Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Emrah Özkul Tarafından Yapılan Yorumlar

18.09.2003

Kur'an açısından şeytancılık (satanizm ve ötekiler)daha önce denildiği gibi bir felsefe kitabı niteliğinde. Olaya sosyolojik bir yaklaşımda da bulunulmuş.Yazar şeytancılığın özelliklerini vahye Kur'ana sırt dönüş, eskiyi ve eskileri kutsallaştırma, Allah ile aldatma/aldanma, evliyacılık, aklın işletilmemesi, ilimsizlik düşmanlığı olarak ele alınmıştır. Bu açıdan kitap çok farklı yaklaşımlar içermektedir. Bu arada İslam düşünce tarihinde şeytanı önemli bulanlar, şeytana olumlu bakanlar ve şeytana olumsuz bakanlar olarak ikiye ayrılmıştır. Özellikle şeytana olumlu bakanlar arasında Hallac, Ahmed Gazali ve Muhammed İkbal’in görülmesi ilginçtir. Özellikle Hallac’ın “İblis ateşle tehdit edildiği halde davasından dönmedi” sözü olaya farklı bir boyut katmaktadır. Farklı bir konuda farklı bir yaklaşımı öğrenmek isteyenlere tavsiye edilir.


17.09.2003

Hedef Türkiye ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar ve gerçek başarının, ilerlemenin koşullarını ortaya koyan gerçekten faydalı bir eser. Her ülkenin sahip olduğu milli hedeflerinin Türkiye için ne anlama geldiği ve dünya açısından nerelerde olduğunu gösteren yazar, araştırmacı ve bilimsel şartların Türkiye’deki yönetim ve yöneticilik anlayışıyla ne kadar tezat olduğunu açık bir şekilde göstermekte. Avrupa’ya öğretilen çağdaşlık anlayışının Avrupa tarafından şimdi bizlere nasıl pazarlandığını, hedefsiz yaşamanın imkansızlığı ve böyle yaşamanın getireceği olumsuz sonuçlar açıklanmaktadır. Kitabın içeriğini derinleştiren en büyük mesaj şüphesiz “bilim+gönül”. Bir bilim adamının taşıması gereken özellikler konferanslarında ortaya konulmaktadır. Bugün, kişisel haklara saygı bakımından her yerde reklam yapan yabancı dille eğitime tarihten cevap verilmekte, kendini, kültürünü, geçmişini bilmeyen insanların geleceğe olumlu bakması imkansız gözükmektedir. Kendi ülkende kendini yabancı hissetmek, üretmemek, zorbalara fırsat vermek, araştırma yapmamak, sorgulamamak, dilini yozlaştırmak, kimliğini unutmak, yazar tarafından açıklanan olumsuzlukların başındadır. Oktay Sinanoğlu hoca, bu yazıları, konuşmaları ve düşünceleri bir kurtuluş savaşı başlangıcıyla “büyük uyanış” olarak nitelendirmekte. Olumsuz ve karamsarlık bu ülke insanına yakışmaz ancak sistemin bir çarkı olmamak için mücadele eden kişilerin sayısı azalırmı? artarmı? Buna en iyi cevabı yine tarih verecektir. Hocanın müthiş bilgi birikimiyle dolu bu eser ülke gerçeklerini öğrenmek isteyen herkese tavsiye edilir.
17.09.2003

Mehmet Öz’ün eseri bir insanı etkileyen ona farklı bakış açıları kazandıran nitelikte. Kitabın başında yer alan bölüm okunduğunda tıbbi terimler içinde kelimeler kargaşası yaşanacağı izlenimine kapılabilir, ancak sonraki bölümler bu önyargıyı silmekte. LVAD (sol karıncık destek aygıtı) ve bu programla yapılacak çalışmalar kitapta geniş bir biçimde yer almaktadır. Kitabı ve yazarın amacını çok güzel bir biçimde özetleyen cümleler mevcuttur. Örneğin; William James’in “Çoğu insanlar bedensel, zihinsel veya ahlaksal olarak potansiyel benliklerinin çok sınırlı bir bölümünde yaşarlar” sözü yazar tarafından alternatif tıbbın gizlerini ortaya koymak için etkili bir biçimde kullanılmıştır. İnsan başkalarından öğrenir,ama kendi düşünmezse, ne yapacağını şaşırır; öte yandan insan düşünür, ama başkalarından öğrenmezse, yaşamını tehlikeye atar diyen Konfüçyüs’ün sözü yazar tarafından çok iyi irdelenmekte. Yazar, yaşamdaki büyük öğretmenlerin hayatın başlıca iki alanındaki bağlılıklardan sıyrılmayı önerdiklerini keşfetmektedir. Bunlar, hastaların hayatını allak bullak eden alanlar olarak görülmüştür. Bunların ilki, dünyaya olan aşk, fiziksel şeylere olan tutkunluk, çoğu kez acılara yol açan tatmin edilmemiş duygularımızdır. Öfke, küçümseme, nefret gibi duygular bizi aşağı benliğimize zincirli tutmaktadır. Gerçek özgürlüğe bu düşük eğilimlerden gelip daha soylu bir yolu izlemekte ulaşılmaktadır. Bu ve bunun benzeri pek çok sözle birlikte yazarın yaşadığı inanılmaz olaylar alternatif tıbbın gizemini gözler önüne sermektedir. Bu kadar ünlü ve kendini kanıtlamış bir Türk cerrahının çoğu tıpçının yok saydığı ve düşünmek istediği bir konuda böylesine açık sözlü ve özgürce bir kitap yazması takdir edilmelidir. Okunduğunda çok fazla şeyler kazanılacağını düşündüğüm bir eser.
17.09.2003

