Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
irfanyalçınkaya Tarafından Yapılan Yorumlar
Tıp ve Felsefe ilişkisine dair farklı isimlerin kaleme aldığı yazılardan oluşan bir kitap bu. Yıllar önce yazdığım "Tıp eğitiminin felsefeye gereksinimi" isimli yazımı güncellemek ve geliştirmek için araştırıp bulup okumayı planladığım iki kitaptan biri idi, okudum. İçindeki bazı yazılardan özellikle istifade ettim. Konuya ilgi duyanlar için tavsiye edilebilir, zira bu konuda fazla bir eser yok. Bir diğer neden de günümüzde tıbbın ticarileşmesi, piyasa malı olması ve hekimliğin sanattan, felsefeden kopup performans, kâr, kazanç seviyesine indirgenmesi; insanî ve ahlâkî olandan hızla uzaklaşması
Yazım için; https://www.kirmizilar.com/tr/index.php/guncel-yazilar3/6161-tip-felsefesine-dair-notlar
Tıp ve Felsefe ilişkisine dair internetten araştırıp bulduğum bu ikinci kitap beni tam anlamıyla hayal kırıklığına uğrattı. Biri pratisyen hekim, diğeri felsefe doktoru olan iki yazarın karşılıklı yazışmalarından oluşan kitabın dili ve içeriği o kadar ağır ve anlaşılmaz ki, gerçekten hiçbir şey anlamadım. Bazı sosyalist söyleme sahip kişilerin öztürkçeci ve uydurukça kelimeleri kullanmaları herhalde bilimsellik saplantısı ve ideolojik takıntılarından olsa gerek. Çok sıkıcı olan bu kitabı kaç kez bırakmayı düşündüm, son sayfalarını şöyle bir bakıp geçtim. Sakın alıp okuma hatasına düşmeyin derim.
Bir ayda bitirebildiğim kitap, konu hakkında bugüne kadar okuduğum en iyi kitaptı diyebilirim. Daha önce konu ile ilgili yeterli kitap okumuş ve hatta iki yıl önce bir yazı bile kaleme almıştım. Bu kitap bildiklerimi tekrar gözden geçirmeme ve yeni bilgiler öğrenmeme firsat verdi. Günahıyla sevabıyla, doğrusu yanlışı ile yanıbaşımızdaki komşu ülke hakkında geçen yüzyılın son çeyreğinde vukubulan devrimi 2012 yılına kadar çok çeşitli yönleriyle ele almış yazar ve açık sözlü davranmış, çok farklı açılardan olaylara yaklaşmış. İran'ı okurken bazı açılardan yaşadığım ülkeyi ve bölgeyi okumuş gibi de oldum adeta. Kendi hesabıma dersler çıkardım, notlar aldım. Konuya ilgi duyanlar için kaçırmayın, mutlaka okuyun derim.
Oldum olası hatırât ve nehir söyleşilerini çok severim. Hani derler ya hayatım roman ya da her insan bir kitaptır diye, tam da öyle. Böyle bir kitabın oluşmasında katkım da olmuştu (ankara'da kırkbeş yıl-süleyman arslantaş-beyan yay). Ülkemizin ve hatta dünyanın sayılı tarihçilerinden Ahmet Yaşar Ocak'ın daha önce rahmetli Ercümend Özkan ağabeyin tavsiyesi üzerine bir kitabını alıp okumuştum. Hayatı, eserleri ve fikirleri üzerine çok kapsamlı, öğretici ve okunması zevkli uzun bir söyleşi olmuş (500 sh). Tarih ve özellikle Selçuklu, Osmanlı, Anadolu ve İslam konuları ilginizi çekiyorsa mutlaka okuyun derim, kaçırmayın derim.
İnternet ortamında bulduğum ve doktorların kaleme aldığı hatıra kitaplarından birini daha okudum. Aynı fakülte mezunuyuz ama bu hekim abimiz ben daha dünyada yokken, 1960'lı yıllarının başında tam 3 yıl aynı zamanda kendi memleketi olan Malatya'nın Darende ilçesinde hükümet tabipliği yapmış. Çocukluğunun da geçtiği bu yerdeki anılarını hekimlik yaptığı bu dönemle harmanlayarak anlatması farklı ve ilginç bir tat katmış. Bu kadar isim ve olayı nasıl hatırlayıp kayda geçirdiğine şaşırdım doğrusu. Van Tıp'ta görev yaptığım yıllarda ailecek yaz tatillerinde otomobille Van-Ankara arası gidip gelirken geçtiğimiz yerlerden biri de Darende idi. Yeşilliklerle dolu bir vadinin içinde, uzun bir cadde, kayısı ürünleri alışımızı ve birkaç kez namaz için mola verdiğimiz bir yer olarak hatırlıyorum. O yıllarda Anadolu'da görev yapan bir hekimin anıları ilginizi çekiyorsa okuyun derim. Ben ilginç ve kayda değer buldum.