Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

laedri88 Tarafından Yapılan Yorumlar

05.08.2025

Başkomiser Nevzat’ın yeni hikâyesi, sadece bir cinayet soruşturması değil; aynı zamanda geçmişle, adaletle ve vicdanla yüzleşme yolculuğu.

Kitap, Ağva’da bir heyelan sonrası ortaya çıkan bir iskeletle başlıyor. Bu iskelet, bizi yıllar öncesine, karanlık bir döneme götürüyor. Nevzat’ın kişisel acıları da bu soruşturmanın gölgesinde yeniden gün yüzüne çıkıyor. Ahmet Ümit, yine klasik tarzında olayları sürükleyici bir dille anlatıyor. Yer yer felsefi sorgulamalar, toplumsal eleştiriler ve iç hesaplaşmalar kitabın ritmini derinleştiriyor.

Yırtıcı Kuşlar Zamanı, Başkomiser Nevzat serisinin özgün bir duruşu. Ahmet Ümit, polisiye türünün ötesinde günümüz Türkiyesinin sosyal, politik ve ahlaki özetini bir cinayet soruşturması çerçevesinde ustaca kurgulayarak sunuyor. Evet, bazı detaylar beklendiği kadar şaşırtıcı olmayabilir; fakat eser yine de hem atmosferiyle hem de güncel malzemeyi içeren derinliğiyle dikkat çekiyor.
03.08.2025

Kitabı elime alır almaz okuyup bitirdiğimi söyleyebilirim. Akıcı bir dille yazılmış, kolay okunan bir kitap. Yalnız içeriğinin beni etkilediğini söyleyemeyeceğim. Bam telime değmedi. Gönlüme dokunmadı yazılanlar.

Hani sanat filmi izlersiniz de “Ben şimdi ne izledim, ne hissettim?” diye düşünürken bulursunuz kendiniz. Öyle bir hal geldi kitabı bitirdiğimde.
03.08.2025

İnsan her anlamda konfor alanından çıkmalı. Çalışırken, gezerken ve hatta kitap okurken bile. Bu kitap benim kendi isteğimle okuma listeme ekleyeceğim bir kitap olmazdı. Farklı kültür ve türdeki kitaplar okumak hayata olan bakışımızı tazeliyor, belki de değiştiriyor.

Başlarda okumakta oldukça zorlansam da, özellikle son 100 sayfası aktı gitti ve beni içine çekti diyebilirim. Kitabı okurken kahramanların yaşam tarzlarına takılmaktan ziyade duygu ve düşüncelerini anlamaya çalıştığınızda okumaktan keyif alınabilecek bir kitaptı.
03.08.2025

Bir kitap okursunuz, sizi 100-120 yıl zamanda geriye götüren. Zamanda yolculuğa çıkmışsınız gibi seyredersiniz olanları. Sonra kitap biter ve pat diye olduğunuz zamana geri dönersiniz. Bir bakarsınız ki aradan geçen onca yıla hatta yüzyıla rağmen hiçbir şey değişmemiş.

Liyakatsizlik, adam kayırma, iş bilmezlik, tembellik, üçkağıtçılık, insanları etiketleme...

Karakterimize oturmuş şeyler mi bunlar bilmiyorum. Çok acı dönüp dolaşıp aynı senaryoların tekrarlanması. Ne zaman ve nasıl doğru olana evrileceğimiz meçhul.
03.08.2025

Zaman zaman hepimiz kendimizin anlaşılmadığını düşünürüz. Kimseyle hiçbir şey paylaşamadığımız anlar olur. Ne iki çift laf edecek bir dost vardır çevremizde, ne de halimizden anlayacak birileri.

Elias da böyle bir ruh hali içinde buluyor kendisini. Toplumla uyuşmayan, kültürel birikimini, özünü yansıtamayan bir aydın. Kalabalıklar içinde bir başına. O bir “eski dünya insanı” ama yeni dünyada yaşıyor.

En yakın arkadaşının karısına büyük hayranlık duymuş, hatta aşık olmuş. Zamanla Elias ile Eva‘nın yolları birleşmiş. Çünkü Elias Eva‘yı sanki beklemiş.

Hayat da böyle, bazen istediklerin umduklarını vermez sana.