Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

93erhan Tarafından Yapılan Yorumlar

12.08.2025

Bu kitabı okurken kendimi Sibirya'daki o dondurucu çalışma kampında buldum. Soljenitsin, bir mahkumun tek bir gününü anlatarak aslında koskoca bir sistemi eleştiriyor. İnanılmaz bir ustalıkla, küçük detaylarla büyük gerçekleri anlatıyor. Mesela İvan'ın bir dilim ekmeği saklaması veya bir çiviyi özenle koruması bile aslında ne büyük anlamlar taşıyor. Bu kadar zor koşullarda bile insan nasıl yaşama tutunabiliyor, küçük mutluluklar bulabiliyoru anlatmaya çalışmış yazar. İvan'ın karakteri o kadar gerçek ki, kitabı bitirdiğimde onu tanıyormuşum gibi hissettim. Bazı yerlerde içim acıdı, bazı yerlerde ise İvan'ın zekasına hayran kaldım. Özellikle kamp hayatındaki o rutinler ve mahkumların birbirleriyle ilişkileri çok etkileyiciydi. ben okurken keyif aldım umarım siz de aynı duygularla okursunuz
31.12.2024

Kar fırtınası yüzünden gelemeyen evladını kaldığı yurttan almak için arabayla yola çıkan bir babanın kaybettiği diğer bir evladının kendisi ve ailesi üzerinde bıraktığı acılar ile yüzleştiği bir yolculuk hikayesi. Normal bir hayat sürerken yaşadığımız hırs, ihtiras, öfke, üzüntü ve hatta sevinç, neşe gibi duyguların bir evladın kaybı ile nasıl anlamsızlaşabileceği ve sonrasında da aslında geride kalanların bir şekilde bu duyguları atlatıp devam eden hayata bir şekilde ayak uydurması gerektiğini anlatan etkileyici bir eser.
31.12.2024

Bir köpeğe bilinç kazandırılsa ne gibi bir manzara ile karşılaşırızı zekice bir sosyalizim eleştirisi sahnesine çeviren yazarın zekası beni kendine hayran bıraktı. Yavaş yavaş bilinçlenen Şarik gittikçe artan talepleriyle Profesör Filippi çileden çıkarırken gülmemek elde değil. İdeoloji eleştirilecekse böyle zekice alegorilerle yapılmalı bence. Hem eleştirenin zekasını ortaya koyuyor hem de dikkat çekici olduğu için farkında olmadan özümsediğiniz düşüncelerinizi de tetikliyor.
31.12.2024

Çiçeği burnunda idealist bir doktorun ilk görev yeri olan bir köyde başından geçen olayların anlatıldığı keyifli bir eser. Kimi zaman komik kimi zaman hüzünlü zamanlar geçireceğiniz bu eserde yazar asıl mesleği olan doktorluğun cehaletin kol gezdiği ücra bir köyde nasıl zorluklarla icra edildiğini anlatıyor. Kitabı okuyunca yazar iyi ki doktorluğu bırakmış yazar olmuş ki biz de eserlerini okuyabiliyoruz diyeceksiniz. (Dipnot: bu kitabın aynı isimle bir dizisi de mevcut. Kitabı okuduktan sonra diziyi izlemenizi de tavsiye ederim.)
31.12.2024

Mihail Bulgakov'dan okuduğum ilk eser Genç Bir Doktorun Anıları kitabıydı. Büyük bir keyifle okuduğum o eserden sonra sırada Köpek Kalbi vardı ve o da zekice yapılan bir sosyalizm eleştirisi olmasının yanı sıra edebi olarak da bence çok güzel bir eserdi. Üslubunu ve düşünce şeklini keyifli bulduğum yazarın okuduğum bu üçüncü eseri olan Ölümcül Yumurtalar'ın da diğer iki eserden aşağı kalır yanı yok açıkçası. Konu olarak Köpek Kalbi eseri gibi bir sosyalizm eleştirisi olan bu kitapta aslında konu bilimin bağımsız insanlar tarafından özgürce ve iktidarın çıkarlarını gözetmeksizin rasyonel bir altyapıda yapılması gerektiğini, bunlar yapılmazsa ne oluru göstererek savunuyor. Zekasına şapka çıkardığım Bulgakov'un bu muhteşem eserini keyifle okumanızı dilerim.