Çevirisi kusursuzdu! Kitap ise etkileyici... Unutamayacağım kitaplar arasında yer aldı. Normalde klasikleri okumayı pek sevmem ama kitabın kapağının cazipliği ile okudum...
Jane'in yaşadıkları çok zordu. Gerçek Bayan Reed'in yanında gerekse okulunda... Ağır şeylerdi. Okulda Helen'le arkadaşlığı çok güzeldi. Özellikle Helen'in ölümü beklediği gece yanına gidip yattığında ve sabah Helen'in ölümünde gözlerim doldu.
Bay Rochester'ın malikanesine geldiğindeyse bir umut var dedim Jane için ki gerçekten de umut vardı. Her ne kadar Bay Rochester çok sert ve katı görünsede. İnkar edemem başlarda hoşlanmadım ondan ama Jane'e olan sevgisinden emindim. Şüphe etmedim hiç! Tıpkı Jane'in ona olan sevgisinden etmediğim gibi.
Bay Rochester'ın evli çıkması ve Jane'in bu haberi aldığı pozisyon ve verdiği tepkiler beklediğim gibi değildi. Jane'in malikaneden ayrıldığında yaşadıkları da çok ağırdı ama son anda kurtuldu ölümden... St. John sayesinde... Sonlarda daha çok gülerek okudum kitabı. En azından yaşananların ağırlığı geride kalmıştı. Ama son sayfalarda Bay Rochester'ın yanına gittiğinde Jane ve aralarında geçen konuşmalarda istemsiz bir tebessüm belirdi. Mutluluğu okumak çok ayrı bir hazdı...
Bu kitaptaki her duygu o kadar saf işlenmişti ki diğer kitaplardan olan üstünlüğünü gösteriyordu. Günümüzde yazan aşk kitaplarından farklıydı. Oradaki gibi aşk şehvete dayalı değildi. Masum, saf ve temizdi. Sözcükler yüreklerinden kopup geliyordu.
Bu kitabı anlatmaya kelimeler yetmez...