iskender pala'nın ilk romanı olma özelliği taşıyan 392 sayfalık bu kitap 30 bölümden oluşuyor.fuzuli'nin emeğinden çıkma leyla mecnun kitabının konu olarak temel oluşturduğu romanın ilgi çeken yanı bir kitabın dile gelişi ile anlatılmış olması.romanda kitapçık dile gelir, hisseder, yaşar ve görür.kısacası insana dair tüm hisleri ve ruhu taşımaktadır.kendini mecnun yerine koyan kitap leyla'yı aramış ve hemen hemen her bölüm sonunda 'leylaaaa' diyerek yüreklerimizi dağlamıştır.belki bir insan dili ile anlatılsa müdahale edilmek istenen noktalarda müdahale gerçekleşebilecek ve 'çıkışsızlık' terimi anlamsız kalacaktı..
fuzuli'nin aşkı giz ile tanımlaması bir anlamda doğru bir anlamda yanlış diye düşünmeme sebebiyet vermiştir..öyle ya aşk giz iken yaşanmaz sadece..
kitabın en ilginç cümlelerinden biri de aşk ayrılığının bir azap olduğu ve azabın 'a-z-b' kökünden türediğini bunun da 'lezzet' demek olduğu..aşık gerçekten platoniklikte lezzet mi duyar diye düşündürecek bir cümledir bu esasında..
aşk'ın acımasız tanımı da verilmiştir, insanları ne hallere düşürdüğü de.. fuzuli’nin dilinden..
"Sevda siyah etti ruzigarim
Aşk aldı inan-ı ihtiyarım"
Mecnun'un Leyla'sına duyduğu bu aşkı diğerlerinden ayıran bir durum yoktur ona göre..bir fark dışında..mecnun’un babası tarafından mecnunluğundan kurtulması ve rahata ermesi için kabeye götürüldüğünde aşkımı arttır Allah'ım diye dua edişidir..kim aşk için yanmayı göze almış ki mecnun olsun..yanmak isteyenlere izin verilmiş mi ki yansın kavrulsun ömürleri sevgilileri için feda olsun....
bu kitap 'aşk'ı anlattığından yazılacaklar bitmez tükenmezdir..şu beyitler yalnız yaşanan aşk'ı ne de mükemmel şekilde anlatmaktadır da içimizi kavurmaktadır..böyle aşklar ancak karşılıksız yaşanır diye düşünmüşümdür.zira karşılıklı aşkta sevgiliye kavuşma anlamında acı yoktur..
mecnun oldum ben sana sen dönüp bakmadın bana diyenlere..
"Bende Mecnundan füzun aşıklık isti'dadı var
Aşık-ı sadık benim Mecnun'un ancak adı var"
Fuzuli
geceleri bitmez tükenmez olanlara,
"Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir
Mübtela-yı gama sor kim geceler kaç saat"
Sabit