ederim..Okuyun..O sihirli aşkı hissedin...