Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Berrin GÜNDOĞDU Tarafından Yapılan Yorumlar
Doğu-Batı kültürü çatışmasını, kültürler arasında sıkışmayı, özentiyi, bulantıyı, mükemmel biçimde anlatmış, mutlaka okunması gereken bir kitap. Roman 1931 yılında yazılmış ve şu an 2006 yılındayız. Aradan geçen 75 yıla rağmen içimizde hala birçok Neriman var. Çevremizde, uzağımızda, televizyonlarda hep görüyoruz Nerimanları. Heryerleri özentiye bulanmış, iki kültür arasında sıkışıp kalmış, aidiyetsiz hisseden, acı çeken ve bazen de acı veren Nerimanları. Onlarca yıl geçmesine rağmen kitabın konusunun günümüzden alıntı gibi durması ne garip ve hâlâ iki kültür arasında sıkışıp kalmış bir toplum olmaktan kurtulamayışımız ne acı!!.. Sanırım bu süreç hiç bitmeyecek...
Efsanelerin nasıl oluştuğunu ama özellikle de bir insanın neden efsane olduğunu çok güzel anlatan bir roman. Belindeki silahla (tabanca, çakı, bıçak vs.) kahraman olunduğunu zanneden günümüz gençlerinin mutlaka okuması gereken bir kitap. Gerçek kahramanlığın beldeki silahta değil, yürekte ve güzel ahlak taşıyan ruhta olduğunu anlarlar belki de.. Kitabın konusuna gelince; Makedonya’daki Rumeli Beylerinin sonuncusu, fiziğiyle ve karakteriyle nam salmış Zülfikar Bey’in Balkan savaşının çıkmasının hemen öncesinden başlayarak, Makedonya’nın elden çıkmasına kadar olan zaman aralığındaki yaşam öyküsü. Dili sade, bu sadelik kimilerine tekdüze gelebilir. Ancak sonuna kadar okuyun derim.
Yazarın menapoz döneminde yaşadıklarını anlatan bir nevi duygusal ve fiziksel günce. Duru, açık, net ifadelerle tüm duygularını ve geçirdiği fiziksel ve ruhsal değişimleri anlatıyor. Bütün kadınlara tavsiye ederim.
Alpaslan arkadaşıma kesinlikle katılıyorum. Abartıldığı gibi değil. Neyi anlatmaya çalıştığını da hiç anlamadım. Mizah gücüyle, olayları ve insanları karikatürize ederek anlattığını düşündüğüm için aldım ama büyük bir hayal kırıklığı. Reklam edilecek hiçbir yönü yok..
Ayşe KULİN’den yine nefes nefese, sürükleyici hikayesi ve akıcı dili olan bir kitap. 2. Dünya savaşına girmemiş bir devletin diplomatlarının çektikleri sıkıntılar (ve bir o kadar da gururla) insanların kaderini nasıl da değiştirebildiğine tanık oluyorsunuz. Tabii 2. Dünya savaşına girmeme savaşı da bir miktar anlatılıyor. Bunların hepsinin kurgu olduğunu sanıyordum ama kitabı okuduktan sonra eski bir diplomatın, 2. Dünya savaşında Büyükelçilik yapmış birinin (çok üzgünüm ki adını hatırlayamıyorum) ölüm haberi ve kendilerini veya büyüklerini savaşın dehşetinden kaçırarak Türkiye’ye gelmelerini sağladığı için cenazesine katılan yahudileri ana haber bülteninde görünce bunların bir kurgu olmadığını anladım. Heyecanla ve gururla okuyacağınız bir kitap. Kesinlikle tavsiye ederim.