Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
solindk Tarafından Yapılan Yorumlar
İlk Neden'den toplumsal hayata kadarki bütün süreçleri ele almaktadır. İlk Neden'in varlığı, ayüstü ve ayaltı varlıklardan, madde ve suretlerden göksel cisimlere, ruh bedenden insana ve nihayetinde sosyal bir varlık olan insanın toplumsal hayatının düzenlendiği şehrin (mükemmel olan ve olmayan şehirler) özelliklerine varmaktadır. Farabi'nin devleti diğer ütopik devletlerden farklı bir şeklide vücuda gelmektedir. Ancak kabul etmek gerekir ki ağır bir eser olduğu için de sindirerek okumak gerekir. Genel itibariyle de Farabi'de Platon, Aristo ve Platinos'un etkileri çok belirgindir. Bundan dolayı bu eser için felsefi alt yapının olmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim...
Kültür yayınlarından çıkan Rousseau'nun toplum sözleşmesini (çeviren Vedat Günyol) okuduğumda çevirisini hiç beğenmemiştim. Thomas More'un Utopya'sı da aynı yayınevinden olduğu için çekincelerim vardı, çünkü çevirenler arasında Vedat Günyol da vardı. Ancak okudukça okuyasım geldi gerçekten. Bunda Sabahattin Eyüboğlu ve daha çok da Mina Urgan'ının sayesinde olduğunu düşünüyorum. Gerçekten de Mina Urgan hem çevirisiyle hem de kitabın sonundaki değerlendirmesiyle değer katmıştır. Hiç tereddütsuz tavsiye ederim...
Gerçekten de korkunun tarifini yapmak çok zordur. Hele bu korku metafor ve alegorik bir durum taşıyorsa onu hepten tarif etmek zordur. Bir solukluk kadar kısa bir roman. Usta yazara bir diyeceğim yok, keyifle de okurum ancak bu kısa romanda yer yer tekrar yaptığı hissine kapıldım. Eserin sonu korkunun kendisi gibi belirsizlikle bitmiştir bu da bence anlamlı olmuştur. Tavsiyemdir...
Kitabı okurken yazar Aschenbach'ın duygusal durumunu anlamaya çalıştım. Bu tinsel bir aşk mı, tasavvufi bir durum taşıyor mu, nazizmin etkileri mi diye? Çünkü hem Tadzio'yu antik Yunanlardaki tanrısal bir görünüşle tasvir etmekte ve ayrıcı eserin bir yerinde de tanrısal olanın aslında sevilende değil sevende olduğunu ifade etmekte hem de ondan arzu ile bahsetmektedir. Açıkçası net bir fikir edinemedim. Bu platonik sevgi tanrısal bir aşktan ziyade eşcinsel bir aşk barındırıyor gibi de geliyor insana, ki bu düşünce daha ağır basmaktadır. Aschenbach 'ın içinde bulunduğu ruhsal durum buna yol açmış da olabilir. Ya da Aschenbach, yaşlılığından iğrendiği ve utandığı için kendi gençliğine olan özlemini Tadzio'da buluyordu. Tadzio'nun suda kaybolmasıyla onun sandalyesinde ölümü aynı anda gerçekleşiyor. En nihayetinde yaklaşan Nazi tehlikesinin yazarın ruhsal durumunu parçaladığı ve bunun esere yandığı fikri daha kabul görecek gibi geliyor bana... Can yayınlarından çıkan bu eser tavsiyemdir...
Siyasal bilimler ve sosyal bilimler açısından önemli bir eser, ancak işin açıkçası ben Vedat GÜNYOL'un çevirisini beğenemedim. Daha sade ve anlaşılır olması gerektiğini düşünüyorum. Bu eserin bir de başka yayınevlerinden çıkan çevirisinin de okunmasını tavsiye ediyorum. Eser olarak zaten tavsiyemdir...