Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Ayhan Kaya Tarafından Yapılan Yorumlar
Prangalarından başka kaybedecek bir şeyi olmayan ulusların bağımsızlık mücadelelerinde , Atatürk'ün yeri tartışılmaz çok büyüktür.Sömürüye hiçbir ideolojiye ve dinsel kimliğe bağlı kalmaksızın ,milli bir şuurla karşı konulabileceğini büyük önder Türk Kurtuluş Savaşı'nda göstermiştir.Bu kitap dünyada örnek alınan Atatürk'ün uluslararası kamuoyunda yerini netleştiriyor.Onun büyüklüğüne daha çok inanıyor ve okudukça mücadelesinin anlamını yüreğimize kazıyoruz.
Bir başkent oluşta Ankara'nın hikayesi.Emperyalizmin pençesinde çırpınan bir ülke.Bir mücadele'nin kalbinin , bir bozkır şehrinin yükselişi...Bu kitabı okuduğumda işgal İstanbul'unun acizliğine karşın ,doğudan tüm mütavaziliğine rağmen yükselen bir şehrin tanıklığını ettim.Ulu Önder Atatürk'ün siyasi ve askeri zekasının bütünleştirerek yeşerttiği bu umut şehrinin , önemine bu kitabı okuyarak tanıklık edebilirsiniz.Salık veririm.
Veba ,Cezayir 'in Oran şehrinde yaşanann bir veba salgınının hikayesidir.Ortaçağ karanlığına gömüldüğü düşünülen bu hastalığın 20. yy'da görülmesi din adamlarıyla ,bilim adamlarının ilginç bir çekişmesini de beraberinde getirir.Bilimin ışığı sonunda karanlıkları ve vebayı silecektir.Üstün bir gözlem gücünün , eşsiz anlatımı ,salık veririm.
Bir adamın , aile kurumunu ,cemiyeti ve dini reddetişidir Yabancı.Sıradan bir hayatı olan kahramanımız ,annesinin ölümüyle başlayan olaylar zinciri içinde bir yabancılaşmanın simgesi oluverir.Sevgilisi Merie , komşuları Raymond , Salamone bu yabancılaşma içinde ustalıkla anlatılan karekterlerdir.Kahramanın bir cinayeti ile hayat sorgulaması başlar ,bu sorgulama ,onun idamına kadar sürer.Varoluşçuluk tezinin ünlü düşünürü Camus Fransız Cezayir'inden usta bir anlatı çıkarmış , yirminci yüzyılın insanını da anlamaya yönelik iyi bir roman ,salık veririm.
Türk romanında 1950 öncesi, batılılaşma genel çehreyi oluştururken ,1950'den sonra Toplumcu gerçekçilik ve köy toplumculuğu romanın yönünü çizer olmuştur.İşte bu ortamda farklı duruşuyla Tutunamayanlar romanı ,romancılığımız açısından farklı, fakat gür bir sesdir.Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam romanını saymazsak bireyin toplumsal bunalımını anlatan romanlar arasında Tutunamayanı birinci sırayı koymanın gerekliliğine inanıyorum.Türkiye'de Amerikanlaşma ile beraber bir sınıf olarak kesitleri netleşen ,Bujuvaziye bir karşı duruş olarak roman bir başkaldırıyı simgeler.Romanın intihar eden karekteri Selim Işık ,Burjuvazi içinde tutunamayan bir bireyin ruhi bunalımını zenginlikle yansıtır.Onun intiharını araştıran arkadaşı Turgut Özben de aslında toplumda Selim'den hiçbir farkı olmayan bir birey olduğunu anlar ve romanın sonunda o da meçhule karışır.Oğuz Atay kullandığı yeni anlatım teknikleriyle modernist Türk romanına güzel bir soluk getirmiştir.Bu romanı salık veririm.