Genç kız kitabın arasındaki renkli ayracı, kitabın giriş bölümüne koydu ve kitabı ablasına teslim etti: Okumalısın! Kitaba başlarken böylesine etkileyici ve sürükleyici, dahası kendisini ağlatacak kadar duygu yüklü bir kitap olacağını tahmin etmiyordu… Aradan birkaç gün geçmesine rağmen aklına geliyordu kahramanlar; Hasan, Emir, Sohrab…
Kitabı okurken, bir romanı okumuyordum da birinin yaşam hikayesini bizzat ilk ağızdan dinliyormuşum gibiydi. Duyduklarım, öğrendiklerim ve hissettirdikleri kesinlikle sadece kurgu olamazdı. Öylesine gerçekçiydi benim için..
“Yeniden iyi olmak mümkün” diyordu Rahim Han, Emir’e. Böyle başlıyor kitap. Sonrasını Emir’in ağzından okuyoruz. İki küçük çocuğun Afganistan’nın zor dönemlerinde yaşadığı dostluğu… Birisi zengin ve ünlü bir işadamının oğlu Emir, diğeri ise hizmetkarın oğlu tavşan dudaklı Hasan. Biri saygı duyulan bir çocuk, diğeri ise Hazara olduğu için küçümsenen bir çocuk… Bu iki farklı çocuğun hikayesi okunmaya değer.
“Afganistan’da çocuk çok ama çocukluk yok”
Kitabın filmi de varmış, yeni öğrendim. Filmi izlemeyi şimdilik düşünmüyorum. Çünkü yazarın ikinci kitabı olan Bin Muhteşem Güneş‘i merak ediyorum. En kısa zamanda okumalıyım. Yazarın üslubu, anlatış biçimi çok iyi. Okumamış olanlara, tavsiye ediyorum. Başladığınız gün bitirmek isteyeceğiniz bir kitap.
(Alıntı)