Toplam yorum: 3.284.988
Bu ayki yorum: 6.494

E-Dergi

Emrah Özkul Tarafından Yapılan Yorumlar

04.11.2004

Daha önce Ahmet Hakan Çoşkun’un sunduğu İskele Sancak programının Yaşar Nuri Öztürk’ün konuk edildiği bölümü. Bu tür programlarda izlenenlerin akılda kalması için ya not tutulması ya programların tekrar izlenmesi yada bu şekilde eser haline getirilmesi gerekiyor. Programı izlememe rağmen içinde bulunan konuşma metinleri Yaşar Nuri Öztürk’ü daha yakından tanımak açısından oldukça önemli. İslam’ı anlamak için Kur’an-ı Kerim’in yeterli olduğu düşüncesi, burada da ele alındığı gibi sadece mealin yeterli olmayacağı bunun için daha başka kaynaklara ihtiyaç olacağı şeklinde ifade edilmiş. Olumlu eleştirenler kadar olumsuz eleştirilere de sıklıkla maruz kalan Yaşar Nuri Öztürk bu eleştirilere cevap vermeye çalışmış.
02.11.2004

Kitapta anlatılan Aborijinler evrenle uyum içinde nasıl yaşandığını açık örneklerle gösteriyorlar. Kitabın verdiği mesajı düşündüğümüzde evrenin her bir parçasıyla uyum içinde yaşamanın o evrenle çatışma içinde olmadan yaşamak anlamı olduğu anlaşılmaktadır. Hatta yazar, böyle bir düşünce yapısının dünyayı yokoluştan kurtarmak için vakit olduğunu ispatladığını söylemektedir. Daha öncede söylenildiği gibi elimizde olan kıymetini bilemediğimiz şeylerin ne kadar fazla olduğunu görüyoruz. Doğallık, sadelik, telepati, birlikte yaşam ve biz bilincinin oluşması, doğayla bütünleşerek yaşama eserin temel noktaları. Kitabın 124. sayfasında bu kabile üyelerinin evrenin halen tasarlanmakta ve oluşmakta olduğu belirtilmekte ve insanlar birer varlık olduklarını anlayamayacak kadar meşguller. Yaşama başka bir pencereden bakmak isteyenler mutlaka okumalı….
01.11.2004

gerçek yaşam savaşının ne olduğunu gösteren mükemmel bir kitap. Brown, çok güzel betimleme gücüyle duygularını çok güzel yansıtıyor okuyucuya. ve insan düşünmeden edemiyor sol ayağıyla yazı yazmasıyla, anne diyebilmek için yıllarca bekleyen bir kişi hayattan ümidini yinede kesmiyor. ve hep ümidiyle yaşıyor. aynı konumda biz olsaydık acaba Brown gibi olabilirmiydik? ilk fırsatta okunmalı...
01.11.2004

Müthiş bir kitap diyebilirim. 95 sayfa olmasına rağmen o kadar geniş ki zor bitiriliyor . Genel olarak yaşamını amacını bulma çabasında birinin itirafları. Ateizme giden yolda, bilimsellikte bulmaya çalıştığı yaşam koşunu, her şeyden uzak dinsel öğretiler bulan bir dahinin anıları. Kitabın arka sayfasındaki seyyah hikayesi her zaman örnek verilecek türden. “Seyyah, hayvanlardan kurtulma için susuz bir kuyuya atar kendini. Orada kuyunun dibinde bir ejderha görür. Onu yutmak için ağzını açmıştır. Yırtıcı hayvan tarafından parçalanmamak için yukarı çıkmaya cesaret edemeyen, ama ejderha tarafından da yutulmamak için aşağıya atlayamayan bu zavallı, kuyunun duvar taşları arasındaki bir dalı yakalar ve ona sımsıkı tutunur. Elleri uyuşur az sonra, kendini her iki tarafta bekleyen felaketin kucağına düşeceğini hisseder, ama hala sımsıkı yapışıp durmaktadır dala. O sırada biri beyaz iki farenin onun tutunmakta olduğu dalın çevresinde dolandıklarını ve dalı kemirmeye başladıklarını görür. Birkaç dakikası vardır. Dal kopacak ve o da canavarın ağzının içine düşecektir. Seyyah bunu görür ve kutumla şansının olmadığını bilir. Ama havada debelendiği sürece çevresine bakınmaktadır. Çalının yapraklarında bal damlaları görür. Dilini uzatıp bunu yalamaya koyulur. İşte bende aynı, beni parçalamaya hazır olduğunu bildiğim halde, hayatın dallarına tutunuyorum ve bu azaba niye düştüğümü bir türlü aklım almıyor ve şimdiye kadar bana teselli vermiş balı emmeyi deniyorum. Ama bal ta vermez oldu artık; beyaz ve siyah fareler gece gündüz tutunduğun dalı kemirmekteler”… bu müthiş hikayeye ne denebilir ki bir insanın hayatında yaşadığı çelişkiler ancak bu kadar iyi açıklanır. kesinlikle okunmalı...
01.11.2004

tostoy'un bu eserinde sürükleyici öyküler bulacak ve bunlardan çokşeyler öğreneceksiniz. sırlar dünyası gibi programların yapılıp yapılmaması gerektiği şu günlerde gerçek iyiliğin, güzelliğin, sevginin, sabırın neler olabileceğini müthiş bir dille anlatmış Tolstoy. Mutlaka alınıp okunmalı...