Kitap, dolu dolu yaşamanın anahtarını vermeyi amaçlamış. Ancak son zamanlarda kitaplarda sıkça rastlanan dağınıklık burada da mevcut. Kitap dolu dolu yaşamanın sırrını verirken birden başka konulara giriyor ve bütünlük bozuluyor. Buna rağmen, hayat hakkında olumlu düşüncelerin gerçekleşmesi için önemli bilgileri veriyor. Özellikle Orhan Veli’nin;Her gün bu kadar güzel mi bu deniz? Böyle mi görünür gökyüzü her zaman?Her zaman güzel mi bu kadar,
Bu eşya, bu pencere?
Değil,Vallahi değil;
Bir iş var bu işin işinde
Dizeleri olaylara değil, olaylara bakış açısının insanlara yön verdiğini ortaya koymaktadır. Aynı şekilde yazarda bu durumu, “O iş” bakış açısında diyerek anlatmaktadır.
Köknel, “sevgi” olmadan insan olunmaz demektedir. Evet kesinlikle olunmaz ve olunmamalıda.... ve şunuda ekliyor “sevgi emektir” ve Spinoza ile bitiriyor “Sevmenin ölçüsü, ölçüsüz sevmektir” diyerek. Evliliğe “özgürlükten gönüllü özveri” yaklaşımı bulunmaktadır. Burada bu özverinin olumlu sonuçlara ulaşması için mutlu evliliğin şart koşulduğu bilmek gerekmektedir. Yazar bunu bir özveri olarak nitelendirse de “disiplin”in özgürlük olduğunu savunanlar da vardır. Ve disiplin evlilikle kazanılabilen bir kurumdur. Ve son derece ciddi, aynı derecede kutsal. İnsanlar ise bu olguya ilk açıdan bakmakta. Toplum ise, onları evlenmeye zorlamaktadır. Eski Mısır’da insanların bu dünyadaki yaşamdan öteki dünyadaki yaşama kabul edilmeleri için, Tanrı Osiris ve yardımcısı erdem sınavları yapar, Ve kişiye şu yargılarla değerlendirirlermiş,

Hiç kimseye kötülük etmedim,
Yakınlarımı kötülüğe sürüklemedim,
Kimseyi gücünün dışında çalıştırmadım,
Benim yüzümden kimse acı çekmedi,
Korku duymadı, yoksulluk çekmedi,
Kölelere kötü davranmadım,
Kimseyi aç bırakmadım,
Kimseyi öldürmedim,
Kimsenin arkasından vurulmasını, öldürülmesini,istemedim.
Yalan söylemedim, zina etmedim.
Yiyecekleri eksik yada fazla fiyattan satmadım,
Terazinin kefesine elimi bastırmadım,
Süt çocuklarının ağzından sütü eksik tutmadım,
Hayvanları çalmadım,
Ölmüş balığı yutmadım,
Hiçbir arkın suyunu başka yöne çevirmedim,
Kuşları avlamadım,
Utandırıcı davranışlar yapmadım,
Tanrıların kötü gördüklerine yaklaşmadım. Ben temizim.
Her ne kadar bölümler dağınık olsa da ve her konu başlığı altında yüzlerce kitap yazılacak genişlikte olsa da kitaptan alınacak mesajlar bulunmaktadır. Bu mesajlar kişilerin daha bilinçli bir hayat sürmesi bakımından önemlidir.

16.09.2003

Ece Vahapoğlu'nun yabancı dil öğrenmeyle ilgili bu kitabı sistematik biçimde yazılmış ve içindeki yönergeler uygulandığı zaman başarı kazanılacak bir eser. Her işin bir amacı olduğu için yabancı dil öğrenmenin amacı, niçin yabancı dil öğrenmek istenildiğini yazar akıcı bir dille anlatmış. Örneğin; yabancı dil öğrenmede başarısızlık nedenleri ve geliştirme yolları ciddi derecede önemsendiğinde başarı olacaktır. Yazar, kitabının 37. sayfasında gereğinde fazla test çözmenin dil öğrenme açısından zararlı olacağını öne sürmektedir. Akademik ortamda insanların kariyerlerinin bu şekilde sınavlara bağlı olduğunu göz önüne aldığımızda yabancı dilde yapılan yanlışları görmemiz mümkün. Her insanın bir fikri vardır ve saygı duyulması gerekir. Ancak bazı temel cümlelerin üzerinde düşünmek gerektiği kanısındayım. Örneğin Vahapoğlu, kitabının 7. sayfasında yabancı dil bilen ve yutdışı görmüş kişilerin daha aydın olacağı inancında, bununla birlikte 42. sayfada yabancı dille eğitim yapan kurumlar için kişilerin kendi özgür iradeleri ile bu okullara girdiğine göre, onların tercihlerine saygı duyulması, kamusal kararlarla bireysel hakların çiğnenmemesi gerektiğini düşünmekte. Bu ve benzeri konular sayfa sayısı sınırsız kitaplarda işlenebilir ve bu kitabın amacı yabancı dilin nasıl öğrenileceği konusunda okuyuculara yardımcı olmaktır. Bunun dışındaki konular tartışmaya açıktır. Bence kitap yabancı dilin öğrenilme teknikleri açısından benzeri olmayan bir kitap. Özelliklede kitapta yer alan küçük notlar, yazarların sözleri ve gerçekten düşündüren fıkralar esere bir renk katıyor. Örneğin bir dil öğrenmek isteyen insanlar için Jim Rohn tarafından söylenen söz bu çalışmaları özetlemekte; “Bir şeyi yapmak için yeterince nedeniniz varsa, onu yapmanın bir yolunu mutlaka bulursunuz”.Bu konuda çalışma yapan ve yabancı dil öğrenmek isteyen herkese tavsiye edilir.