Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

nurtenbegendi Tarafından Yapılan Yorumlar

15.06.2015

Yazarın bir çok kitabını okudum, bir çoğu da okunacaklar listemde. Seviyorum kalemini. Okuyun pişman olmazsınız; hele romantik kitapları seven biriyseniz.
15.06.2015

Kitabın anlatımı o kadar güzel ki, sanki Helena komşummuş da, durduk yere bir heves uğruna başına işler açmış gibi ona çok kızdım. O yıllarda, aslında kimliksiz ve her tarafı resmi işler içinde çalışan biri nasıl yaşardı diye de düşündüm. Sonu tuhaf bir duygu verdi. Haketti demek acımasızlık olurdu. Kit'e hayran kaldım. Maeve Binchy'nin bir sonraki kitabını almak için sabırsızlanıyorum.
15.06.2015

Eski bir Türk filmi izler gibi okudum. Jojo bizim senaryolardan mı esinlendi acaba? Çeviri güzel ve yormuyor, anlatım hoş ve pürüzsüz. Hala okumamış olanlar için güzel bir yaz kitabı olacağı kesin.
29.03.2015

Yazarın Böğürtlen Kışı hariç tüm kitaplarını okudum. Son Kamelya da bir kaç günde, öğle yemeği arasında ve gece yatarken okuduğum bir kitap oldu. Evet, zevk aldım ve merakla okudum. Ancak yazarımızın bir şablonu var ve okuduğum tüm kitapları aynı kurguyla gelişiyor: 50-60 yıllık bir zaman diliminde sıçramalar yaparak bir eskiye bir yeniye gidip geliyor, en sonunda da bu insanları bir şekilde birbirine ve mutlu sona bağlıyor. Fazlaca pazar işi bir tutum; "tutmuş bir kalıptan daha iyisi yoktur" duygusu edindim artık. Ama dediğim gibi çok akıcı bir anlatımı var. Bunda çevirmenin katkısı da büyük elbette. Her şeye rağmen özellikle bayanlara öneriyorum.
23.03.2015

Mevlut'un öyle aman aman da bir tuhaflığı yok bence.Sıradan yurdum insanı.Romanın adı "Kafamda Bir Tuhaflık" olunca, ister istemez daha büyük tuhaflıklar bekledim.Bunun dışında hikaye de sıradan ve belki de böyle olduğu için son derece sağlam.Roman kahramanlarının her biri etrafımızdaki, içimizdeki insanlar.Fakat bu kadar basit şeyleri bizler oturup romanlaştıramıyoruz, Usta'nın büyüklüğü burada ortaya çıkıyor. Orhan Pamuk romanı önce ortasından biraz anlatmış, sonra başa dönüp sona kadar gitmiş. Bunun okuyucu için pratik bir faydasından ziyade, Mevlut'un yeknesak hayatının okuyucuyu sıkma ihtimaline karşı önlem olabileceğini düşünüyorum.Ayrıca baştan sona tüm hikaye, o olaydan etkilenen insanların ağzından anlatılmış.Tıpkı aynı banka soygununu yaşamış bir düzine insanın konuştuğu Amerikan belgeselleri gibi. Bu yüzden Rayiha'yı konuşturmak bence kitabın en büyük mantık hatasıydı.Bu elbette Mevlut'un babası için de geçerlidir.