Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Berkay Şenlik Tarafından Yapılan Yorumlar

24.06.2025

Manastırlı Mehmed Rifat’ın kaleme aldığı Ya Gazi Ya Şehid adlı oyun, Osmanlı’nın son dönemlerine ait, unutulmuş ama anlam dolu eserlerden biridir. Günümüz Türkçesine ve Latin harflerine Zehra Atabey tarafından aktarılmış bu metin, vatan, askerlik ve şehitlik kavramlarını derinlemesine işler. Eserde; köye gelen bir adamın, pehlivanlık yapan Ahmed’e askerliği anlatması ve kura çekimine gerek kalmadan 16 gönüllünün orduya katılması konu edilir. Amaç, sadece askerlik sevgisi aşılamak değil; aynı zamanda ümmet-i Muhammed’e duyulan aidiyeti ve vatana hizmet şuurunu güçlendirmektir. Duygusal dili ve dönemin ruhunu yansıtan söylemleriyle okuru bir asır öncesine götürür. Kimi yerlerde gözleri dolu dolu tebessüm ettiren bu kısa ama etkili eser, hem tarihi hem de manevi derinliğiyle kıymetlidir. Kenarda kalmış böylesi metinlere bir şans vermek isteyenler için içten ve samimi bir öneridir.
02.06.2025

Goethe’nin kaleme aldığı Werther’in Acıları, şehir hayatına yeni adım atan genç Werther’in, Charlotte adlı nişanlı bir kadına duyduğu imkânsız aşkı konu alır. Eser, yoğun duygularla örülü ve oldukça betimleyici bir üslupla yazılmıştır. Goethe, bu romanı kendi yaşantısından ilham alarak kaleme almış; hem kendi deneyimlerini hem de intihar eden arkadaşı Wilhelm’in hikâyesini romana yansıtmıştır. Duygusal çöküş, aşkın yıkıcı yönü ve bireyin iç dünyasındaki fırtınalar büyük bir edebi başarıyla işlenmiştir. Özellikle betimlemeleri seven okurlar için unutulmaz bir klasik olan bu eser, duygu yoğunluğu ve melankolik atmosferiyle dikkat çeker. Ancak aşırı melankoli içeren anlatımlardan hoşlanmayanlar için biraz ağır gelebilir.
01.06.2025

Sabahattin Ali’nin okuduğum dördüncü eseri ve şu ana kadar beni en çok etkileyen romanı oldu. Karakter derinlikleri beklentimin çok üzerindeydi; her biri özenle işlenmiş ve oldukça gerçekçiydi. Geniş karakter yelpazesiyle sürükleyici bir anlatıma sahip olan bu romanı, kısıtlı zamanıma ve uykuma rağmen birkaç gün içinde bitirdim. Özellikle sonu, alışılmışın dışında ve beklenmedikti; bu da esere olan hayranlığımı artırdı. Kitabın finaliyle okurda bıraktığı etki oldukça güçlü. Ben bu romanı kesinlikle tavsiye ediyorum. Ancak benim gibi hızlıca değil, sindirerek okunursa çok daha fazla anlam kazanacağını düşünüyorum. Hem edebi dili hem de toplumsal ve psikolojik derinliğiyle Sabahattin Ali’nin bu eseri, Türk edebiyatında özel bir yere sahip. Gerçek bir edebi deneyim yaşamak isteyenler için kaçırılmayacak bir kitap.
29.05.2025

Jack London’ın 1912 yılında kaleme aldığı Kızıl Veba, insanlığı yokoluşun eşiğine getiren bir hastalık sonrası, uygarlığın çöktüğü ve sadece birkaç yüz kişinin hayatta kaldığı distopik bir dünyayı anlatır. 2013 yılına dair öngörüleriyle dikkat çeken bu eser, teknolojinin unutulduğu, insanların tekrar iptidai yaşama döndüğü bir geleceği gözler önüne serer. Roman boyunca, geçmişin görkemiyle bugünün çöküşü arasındaki büyük fark, hayatta kalan bir adamın torunlarına anlattıklarıyla çarpıcı biçimde aktarılır. Jack London bu eseriyle, modern distopyaların öncüsü olmuş ve türün temellerini atmıştır. Atların hâlâ kullanıldığını varsayması gibi bazı detaylar dönemin bakış açısını da yansıtır. Sürükleyici dili ve düşündürücü temasıyla Kızıl Veba, sadece bir felaket hikâyesi değil, aynı zamanda insanlık ve medeniyet üzerine derin bir sorgulamadır. Özgün yapısıyla mutlaka okunması gereken eserlerden biridir.
29.05.2025

Bir İdam Mahkûmunun Son Günü; Fransız yazar Victor Hugo’nun, giyotinli idamların yoğun olduğu bir dönemde kaleme aldığı sarsıcı bir eserdir. Hugo, bir adamın idama giden sürecini anlatırken; vicdan, adalet, toplum ve birey kavramlarını sorgular. Arkasında bir anne, eş ve küçük bir kız bırakan mahkûm, kürek cezasını reddeder ve idama çarptırılır. Gün be gün yaklaşan ölümle yüzleşirken yaşadığı korku, pişmanlık ve iç hesaplaşmalar, okuyucuyu derinden etkiler. Hugo, idam cezasını sert bir şekilde eleştirir, okura farklı bir bakış sunar. Eser; adaletin soğuk yüzünü, insan ruhunun en çıplak hâliyle yansıtır. Toplumsal eleştirisi, güçlü dili ve insana dair sorgulamalarıyla mutlaka okunması gereken bir klasiktir.