Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Esra Demir Tarafından Yapılan Yorumlar

14.09.2003

halen radikal gazetesinde yazmakta olan perihan mağden'in iki yıl boyunca gazetede yayınlanan yazılarının biraraya topladığı kitabı.kitapta belli konuların toplanması sözkonusu değil..hayat var..politika var, aşk var, nefret var, her şey var..özellikle 'tavan arası temizliği'başlıklı yazısı tavsiye edilir,ruh acısı çekenlere, sebepsizliklere boyun eğenlere..
14.09.2003

godot..beklenen ama gelmeyen..varlığı bile yanılsama olan godot...neyi/kimi ve niye bekliyoruz hayatı devam ettirmek için?gelmeyecek godot'lar için beklemek midir hayat, yoksa godot "yok" deyip yürümek mi..
20.08.2003

kitabın objectivizmi yansıtması açısından seçilen ilk kahramanı howard roark, stanton üniversitesi mimarlık fakültesinden döneminde varolan akım klasisizm'e aykırı çizimler yaptığından üniversiteden atılır, artık kendi istediği modern tarzda, kendi hissettiği projeleri ne pahasına olursa olsun yapmak için tek başına mücadele verecektir.üstelik kimseye reklam verdirmeden ve reklam olmaya çalışmadan..'denize düşen yılana sarılır' atasözünü hiç duymadan maden ocaklarında çalışmaya bile razı olmuştur, söylenenlere bile aldırmadan..
ileride kavuşacak olan bu ikilinin diğeri dominique francon'dur..mecnun'un leyla'ya 'ben geldim' demesi neticesinde kapılardan geri çevrilmeyi yaşayan mecnun'u bile geçmiştir dominique..ben yoktur..ben o dur...o ben...her ikisi de kendi aralarındaki duyguya açık bir ifade ile kimsenin karşı koyamadığı yüce aşk'a karşı koyamamış ancak diğer insanlara karşı ben'likleri yönünde etten duvar misali yaşamışlardır.rand, neden bu tanrısal özellikleri bu derece iki kahramana yöneltmiştir bilinmez bilinse de kabullenilemez ama sonuç olarak abartıları aştığınız sürece kendi ben'inize saygı duymanızdır savunulan..biz'ler altında ezilmeden yaşamak gereğidir, bu düşünceyi ifade ederken bazı temel kavramlara yanlış bakış açıları verilse de temel olarak bu düşünce bana göre çok doğrudur..buram buram objectivizm kokan kitap salt mantık diyenlerimiz için tama yakın doğrudur şeklinde algılanabilirken, inanç kavramını mantıkla yoğuranlarımız için genel itibariyle pek de doğru mesajlar vermiyor olsa gerek-özellikle belki bilinmez ama vurgu yapılması açısından özellikle son sayfalarda.toplum halinde yaşamaya meraklı olan ya da zorunlu olarak yaşayanlar için abartı gelebilir..her şeyde kendi benliğin için çalışmak..
bencillik ile benliğe karşı duruş farklıdır.benliği arama bencillik değildir der.."bencil kişi salt anlamda bakıldığında kendine başkalarını feda eden kişi değildir.başkalarını herhangi bir şekilde kullanma ihtiyacının üstüne çıkmış kişidir" bu noktaların ayrıntılı yapılan bir okuma ile hoş düşüncelere dalmanıza yol açması pek mümkündür.romanın içinde orijinallikler barındırdığı doğrudur..beklemediğiniz anda beklemediğiniz farklı tarzlar..788 sayfa olmasından dolayı kesin olarak okuyun diyemeyeceğim bir kitap..zira, zamana yenik düşüyorsunuz..bol vakti olanlar için ise kesin okuyun derim..
14.08.2003

