Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Alperen Kuşcu Tarafından Yapılan Yorumlar
Schmitt bu eserinde, özellikle modern savaş ve siyaset anlayışının değişen doğasını partizan figürü üzerinden ele alır. Partizan, klasik askerî düzenin dışında kalan, düzensiz, yerel halktan gelen ve genellikle ideolojik motivasyonla hareket eden bir savaşçıdır. Schmitt’e göre partizan, düşmanla ön cephede savaşmaz; sivil ve asker arasındaki ayrımı bulanıklaştırır.Schmitt, partizanı dört temel özellikle tanımlar: düzensiz oluşu, yüksek siyasi angajman, hareketlilik ve yerel bağ. Bu özellikler partizanı modern devletin geleneksel savaş anlayışıyla çelişen bir aktör hâline getirir. Ayrıca Schmitt, partizan savaşının devletsiz savaşın bir biçimi olduğunu ve bu nedenle geleneksel uluslararası hukuk kurallarını zorladığını savunur. Soğuk Savaş döneminde partizan figürü, ideolojik kamplaşmanın ve halk savaşı stratejilerinin bir sembolü hâline gelmiştir.
Carl Schmitt'in "Siyasal Kavramı", siyaset teorisine dair o dönemde pek rastlanmamış özgün ve radikal bir yaklaşım sunar. Schmitt’e göre siyasal olanın özü, dost-düşman ayrımında yatar. Ona göre siyaset, insanların bir araya gelip fikir birliğine vardıkları bir alan değil, kimliklerin çatıştığı ve bu çatışmadan doğan bir mücadele alanıdır. Devletin temel görevi, bu dost-düşman ayrımını yapabilme yetisini elinde bulundurmaktır. Schmitt bu yüzden dönemin hakim ideolojisi olan liberalizmi eleştirir; çünkü liberal düşünce çatışmayı ortadan kaldırmak ister ve siyasetin gerçek doğasını inkâr eder. Ona göre siyasal olan, insan doğasının kaçınılmaz bir parçasıdır ve bu nedenle yok edilemez. Kitap, egemenlik, devlet, savaş ve hukuk gibi kavramları da bu temel eksende ele alır. Schmitt’in yaklaşımı, özellikle olağanüstü hâl ve egemenlik tartışmaları bağlamında çağdaş siyaset teorisinde etkili bir referans olmaktadır. Kitap sunuşu gerçekten bilgilendirici ve Schmitt'in çağını iyi anlatmaktadır.
Belirtmekte fayda var ki kitabı okumadan önce felsefeden bilime bilimden siyasete siyasetten dine kadar geniş bir alanda bilgi sahibi olmanız gerekmektedir. Çünkü yazar kullandığı alegoriler, eleştirdiği ve okuyucuya hissettirdiği anlatılarda bu alanlarda geniş bir bilgi sahibi olduğunu kanıtlamaktadır. İsmet Özel, modern dünyanın bir eleştirisini sunarken bunu modern dünyanın dayandığı üçlü sacayağı üzerinden yapmaktadır. Özel için bu üçlü sacayağından teknoloji bir azgınlık, medeniyet bir çürüme ve yabancılaşma kof bir gururdan ibarettir. Peki ne yapmalıdır ? Bu üçlü sacayağına karşı müslümanca tavır almalı ve İslam ahlâkı savunulmalıdır.
Kitap Türk Siyasal Tarihinin şekillenmesinde rol alan önemli aktörleri ele almaktadır. Her aktör iktisadı anlayışından toplumsal görüşüne kadar geniş bir yelpazede ele alınmıştır. Aktörlerin kendi milliyetçilik, sosyalizm, siyaset ve dünya anlayışları ortaya konulmuş. Aktörlerin önemli şahsiyetleri, kurucuları ve tezleri de incelenmiş. Kitap Türk Siyasal Tarihi ve aktörlerini anlamak isteyenler veya bu konuların meraklısı olanlara tatmin edici bilgiler sunmaktadır.
Ortadoğu çalışmaları yapan Amerikalı araştırmacı Graham Fuller tarafından yazılan kitap önemli tespitler içeriyor. Kitapta Türkiye'nin tarihi geçmişine değinilip tekrardan bir yorumlama ile Türkiye'nin gelecekteki konumu tartışılmış. Örneğin yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti özünde Doğu Roma ve Osmanlı İmparatorluklarının da birikimini taşımaktadır. Ancak yazara göre Türkiye Cumhuriyeti Kemalizm tarafından bir lobotomi işlemine maruz kalmış ve bu birikimi unutmuştur. Kaleme alındığı dönem içinde Türkiye'nin bu birikimi tekrardan hatırlamaya çalıştığı ve buna göre de konumunun değişeceği savı okurlara sunulmaktadır. Bu konumlanmanın da 3 şekilde gerçekleşebileceği vurgulanmıştır. Bu 3 konumdan ilki Avrupa Birliği politikalı çerçevesinde konumlanan bir Türkiye, ikincisi Amerika Birleşik Devletleri eksenli politikaların çerçevesinde konumlanan bir Türkiye ve son olarak bağımsız bir aktör ve oyun kurucu pozisyonu çerçevesinde konumlanan bir Türkiye'dir.