önceleri afa yayınlarından basılan bu kitap 'Kaplıcada bir konuk/Nürnberg yolculuğu' adı ile yayınlanmıştır.hesse, kaplıcada bir konuk şeklinde adlandırdığı anlatımlarında Baden kaplıcalarına yaptığı zorunlu bir yolculuktan ve geçirdiği günlerden bahseder.hesse, her nekadar roman olarak adlandırılmış olsa da aslında yolculuk anılarını anlatmaktadır.gezi yazısı niteliğindedir.ancak bir farkla..bunu yazan hesse olduğundandır ki ruh durumları da fazlasıyla yansıtılacaktır..sorgulamalarla doludur..düşündürür.kendini anlatır ama bozkırkurdunu okuyanlar için denebilir ki bu kitapta da açıkça ve uzun cümleler ile ifade etmese de kendini bozkırkurdu ilan etmiştir.gerek malakka bastonunu kullanmamaktaki ısrarı, gerek kimseyi beğenmemeleri sonrasında kendisine kızışları gerekse kendini anlama çabaları ile yine tam bir hesse kitabı..Nürnberg yolculuğu adlı bölümde ise yapması istenen okumalar nedeni ile çeşitli şehirlere davet edilmiştir.kitap, önce locarno sonra zürih, yine baden, ulm, augsberg ve son olarak nünberg yolculuğunda geçirdiği günler ile aslında tam olarak bu bölümde gezi yazıları şeklinde oluşturulmuştur.kitaptaki sorgulamalardan seçilmiş birkaçını aktarmak en güzel olanı..
"..bütün bu durumlarda çok iyi biliriz ki, salt bir rastlantı karşısındayız; ama yine de kökü derinde manevi gereksinimin dürtüsüyle öyle davranırız ki, sanki rastlantı diye bir şey olamazmış ya da olmaması gerekiyormuş, sanki dünyada her şey bizim mantıksal düşüncelerimizin bağımlılığındaymış, sanki her şeyi mantığımızla çeki düzene sokabilirmişiz"
"insancıl davranışlara da çok geçmeden balmumundan figürler müzesinde rastlanabilecektir"
"gerçek, kabuslardaki görüntülerden ok daha masumdur"
"istediği kadar tatsız olsun, insanın sıyrılıp çıkamayacağı bir durum yoktur, yeter ki istesin,azmetsin;bu kürün en iç karartıcı, moraliminen bozuk olduğu günlerinde bile tüm neşesizliğime karşın gömüldüğüm bataktan yine tırmanıp çıkacağımdan hiç kuşkuya kapılmadım"
"akıl denen şeyle ilişkim de yemekle içmekle ilşkim gibidir. kimi anlar olur dünyada akıl kadar, soyutlama olasılığı kadar mantık ve düşünce kadar beni kendine çekip bana vazgeçilmez gelen başka bir şey gösteremem.ama sonra akla iyice doyup bu kez onun karşıtını gereksindiğimde karşıtını özledim mi akla ilişkin ne varsa bozulup kokuşmuş bir yemek gibi tiksindirir beni."
"yanlış yollarda yürümem hayırlı oldu benim için, yenilgilerin tadına doyum yoktu, çünkü beni gerisin geri götürüp ana kucağına bıraktı. Tanrının lütfuna mazhar olmamı sağladı"
"dengeli sevgi, sağda solda borçlu duruma düşmeden sevebilme, kendi kendisine karşı duyulan, hiç kimseden çalınmamış sevgi, kendi ben'inin hakkını yemeden ve kendi ben'i üzerinde zor kullanmadan başkasına duyulan sevgi!"
"şüpheciler, şimdiye kadar kimsenin kalp kırıklığından ölmediğini kesinlikle belirtir"