Toplam yorum: 3.285.323
Bu ayki yorum: 6.849
E-Dergi
Suat Sungur Tarafından Yapılan Yorumlar
Ülkemizde çok önemli bilim adamları yetişirken biz bu insanlara neden sahip çıkamıyoruz? Oğuz Atay'ın bu eserinde, iki dünya harbi görmüş büyük bilim adamı Mustafa İnan'ın onur mücadelesini, her türlü imkansızlığa rağmen Türkiye için, öğrencileri için, bilim için nasıl canını dişine taktığına tanık oluyoruz.Bu ülkede kim bilir kaç tane Mustafa İnan yetişti? Kaç Mustafa İnan hayatını bilime ve ülkesine adadı? Kaç Mustafa İnan onur mücadelesinde sessizce yitip gitti? Peki biz, ülkesi için çok büyük işler yapan daha sonra sessizce göçüp giden hangi Mustafa İnanları tanıyoruz, biliyoruz? Bu değerlerimize sahip çıkalım ve onları Türk milletine ve bilime yaptıkları katkılarıyla yaşatalım.Ayrıca bu kitabı okuması gerekenlerin başında öğretim üyeleri, doçentler, profesörler geliyor.Sadece doktora yapmakla falan iyi bir bilim adamı olunmadığını anlamaları gerek.İyi bir bilim adamının yanı sıra, derste nasıl hocalık yapılır, öğrenciyle nasıl iletişim kurulur, bunlarıda bu kitaptan okuyup anlayabilirler.Bir de birikimini avrupada amerikada değerlendirmek isteyen bilim adamlarımıza da bu kitabı okumalarını tavsiye ediyorum.
Semerkant'tan o kadar çok etkilenmiştim ki hemen ikinci bir Amin Maalouf kitabı daha okumak istedim.Bu da Doğunun Limanları oldu.Bu kez çok duygusal bir aşk hikayesiyle süslenmiş bir tarihi kitap çıktı karşıma.Bitirdiğimde boğazım düğümlenir gibi oldu ki çoğu kitapta hissetmediğim bir duygudur.Bunu hissetirebilen nadir kitaplardan biri olduğu için herzaman aklımın bir köşesinde kalacak Doğunun Limanları...
Dünyanın bir ucunda meydana gelen bir olay,diğer ucunu doğrudan etkileyebilir.
Mahrem'i okuduktan sonra, kitabın bu teoriyle olan benzerliklerini farkettim.Bazı şeylerin kapalı kalması,MAHREM olması gerekir.MAHREM, bu niteliğiyle, tüm olayların akışını değiştirebilecek güçtedir.Uzun lafın kısası, 'görmeye ve görülmeye dair bir roman.'
Elimde olsa, dünyadaki herkese bu kitabı hediye etmek isterdim... :)
Bir hristiyanlık propagandası güdüyor.. Baba, oğul ve kutsal ruh üçlemesi ve Hz. İsa'nın Krallığında yeralabilmek için İslamiyetten vazgeçen bir arap şeyhi çok komik bir karakter çiziyor.. Yazar, her dinin tanrısı vardır varsayımını güdüyor ve bizim Şeyh gerçeği (yani tanrı'yı) Hristiyanlık dininde gördüğünü itiraf edip Hristiyanlaşıyor :))
Elin adamları, kendi yalanlarına bile inanmış, bunlar Kuran-ı Kerim'i hakkıyla bilselerdi neler yaparlardı acaba?
Vermek istediği mesaj çok saçma, ama heyecan ve macera arayan insanlar beğenecektir bu kitabı.. SADECE VAKİT GEÇİRMEK İÇİN OKUNULABİLECEK BİR KİTAP...
Tek solukta okuduğum, bence güçlü bir roman. Benzetmeler ve duygular oldukça yoğun verilmiş. İnci Aral'ın okuduğum ilk ve tek kitabı. Vaktim olursa okuyacaklarımın başında geliyor İnci Aral.