Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

laedri88 Tarafından Yapılan Yorumlar

07.10.2025

Yazar Şermin Yaşat ise, okuru bol olur. İster çocuklar için yazsın, isterse yetişkinler -ki hemen hemen tüm çocuk kitapları yetişkinlere de yazılmıştır aslında- mutlaka okunacaklar listesindedir.

Bir solukta okudum bu hoş çocuk romanını. Kızımla (10 yaşında) aynı kitapları okuyup, üzerine sohbet edebilmeyi çok seviyorum. Dilerim ki bu ilişkimiz her daim baki kalır.

Öğrenmek için, okumak için tüm yolları deneyen asla vazgeçmeyen “Lo”ya sımsıkı sarılıyorum.
07.10.2025

Yazarın yalın ve akıcı anlatımı ile, bir hikayenin içerisinden kendi içinizde bir yolculuğa çıkıyorsunuz.

Hayatın akışında en çok içimize yönelmeyi unutuyoruz. Halbuki hiçbirimiz sebepsiz gönderilmedik bu hayata. “Ot gibi yaşayıp gidiyoruz.“ da demiyorum; zira o bitkiler dünyamız için çok gerekli bir çalışmanın -fotosentezin- en önemli aktörleri.

Biz insanlarsa çoğu zaman tüm yaratılmışlardan geride kalıyoruz. Özümüzü keşfetmek için çabalamıyoruz. Nefes alıp vermeyi “yaşamak“ zannediyoruz. Benliğimizdeki güzellikleri yakalamak adına böyle kitapları daha çok okumalıyız.
07.10.2025

Serinin ikinci kitabını, ikinci defa su içer gibi, susuzluğumu kandırmak adına okudum. Hiç ölmeyecekmişiz gibi, bu dünyaya kazık çakmışız gibi, uzağız kendimizden, bizi var eden Rabbimizden... Ondan uzaklaştıkça kendimizden uzaklaştığımızı fark etmeden, yuvarlanıp gidiyoruz anlamsız hayatlarımızın ağırlığında...

Halbuki “Rabbim” desek; “Kulum, gel, iste, bağışlanma dile affedeyim.” diyecek ne merhametli, bizi çok seven bir yaratıcımız var. Kalbimizi onun varlığı teskin edecek.

Funda Hanım’ın kalemine sağlık. Unutuyoruz, sıradanlaşıyoruz, uzaklaşıyoruz özümüzden. Hatırlamak, yenilenmek, kendimize yakınlaşmak için okumaya devam etmeliyiz.

Yaşıyorsak, umut vardır hâlâ...
05.08.2025

O kadar tatlı,o kadar akıcı bir anlatımla yazılmış ki çocukluğuma ışınlanmış olabilirim bir anda.

Gözümün önünde belirdi çocukken oynadığımız oyunlar.Şanslı bir nesildik.İnsanlar ekrana bu kadar bağımlı değilken,ebeveynlerin çocuklarını korkmadan sokağa salabildiği,envai çeşit oyunu oynadığımız,hayalgücümüzle yeni oyunlar türetebildiğimiz bir çağdaydık.

Bilemiyorum,geçmişe gittim,gelemedim kitabı okuyunca. Çocuklarımın dilinden düşmeyen “canım sıkıldı” cümlesini hiç kurduğumu hatırlamıyorum.

Oyunla, arkadaşla, kitapla büyüyen ve kendisini geliştiren bir çağda yaşadık.Çocuklarımızı da teknolojinin esaretinden kurtarıp, spora, sanata, kültürel etkinliklere, okumaya ve öğrenmeye yönlendirmenin zamanı gelmedi mi?

İlkokuldan itibaren başlayan bir at yarışında tüketiyoruz çocukları. Çocukluklarını yaşamalarına engel oluyoruz.Halbuki rehber olmak, onlara ışık olmaktı vazifemiz

Bu tatlı çocuk kitabıyla bunu bize tatlı sert hatırlatan yazar Funda Uçuk Er’e sonsuz teşekkürler.
05.08.2025

Bazı kitapları okursunuz, kitabın sayfaları bitse de bitmez aslında o kitap içinizde. Hayatınızın arka planında o kitabı yaşamaya devam edersiniz.
Bir yıl arayla iki kere okudum bu kitabı. Muhtemelen çok farklı cümlelerin altını çizdim bu sefer. Hayatıma oturtmaya çalıştığım daha fazla düstur oldu.
Bu dünyaya sadece yiyip, içip günümüzü gün etmeye gelmiş olamayız. Bir gönderiliş amacımız var.
Hepimiz bir yapbozun parçalarıyız ve kendi değerimizin farkına varıp, kendimizi en iyi şekilde geliştirmek zorundayız. Yoksa hayvanların veya bitkilerin verdiği faydayı veremeyen çöp yığınlarına dönüşürüz sadece.
İnsan unutan bir varlık, ara ara kendimize hatırlatmalıyız, hayatın anlamına tutulmalı ve artık kurban rolünü oynamaktan vazgeçmeliyiz. Her ne yaşıyorsak, bizimle alakalı. Her zaman tercihlerimizin sonuçları seriliyor hayatımıza. Bunu farkettiğimizde şikayet etmeyi bırakıp, hayatın akışına gerçek manada teslim olduğumuzda mutluluğu yaşayabileceğiz ancak.