Toplam yorum: 3.285.218
Bu ayki yorum: 6.744
E-Dergi
irfanyalçınkaya Tarafından Yapılan Yorumlar
Konu fevkalâde ilginç ve güncel. Tıpta henüz çözüm bulunamayan hastalıklara çözüm getirebilmek için insanın ilk haline yani döllenmiş ilk hücre ( zigot) dönüp orada oluşmaya başlayacak kök(ana) hücreleri, elde edilmek istenen hücrelere doğru yönlendirme çalışmaları ele alınmış. Akıcı, okuması zevkli ve de tıp terimlerine aşina bile olmasanız bile o kadar anlaşılır ki, konuya ilgi duyanlar için mutlaka okunmalı kanaatindeyim. Konu bilimsel, etik, dini, felsefi, malî hemen her yönden ele alınmış, tam bir beyin fırtınası yapılacak şekilde kurgusal ama gerçek verilerden yola çıkılarak birkaç kişilik grup diyalogları oluşturulmuş. Tam 25 konu ve diyalogla, kök hücre çalışmaları adeta gözlerimizin önüne serilmiş. Gelecekte okuyacağımız ve konuşacağımız konulara şimdiden hazırlıklı olun derim, tıp & bilim nereye evriliyor, dünya nereye gidiyor bilmek ve farkında olmak zorundayız
Saraybosna'da 2016 temmuzunda 4 gün geçirdim. Etrafı ormanlarla kaplı dağlarla çevrili güzel ve tarihi bir şehir. Bu şehir tam beş yıl çetnik denen eski komünist yeni faşişt sırp caniler tarafından 5 yıl boyunca tamamen kuşatılıp hemen hergün bombalandı, keskin nişancılar çocuk yaşlı, sivil asker demeden boşnakları ve hırvatları katletti. Hırvat yazar 29 kısa hikayesi ile işte bu kuşatılmışlık, çaresizlik ve direniş günlerinden sıradan ama ilginç insan öyküleri anlatıyor bize. Savaşın allak bullak ettiği, yokluklarla dolu sıradanlaşmış gündelik yaşamdan ama daha çok hüzünlü ve üzücü hikâyeler. Bir hırvat yazardan bosna savaşına dair kısa insan öyküleri ilginizi çekiyorsa okuyabilirsiniz.
Ayhan Songar ismi bilinen merhum psikiyatristlerden biri, yine meşhur merhum Mazhar Osman Hoca'nın asistanlarından. Aynı zamanda edebi yönü de güçlü bir isim. Türk Edebiyatı Dergisi'nde yazdığı hatıratları bu kitapta toplanmış. Kitapta bazı hastalarına ve meslek yaşamı boyunca arkadaşı olan akademisyen ve edebiyatçılarla ilgili hatıralarına yer vermiş. Doğrusu bu kadar birikimli biri için kitabı çok basit ve sıradan buldum. Ama okunabilir elbette.
12 eylül darbesi sonrası mecburi hizmetin ilk çıktığı zamanlarda 1983-85 yıllarında Yozgat ili Boğazlıyan ilçesi'nde görev yapan çocuk hastalıkları uzmanı bir doktor hanımın kendi kaleminden başına gelenleri okudum. İlginç ve sürükleyici buldum. Yaşadıklarının benzerini ya da daha farklısını az ya da çok zorunlu görev yapan hekimlerin hepsi memleketin değişik köşelerinde yaşamıştır. Fakat hem mecburi hizmetin ilk yılları olması hem doktorun bir bayan doktor olması ve hem de görev yerinin bir bozkır ilçesi olması yazarın anı, gözlem ve düşüncelerini önemli ve kayda değer kılmaktadır. Hekimlerin ve halkın birbirlerini karşılıklı tanıma ve anlaması, hatta hekimlerin birbirlerini anlaması için bu hatıra kitaplarını değerli buluyorum. Okuyun ve 80'li yılların başında bir iç anadolu ilçesinde görev yapan bir doktor ablamıza misafir olun.
Yazar, oyuncu ve yönetmen de olan Dr. Ercan Kesal'ın aslında esas mesleği hekimlik. Çok yönlü ve kalemi güçlü olan Kesal'ın daha önce 'Velhasıl' kitabını okumuştum. Fakat bu kitabı bir harika. Bir bozkır kasabasında hekimlik yaparken karşılaştığı olaylarla, ailesini, çevresini ve memleketini öyle bir harmanlamış ki, ortaya hepsi birbirinden ilginç, sıradan, sıradışı, hüzünlü hikayeler çıkmış. Bazen o hikayeleri okurken ağlamamak için kendimi zor tuttum. Kahroldum, yandım. İyi ki meslekdaşımız yaşadıklarını kaleme almış, o duyarlı ve direnen yüreği için teşekkürler. Kapakta belirtilmiyor ama kitap yoğun bir ilgiye de mazhar olmuş, 16. Baskısını yapmış. Lütfen siz de alıp okuyun da daha nice baskılar yapsın zira iyi kitaplar bize vicdanı, iyiliği, diğergamlığı, dostluğu, merhameti, insan olmanın erdemini iyice belletsinler, hatırlatsınlar