Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Ayhan Kaya Tarafından Yapılan Yorumlar

08.04.2004

Toplumcu yazar Fakir Baykurt, bir genç kızın dramını bu romanında ustalıkla yansıtmıştır.Babasının zorla Kabak Musdu denen ağa tabiatlı , varsıl adamla evlendirmek istediği Dürü ,gösterdiği direnişle edebiyatımızda bir başkaldırı simgesi olarak hafızalara kazınmıştır.Zevkle okudum.Tırpan Türk Dil kurumu ödülünü de fazlasıyla hak eden usta bir Türkçe ile yazılmış ,salık veririm.
08.04.2004

Fakir Baykurt bu romanında aydınlanmanın önüne zorbalıkla , sömürüyle geçilemeyeceğini ,aydınlanmanın köylüsüyle şehirlisiyle bir toplum gerçeği olduğunu vurguluyor.Köy enstitülerinden yetişen , Türkiye 'nin köylerine dağılarak bir eğitim hareketi başlatan öğretmenlerin destanıdır bu roman.Zaman zaman ağaya karşı ,zaman zaman yobaz din adamlarına karşı durarak aydınlığı yüreklere damla damla akıtan öğretmenler bu kitabı başucu kitabı yapmıştır.Varsın doğru söyleyenleri dokuz köyden kovsunlar , yaşasın onuncu köy diyenler her zaman aydınlığın bekçileri olacaktır.Baykurt 'un yetiştiği kurumlara bir vefayla yazdığı bu büyük romanı özellikle eğitimcilere salık veririm.
08.04.2004

Toplumsal romanın , Türkiye 'de en iyi örneklerini veren Fakir Baykurt'un bu romanını da zevkle okudum.Küçük bir çocuk ve dedesinin haksızlıklara karşı verdikleri mücadelede 60'lı yılların Türkiyesi'nde bürokratik yapıyı da gözlemlemek mümkün.Amerinkanlaşmanın karşısında sosyalist söylemi ve usta kalemiyle duran Baykurt , bir aydın adam misyonunu da olgunlukla taşıyor.Amerikan Sargısı ,Yayla romanlarında da görülen Türk Köylü'sünün yabancılar tarafından horlanışı , sömürülüşü bu romanında genel havasını oluşturuyor.Bugün unutulan köy romanları arasında edebi zenginliği ve üslup olgunluğuyla öne çıkan bu romanı duyarlı tüm okuyuculara salık veririm.
29.03.2004

Ahmet Ümit, Türk Edebiyatı'nda kendine çok fazla kimlik bulamamış bir türü son yıllarda iyi temsil ediyor.Polisiye roman dediğimizde yetkin bir kalem olduğunu söylemeden edemiyorum.İnsan öldürmenin hiçbir toplum anlayışında yeri olmasa da ,Ahmet Ümit cinayet olgusunun edebi yansımalarını Türk Edebiyatı'nda yazın estetiğine yakışan bir şekilde kullanıyor ve beklentiye cevap verdiğini düşünüyorum.Bu öykü kitabında da romanlarındaki gibi akıcı bir anlatımın ve zekanın izlerini görmek mümkün.Özellikle Genelev Çiçekçisi öyküsü toplumsal ezikliklerden doğan sorunlara da parmak basmasıyla yazarın düşünce yapısıyla bağdaşan bir çizgiye oturuyor ve polisiyeden bir üst bir misyonu başarıyla etkinleştiriyor.Gene de bazı öykülerde kurgunun zayıflığını ve olaylarda acele getirilen bir olay örgüsünü görmek mümkün.Polisi ve polislik olayı bol bir toplumun yazarı olarak olayları daha seçici bir tavırla işleyebilir ve ayrıntını yerini iyi bir şekilde düşünebilirdi.Beyoğlu Rapsodisi romanında şeytanı kıskandıran yazın ustalığıyla ,Ahmet Ümit'in umut veren bir romancı olduğunu düşünüyor ve öykülerini de salık veriyorum.
26.03.2004

Nur Baba romanı ,Osmanlı İmparatorluğu'nda Türk sosyal yaşamının bir parçası olan bir bektaşi tekkesini anlatıyor.Bu roman ,bozulan bir tasavvufi anlayışın ,yıkılmasına sayılı zaman kalmış bir imparatorluktaki yerini ustalıkla çiziyor.Bektaşi düşünüşünün Rumeli'nin islamlaşmasındaki büyük etkisi düşünülürse 14. yüzyıl bektaşiliği ile son dönem Osmanlı bektaşiliği arasında nasıl derin bir uçurum oluştuğunu da bu romanda görebiliriz.Halasının vasıtasıyla tekkeye giren Nigar Hanım 'ın hüzünlü hikayesi ,bugün bile önemli dersler taşıyan kesitleriyle birçok okuyucuyu etkileyecektir.Dilinin ağır olmasına rağmen ,dipnotlarla desteklenen anlatım, okumayı kolaylaştırmıştır.Atatürk'ün bile zevkle okuyup , gerçek yaşamda olduğu düşünülen Nur Baba'yı görmek isteyişi ,bu romandaki gerçekçi derin çizginin en önemli göstergesidir.1922'de yazılan bu romanın bugün Türk inkilabınım gerekliliğinin anlaşılmasında da önem taşıdığını düşünüyorum.Salık veririm.