önceleri afa yayınlarından basılan bu kitap 'Kaplıcada bir konuk/Nürnberg yolculuğu' adı ile yayınlanmıştır.hesse, kaplıcada bir konuk şeklinde adlandırdığı anlatımlarında Baden kaplıcalarına yaptığı zorunlu bir yolculuktan ve geçirdiği günlerden bahseder.hesse, her nekadar roman olarak adlandırılmış olsa da aslında yolculuk anılarını anlatmaktadır.gezi yazısı niteliğindedir.ancak bir farkla..bunu yazan hesse olduğundandır ki ruh durumları da fazlasıyla yansıtılacaktır..sorgulamalarla doludur..düşündürür.kendini anlatır ama bozkırkurdunu okuyanlar için denebilir ki bu kitapta da açıkça ve uzun cümleler ile ifade etmese de kendini bozkırkurdu ilan etmiştir.gerek malakka bastonunu kullanmamaktaki ısrarı, gerek kimseyi beğenmemeleri sonrasında kendisine kızışları gerekse kendini anlama çabaları ile yine tam bir hesse kitabı..Nürnberg yolculuğu adlı bölümde ise yapması istenen okumalar nedeni ile çeşitli şehirlere davet edilmiştir.kitap, önce locarno sonra zürih, yine baden, ulm, augsberg ve son olarak nünberg yolculuğunda geçirdiği günler ile aslında tam olarak bu bölümde gezi yazıları şeklinde oluşturulmuştur.kitaptaki sorgulamalardan seçilmiş birkaçını aktarmak en güzel olanı..
"..bütün bu durumlarda çok iyi biliriz ki, salt bir rastlantı karşısındayız; ama yine de kökü derinde manevi gereksinimin dürtüsüyle öyle davranırız ki, sanki rastlantı diye bir şey olamazmış ya da olmaması gerekiyormuş, sanki dünyada her şey bizim mantıksal düşüncelerimizin bağımlılığındaymış, sanki her şeyi mantığımızla çeki düzene sokabilirmişiz"
"insancıl davranışlara da çok geçmeden balmumundan figürler müzesinde rastlanabilecektir"
"gerçek, kabuslardaki görüntülerden ok daha masumdur"
"istediği kadar tatsız olsun, insanın sıyrılıp çıkamayacağı bir durum yoktur, yeter ki istesin,azmetsin;bu kürün en iç karartıcı, moraliminen bozuk olduğu günlerinde bile tüm neşesizliğime karşın gömüldüğüm bataktan yine tırmanıp çıkacağımdan hiç kuşkuya kapılmadım"
"akıl denen şeyle ilişkim de yemekle içmekle ilşkim gibidir. kimi anlar olur dünyada akıl kadar, soyutlama olasılığı kadar mantık ve düşünce kadar beni kendine çekip bana vazgeçilmez gelen başka bir şey gösteremem.ama sonra akla iyice doyup bu kez onun karşıtını gereksindiğimde karşıtını özledim mi akla ilişkin ne varsa bozulup kokuşmuş bir yemek gibi tiksindirir beni."
"yanlış yollarda yürümem hayırlı oldu benim için, yenilgilerin tadına doyum yoktu, çünkü beni gerisin geri götürüp ana kucağına bıraktı. Tanrının lütfuna mazhar olmamı sağladı"
"dengeli sevgi, sağda solda borçlu duruma düşmeden sevebilme, kendi kendisine karşı duyulan, hiç kimseden çalınmamış sevgi, kendi ben'inin hakkını yemeden ve kendi ben'i üzerinde zor kullanmadan başkasına duyulan sevgi!"
"şüpheciler, şimdiye kadar kimsenin kalp kırıklığından ölmediğini kesinlikle belirtir"
14.08.2003

şark yaşantısından garp yaşantısına doğru özenti kayışlarının peyami safa'nın mükemmel anlatımı ve ince tahlilleri ile donandığı gerçeklerin yer aldığı kitap.şinasi ile neriman arasındaki ilişki başlangıçlar itibari ile iki tarafında yöneldiği evlilik yolu halinde şekillenirken, neriman'ın ne düşündüğünü bilememesi ve garba olan kayışlar nedeni ile gittikçe yoğunlaşan belirsizlikleri ile şinasi'nin muhayyelesinde evliliğe doğru giden bir ilişki halini almıştır, üstelik neriman'ın babası faiz bey'in ses çıkarmamaları yani bir anlamda zımni desteği ile..garba olan özentide beyoğlu, şarkın yaşandığı alan olarak ise fatih semti seçilmiştir.yoğun düşünce gidiş gelişleri arasında yanlışlar anlaşılmıştır kızımız sonunda doğru yolu seçmiş,ait olduğu kültürde yaşamaya karar vermiştir, şinasi ile evlenecektir.kitap sadece yazıldığı yıllar için değil günümüz için de 'gerçek'tir..