Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
nurtenbegendi Tarafından Yapılan Yorumlar
Sevgili Aydın Boysan'ın okuduğum ilk kitabıydı. Tv deki sohbet programlarında nasıl tatlı bir hayat adamı karakteri çiziyorsa, nasıl pozitif enerji veriyorsa kitabını da aynen öyle konuşur gibi yazmış. Tabi bu sohbet havası yazıya dökülünce azıcık tadı kaçabiliyor: Sürekli kendini tekrar eden ifadeler kullanmış, cümle bozuklukları var, yer yer sıkıcı. Dolayısıyla edebi değeri olan bir eser beklentisi içinde olmamak lazım. Her şeye rağmen, rahmetliyi sevenler için arada bir sayfalarını karıştırıp tebessüm edebilmek açısından alınası da bir kitaptır diyebilirim. Bir de gerçek hayatta dünya görüşünden, pozitif enerjisinden yararlanabileceğimiz, sohbetinden mutluluk duyabileceğimiz insanlar her zaman kapı komşumuz olmuyor. Hiç değilse bu örnekte olduğu gibi bir kitabıyla evimizin bir köşesinde durduklarını bilmek hepimize iyi gelecektir.
Daha başlarda sayılırım ama çok güzel bir kitap ve çok sağlam bir yazar. Tavsiye ediyorum. Bu arada Drina Köprüsünü internetten araştırarak, görsellerine, haritalarına bakarak okuduğum için biraz oyalandım başlarda.Şimdi daha akıcı gidiyor.
Yarısını gece, yarısını ertesi gün okudum. Tamam 280 sayfalık bir şey ama nice ince kitaplar var ki elimde sürünüp bitmek bilmemiştir. Gerçek ve en acısından bir hayat hikayesi, hikayenin kahramanı tarafından anlatılıyor. Kendi yaşadıkları okuyucuyu da bir travmanın içine sürüklüyor. Aslen savaşların bitmesini ama savaşın bile kendi içinde bir ahlakının olması gerektiğini düşünmeden edemiyorsunuz. Bunun dışında güzel bir çeviriyle zorlanmadan okuyorsunuz.
Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Reklamları ve okuyucu yorumları yüzünden beklentim yüksekti. Son derece şık kitap tasarımı da bu yangına körük oldu. Ancak anlatım dilini son derece kısır, kuru ve basit buldum. Neredeyse her sayfada ve bir veya birden fazla defa Celile için "güzel kadın veya genç ve güzel kadın" ifadeleri kullanılmış. Ayrıca en barizi 99-105 sayfalarda yaşanan mantık hatası var. Kayınpederi kazıların 1910'dan beri sürdüğünü söylüyor, bu konuşma en iyi ihtimalle 1908'de geçiyor. Bu kadar sağlam bir hayat hikayesinden ve bu kadar çalkantılı bir dönemden ancak bu kadar kötü bir roman ortaya çıkarılabilirdi. Celile'nin hikayesini anlatan başka yazarlar da var, bence şansınızı onlardan yana kullanın. Tamamen zaman kaybıydı. Okuma sevgim içime kaçtı.
Hikayeleri son derece samimi, sıcak ve insani buldum. Anlatım keyifliydi. Küfür de hayata dair ama küfürlü sözlerin fazlalığı çıtayı biraz düşürüyor.