Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
93erhan Tarafından Yapılan Yorumlar
Livaneli’nin birçok eserini okumuş biri olarak, Eliya ile Yolculuk kitabındaki "siyah Türkler" ifadesi ve büründüğü ucuz şovenizm beni yazardan soğutmuştu. Ancak hayatın siyah-beyaz kategorilere sığmayacak kadar esnek olduğunu fark edince, insanların sözlerinden ziyade amaçlarına odaklanarak Kaplanın Sırtında kitabına bir şans verdim.
Roman, 31 Mart Vakası sonrası Selanik’teki Alatini Köşkü’ne sürgün edilen II. Abdülhamid’in hikâyesini konu alıyor. Kurgu, Sultan’ın doktorluğunu yapan İttihatçı Dr. Atıf’ın anıları üzerinden şekilleniyor. Görevi gereği her gün köşke giden Atıf, Abdülhamid ile kurduğu diyaloglar sonucu devrik Sultana hak vermeye başlar. Abdülhamid; istibdat süreci, hafiye teşkilatı ve Avrupa hayranlığı gibi konuları kendi perspektifinden doktora aktarır.
Akıcı bir dille yazılan bu eser, hayatın grinin tonlarından ibaret olduğunu kanıtlıyor. İyi-kötü, kahraman-hain gibi keskin ayrımların sanal sınırlardan ibaret olduğunu görmek adına bu romanı mutlaka okumanızı öneririm.
Aziz Nesin'in dilini çok seviyorum. Duru ve anlaşılır bir Türkçe ile meramını çok net anlatan usta bir kalem. İlk okuduğum eseri Şimdiki Çocuklar Harika kitabıydı ve okurken keyif almış çokça gülmüştüm. Memleketin Birinde kitabında ise yazar dönemin Türkiyesindeki çarpıklıkları, çürümüşlüğü masal formuna sokarak çok zekice gözler önüne seriyor. Kitabı okurken anlıyorsunuz ki aslında pek bir şey değişmemiş maalesef güzel ülkemizde. Halkın şikayet ettiği her şeyi yine halkın yapması göndermeleri çok kıymetli bence ve bu güzel hiciv masalları kitabında benim en sevdiğim masal Bay Öküzle Bay Ahmet oldu.
Kitap ikişer üçer sayfa masallardan oluşuyor. Klasik tespitle gülerken düşünüyor ve üzülüyorsunuz. Tavsiye ederim mutlaka okuyun.
ihsan oktay anarın kitabını okuduktan sonra zihnimde canlanan puslu kıtalar atlası sahnelerinin ilban ertemin kalemiyle çizilmiş hali çok hoşuma gitti. çizer, romanın aslına sadık kalarak ustaca hayata geçirdiği sahneleri yazarın felsefi diyaloglarıyla öyle güzel harmanlamış ki bir çizgi dahi sırıtmıyor. kitabın konusu rüya ağırlıklı olduğu için bunun gibi bir romanı çizgi roman haline getirmek de ancak ilban ertem gibi usta bir kalemin eseri olabilirdi. aksiyon, macera, gerilim, kovalamaca ve felsefi bir altmetin üstüne kitabın hayata geçirilmesi gibi bir çizgi roman. umarım bir gün filmi çekilir ve bu çizgi roman da filmin sahneleri için taslak görevi görür. hatta bu çizgi roman günümüz teknolojisi ile hareketlendirilip animasyon film haline bile dönüştürülebilir. ilban ertem kitabı okuyup çizerken felsefi altyapıyı korumak için elinden gelen bütün çabayı harcamış bize de okuyup büyülenmek düşüyor. umarım siz de benim gibi keyifle okursunuz.
Türk dili etimolojisinin basılı halini de kütüphanemde bulundurmak için aldığım kitap. kelimelerin serüvenini kovalayan etimoloji sözlüğünde günümüzde kullandığımız kelimelerin kökleri, nasıl başkalaşım geçirdiği ve günümüzdeki haline nasıl geldiğinin macerasını anlatıyor.
yazarın başka kitaplarını da almıştım 1.5 yaşındaki kızıma. şimdilik resimleri daha da ilgisini çekse de konu olarak kaygının üstesinden gelmek için onunla yüzleşmek ve onunla yüzleşmek için de önce onu kabullenmek gibi bir alt metni olan kitap kurgusu ve çizimleriyle bizim gayet hoşumuza gitti. tavsiye edilir.