Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Emrah Özkul Tarafından Yapılan Yorumlar

06.10.2004

Batı dünyasından gelen kitaplarla geçen zamanlarda aslında kendi özümüze ve özden çıkan eserlere hiç değer verdiğimiz görülmekte. Çalıkuşunu bilmeyen olmamasına rağmen kitabını okumaya zaman ayıran ve ayırmayı düşünen okuyucu kitlesi acaba tüm okuyucuların ne kadarını temsil etmektedir. Sıkıntılı bir anımda değişiklik olsun diye başladığım bu eser ortaokulda karşımıza çıkan ezberci zihniyetin yapıtlarından çok farklıydı. Çok şey öğrendim demeyeceğim, kitapla birlikte çok şey yaşadım. Dili, tasvir gücü, olaylara geçişteki netliği ve insanın aklına takılan bölüm sonu cümleleri. Feride’nin günlüğü insana çok şey gösteriyor.
29.09.2004

kendini yenilemek isteyenlere başvuru kaynağı. özellikle Carlos Castenada ve Don Juan öğretileri aslında bu yaşamda hepimizin birer potansiyel savaşçı olduğunu gösteriyor. cummings'in dediği gibi bu savaş bir başladı mı, Artık hiç bitmez.
01.10.2003

Öncelikle kitabın psikolojik bir bakış açısıyla yazıldığını söylemek gerekir. bölümler arasında tam bir geçiş yok ancak genelde kadınların yaşadıklarına yer verilmiş ve yazarın tüm kitap boyunca olaylara yaptığı yorumlar iki-üç sayfayı geçmez. Şimdi konu iki açıdan ele alınabilir. ya hiç yorum yapılmayacaktı ya da yapılan yorumlar kendi duygularını anlatan o kadınların ruhunu yansıtacaktı. ilk bölümde deneyimlerinden hoşnut olmayan insanlara yer verilmiş ikinci bölümde ise bu deneyimler memnun olan insanlardan. olayda evlilik boyutunun gerekli olmadığı fikri hakim. anketin 13-70 yaşları arasındaki insanları kapsamasıda son derece ilginç. cinselliğin olgunlaşmayla ilgili olduğu sık sık vurgulanmaktadır. ayrıca insanların ruh, duygu, düşünce ve fiziksel boyutlarıyla bir bütün olduğu ve bu bütünün herhangi bir parçasında varolan eksikliğin kişinin tüm aktivitelerine dolayısıyla hayatına yansıdığı ve/yada yansıyacağı anlaşılmaktadır.
01.10.2003

Büyük araştırmacı Uğur Mumcu'nun bu kitabıda diğerleri gibi tarihi belge niteliğinde. Kitap 1979 yılında yazdığı köşe yazılaraından oluşmakta. Kitabı okurken kendinizi şu düşünceden alamıyorsunuz. Bir insan ancak bu kadar idealist olabilir, ölümü göze alabilir ve devrimci kimliği uğruna kendisini tehdit edenlere gelin buradayım diyebilir. Evet anlıyoruzki o bazı kişiler gibi yazıp yazıp kaçanlardan değildi. ayrıca kitap o dönemlerde ortaya çıkan faili meçhul cinayetlerin amaçlarını, arkasındaki güçleri ve bilinmezleri sorgulaması açısından da ilginç. Tavsiye edilir.
22.09.2003

Çok yazıldı hakkında, çok konuşuldu. Nasıl bir insandı? Amaçları neydi? Neler yapmak istedi ve neleri yapabildi. Ve onun iç dünyası. Bu kitap, cumhuriyetimizin kurucusunun bilinmemiş yönlerini ortaya çıkaran önemli bir belge niteliğinde.İlk basımı 1962 yılında yapılan Atatürk ve Din kitabının ikinci basımı bundan kırk yıl sonra yapılabilmiş. Kitabı okuyanlar ve Atatürk hakkında fikir sahipleri onun asıl amacının ikiyüzlü, dini siyasete alet eden, aslında yaptıkları yaratanın istediğiyle bağdaşmayan insanları gelişen toplum çerçevesinde saf dışı bırakmak. Ve tarih şunu gösteriyor ki, Atatürk bu konuda da başarılı bir insandı. Bir tefsir ihtiyacı duyması bunun en açık örneği. Dini yok etmek isteyen bir insan neden böyle bir işe girişsin ki? Meclis konuşmaları, sohbetler, Mevlana’ya duyduğu derin saygı ve daha niceleri bu kitapta hepsi onun iç dünyasını ortaya çıkarmaya yönelik başarılı bir çalışma.