Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Bekir Tufan Tarafından Yapılan Yorumlar
Yazarın iki kitabı da, yanlış hatırlamıyorsam, Yenişafak Gazetesindeki Pazar günü yazılarından oluşuyor. Pazar günleri gazetedeki ilk sayfamızdı onun yazılarının olduğu yer. Halen gazeteleri onun yüzünden son sayfalardan başlayarak okuyorum. Birgün kavga kaçağı tırsak yüreğiniz savaş meydanlarına çağrılıyordu, birgün eğer savaşırsanız size en güzel kız vaat ediliyordu, birgün Chaki Chan'in köpekleşerek girdiği kapıların Bruce Lee tekmeleriyle nasıl kırıldığından bahsaçılıyordu ve bir aşkın tarifinin "Dünyanın en kalabalık otobanına düşmüş bir kedi ölüsü" olduğunu anlıyordunuz. Bize dayatılan modernleşme, davullaşma (hani şu dengi dengine çalan şey var ya), gibi saçma sapan şeyleri tekmelemek isteyen bir adamın bunları yazılarıyla sizlere sunduğu kitaplar bunlar. Lahmacun yemenin mutluluk olduğunu da o size söylüyor. İnanılmaz akıcı ve inanılmaz şiirsel. Nazım mı nesir mi yoksak tersi mi? Ne önemi var. Yüksek voltajda duygu yoğunluğuna ihtiyacınız mı var. Size en yoğununu yaşatacak bir kitaba çok yakınsınız. Varoş delikanlısının dünyayı yakma çabasıdır belki de bu kitaplar... Lakin yazarınız yaklaşık 4 yıldır kayıp... Bu sene bir ara Gerçekhayat Dergisinde sanırım iki yazısı çıktı ve tekrar kayboldu. Durumundan haberdar olan varsa bana da bildirirse çok memnun olurum.
Değeri tüm yazarların öldükten sonra mı anlaşılır? Buna bir anlam veremiyorum. Hayatını yoksulluk içinde geçirmiş bu dahi adamı sevmemek imkansız. Kahramanları öyle orta yerde duran insanlar.. Yanı başınızdan hemen arkanızdan geçen biri mesala... Ara sokaktan çıkıp diğer sokakta kaybolan bir dilence, yada bir serseri... Fakir bir memur... Evet hayatın ortasında yaşadı ve yaşadıklarını yazdı. yani hayatı tam ortasından vurdu. Kanlı canlı kahramanlardan hoşlanıyorsanız (Kim hoşlanmaz) Dostoyevski'nin hangi kitabını alırsanız alın.
Kitabın arka kapağında Hakan ALBAYRAK böyle bir kitabın yazıldığına inanamadığından bahsetmiş. Bu kadar haklı olunamayacağını sanırdım. İnanılmaz bir kitap.. Yazar dalga geçer gibi kitap yazmış ama kahramanda hayatını aslında dalga geçer gibi yaşıyor.. Kitapla kahraman bütünleşmiş anlayacağınız. Polisiye okumalara kendini kaptırmış olan yazarınız, dehşetengiz, ve akla hayale sığmayacak kadar enteresan bir kahraman yaratabilmiş kendine.. Hayalgücü bu kadar geniş bir kahraman ne mümkün, namümkün... Kendinizi kaptırıyorsunuz kitaba, inanılmaz cümleler, sürekli kendi kendinize gülmeler, espriler... Hele de kahramanların isimleri sizi öldürüyor.. Benim kitap adına takıldığım tek şey, kahramanların abartılı entellektüel bilgileriydi.. Bu kadar da olsun.. Hem kahraman dediğiniz de örnek alınacak bir tip olmalı değil mi? Yoksa işkembesinden başka birşey düşünmeyen bir adamın kahraman olduğu bir kitabı okumanın ne güzelliği olabilirdi.. Şiddetle tavsiye edilir...Tekmelerden kendinizi sakının...
İki ayağı bir pabuçta olmanın görgüsüzlüğü alamet olduğunu ve rüyada hep batıya gidenlerin uyandıklarında kendilerini uyandıklarında yataklarında bulacaklarını da bu adamdan öğrenebilirsiniz. Terörün ne zaman haklı olacağını da, mazlumlara yasak konulamayacağını da.. Aslında öğrenilmesi yasak olan şeyleri, ve aslında bize lüzümsuz olarak gösterilen şeyleri de.. Yani manyak olarak yaftalanmak istiyorsanız.. Size Dublörün Dilemmasını da tavsiye ederim. Aynalı Barikatlar da inanılmaz ajanlarla da tanışıyorsunuz lakin kitabın bazı yerlerinde sıkıldığımı da itiraf etmeliyim... Bu kitaba denemeler olarak bakılamayacağını da eklesem iyi olur, zira kitap terör hakkında yazılmış makaleler tadında... Terörün nasıl bir iletişim aracı olduğunu merak ediyorsanız, tavsiye buyrulur..
Tolstoy,
adını duyduğumuzda başka ne söyleyebiliriz ki diyebiliriz. Ama konuşmaktan da kendimizi alamayız. O halde başlayalım. Aristokrat ailenin çocuğu. Zengin ama bu zenginlik bir dinginlik yaratmıyor. Sürekli kendini arıyor. Benliğinin yoksulu ve bunu biliyor. (Ne mutlu.) Kitapları belki de bu yüzden bizi sarıp sarmalıyor. Zengin değiliz ama kendimizi arıyoruz. O bir yol gösterici değil hiç şüphesiz çünkü o bulabilmiş değil. Okuyoruz ve bazen okuduklarımız bizi hiçbir sonucu ulaştırmıyor. Tolstoy işte böyle. Kitabın sonunda adam yazmış abi diyoruz ama hayat budur yada işte hayat böyle yaşanmalıdır diyemiyoruz. Sürükleyici ve her duyguyu tatmak için kitap arıyorsan işte öyle orta yerde duran Tolstoy'un ta kendisi. Hayatı anlamlandırmak istiyorsan git ve eline Kur-an'ı Kerim-i al ve okumaya başla.