Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

Eugénie Grandet Tarafından Yapılan Yorumlar

09.02.2025

“Birçok illüzyon, birçok maske ve aldatma var. Bütün dünya bir sahne.”

William Ritter tarafından kaleme alınan bu kitabın orijinal adı "Jackby" ve dört seriden oluşuyor. Serinin ilk kitabı olan Balıklarla Konuşan Dedektif, kimsede olmayan bir görüş yeteneğine sahip dedektif Jackby'nin olağanüstü vakaları çözmesini konu alıyor. Bu gizemli vakaların çözümünde Abigail Rook adında maceraperest bir kız ona yardımcı oluyor. Abigail; üniversite eğitimi bırakarak evden kilometrelerce uzaklara sürüklenmiş ve toplumun kadına biçtiği rolleri reddeden, macera tutkunu biri. Amerika'ya ayak bastığında yanına yardımcı bir asistan arayan Jackby ile yolları kesişiyor ve ikisi de polislerin çözemediği, gizemli bir vakanın peşinde koşuyorlar. Polis yardımcısı bir kurt adam, İrlanda asıllı bir ağıt perisi, ördeğe dönüşen Douglas, hayalet Jenny, Kâhin Hatun ve daha birçok fantastik kahraman kitapta yer alıyor. Hem polisiye hem fantastik severler için biçilmiş kaftan. Okuması keyifli ve akıcı bir kitap.
29.01.2025

"Bu anı tam yaşamalıydım. Torunlarıma bile anlatacak kadar taze kalmalıydı. Her saniyeyi zihnime kazıyarak tecrübe etmeliydim."

Kendisi de sanat tarihi okumuş genç bir yazar olan Rana Demiriz'den, gizem ve macera dolu bir gençlik romanı. Olaylar Ayasofya'da çalışan genç sanat tarihçileri Mihrimah ve Mehmet'in II. Selim Türbesi'nde Jüstinyen'e ait eski bir haritayı bulmasıyla başlıyor. Daha sonra haritada yazan Antik Yunanca yazıları arkadaşları İpek'e okutarak üçü de heyecan verici maceralara atılıyor. Jüstinyen'in hazinelerini bulmak için Diyarbakır, Van, Ravenna, Roma, Venedik gibi şehirleri gezerek haritasının geri kalan parçalarını elde ediyorlar. Her şeyi bulduklarında Ayasofya'da binlerce yıl gizli kalan büyük bir sır onları bekliyor. Sürükleyici, tarihî yapılara ait bilgilerle dolu bir kitaptı ve beğenerek okudum. Özellikle tarihe ilgi duyan gençlere tavsiye edilebilir.
29.01.2025

"Bir kadın, uğruna yaşayacak hiçbir şeyi -aşkı, amacı, umudu olmadığını farkettiği anda ölümün acı tadını alır."

Valancey Stirling, 29 yaşına bastığında geriye dönüp bakar ve hayatını istediği gibi yaşamamış olduğunu fark eder; katı yürekli annesiyle kasvetli bir evde yaşadığı hayata isyan eder, ikiyüzlü Stirling akrabalarından tiksinirken uslu kız rolünü oynamak zorunda kalmaktan nefret eder, kendi düşüncelerini dile getirme hakkı olmamasından ve silik bir gölge gibi yaşamaktan usanmıştır. Tek tesellisi hayalinde yarattığı Mavi Şato'dur. Orada her şey istediği gibidir. Her şeyden çok bunaldığı ve hayatı anlamsız bulduğu sırada, ölümcül bir kalp hastalığı olduğunu öğrenir. Artık Valancey için yepyeni bir sayfa açma zamanıdır. Valancey'nin öyküsü ilham verici ve insanın içini ısıtan türdendi. Hayat ellerimizden kayıp giderken kaçımız gerçekten yaşıyor? Kitap bu soruyu düşündürtmesi bakımından faydalı. Montgomery'nin üslûbu akıcı, bazı cümleler ise altı çizilesi. Okuması keyifliydi.
22.07.2024

"Korkuyorum Arkaşa, ucundan yakaladığım mutluluğun elimden kayıp gitmesinden korkuyorum.

Dostoyevski'nin bu kısa öyküsü, yeni nişanlanmış genç bir memur olan Vasya Şumkof'un düğünden önce amirinin verdiği yazıyı yetiştirmek uğruna yaşadığı psikolojik baskı sonucu delirmesini konu alıyor. Kitabı okurken, bir insanın deliliğe adım adım ilerleyişine şahit oluyor ve hem onun hem de en yakın dostu Arkadi İvanoviç adına üzülüyorsunuz. Bir insan mutlu olmaktan korkarak hayatını cehenneme çevirebilir, mesajını veriyor yazar. Ayrıca kahramanların psikolojilerini etkili bir şekilde yansıtıyor ve olaylar üzerine düşündürüyor. Bir Dostoyevski sever olarak keyifle okudum.
04.04.2024

Yetişkinlerin karmaşık dünyasını anlatan romanlardan sonra nefes almak için okunabilecek türden olan bu eser, Küçük Kadınlar
ve Pollyanna havası taşıyor ve yaramaz bir kız çocuğu olan Katy'nin olgunlaşma sürecini anlatıyor. İki erkek ve üç kızdan oluşan altı kardeş, anneleri öldükten sonra onların sorumluluğunu üstlenen İzzie Hala ve işi gereği evde çok fazla
zaman geçiremeyen doktor babaları ile yaşıyor. En büyükleri Katy on iki yaşında. Annelerinin ölürken kardeşlerini emanet ettiği Katy, ağır bir sorumluluk üstlenecek kadar olgun değil. O da kardeşleri gibi bütün gün yaramazlık yapmanın ve oyun oynamanın peşinde. Ta ki o talihsiz kaza başına gelene kadar. Kazadan sonra Katy için zor ve öğretici bir süreç başlıyor. Acıların insanı olumlu yönde değiştirebileceğini, umutsuz durumlarda insanın pes etmemesi gerektiğini aşılıyor eser. Sıcak ve dokunaklı bir manzara çiziyor okurken, kitabın yarattığı dünya keyifliydi.