Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Suat Sungur Tarafından Yapılan Yorumlar

07.01.2005

Baykan Sezer, bir geleneğin insanıydı, öncü ve kurucuydu. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü, Ziya Gökalp’le başlayıp, Hilmi Ziya Ülken’den geçerek, Baykan Sezer’in 30 yılı aşkın bir süre verdiği emekle önemli bir birikimini, yeni bir aşamayı temsil etmektedir.

Baykan Sezer’e Armağan kitabında Baykan Sezer’in Türk Sosyolojisi ile ilişkisini değerlendiren yanında günümüz sorunları/ tartışmaları ile ilgili yazılar birlikte yer almaktadır. Çeşitli disiplinlerden yazarların Baykan Sezer’e Armağan için bir araya gelmeleri rastlantı değildir. Bu kitapta Türk Sosyolojisinin temel konuları ve sorunları geniş bir boyutta ortaya çıkmaktadır.

Baykan Sezer’e Armağan kitabının bir özelliği de ilk defa Baykan Sezer’in otobiyografisi ile ilgili iki yazının yer almasıdır. Bu kitap, Baykan Sezer düşüncesi ve biyografisi ile birlikte Türk Sosyolojisi ve tarihi ile uğraşan herkes için bir kaynak kitap olmaya adaydır.
02.01.2005

Yazar, ‘ikna ve Uzlaşma Sanatı’na insanlığın ilk varoluşundan beri ikna sanatının kullanıldığını örnekleyerek başlıyor. Kiminin deneyimlerine dayanarak, kiminin de rastgele olarak. İknayı muhatabını inandıramasa bile kabul ettirme, razı ettirme psikolojisi olarak tanımlıyor.

Yazar kitabında düzgünlüğün ve kırışıklığın telkin ettiklerini, şekil ve çizgilerin dilini, göz hareketlerini ve göz yansımalarından nasıl yararlanılabileceğini, fon ve aksesuarların belirleyiciliklerini, iknada etkin olan beden dili hareketlerini resimli olarak anlatıyor.

Türkkan’ın bir asra yaklaşan tecrübelerinin ışığında kaleme aldığı bu eser, uzlaşmanın şiddet ya da başka yollarla değil, ancak ikna ile olacağına inanan herkese farklı ufuklar açacaktır. Sadece iş hayatında değil, bireysel-sosyal yaşantısında, aile içi ilişkilerde, arkadaşlık-dostluk bağlarında ikna ve uzlaşma sanatını kullanarak hayatı bir sanat eseri icra eder gibi yaşamak isteyenlere tavsiye ederim.
02.01.2005

Maurice Olender, “Cennetin Dilleri”nde, bugün uyguladığımız biçimiyle insan bilimlerine varmak için filoloji, karşılaştırmalı mitoloji, Hint-Avrupa dilbilimi, dinler ve uygarlıklar tarihi gibi büyük bilim dallarının kurucu babalarının izledikleri yolları, dönemeçleri, belirsizlikleri, kayboluşları adım adım izleyerek, incelikle ve hiç dokunmuyormuş gibi yaparak, Aklın, aynı Tanrı’nın göklerin en yüce katından insanların işlerini yönettiği gibi, vukufla bilimin sonsuz ilerlemesini yöneteceği bir gelişim yanılsamasını yerle bir ediyor.
01.01.2005

Bu kitaptaki yazıların toplandığı 4 bölümün başlıkları, eleştirel kuramın geçen yirmi yılı içinde, kendi duruşuna yöntembilgisel bir açıklık kazandırmak istediğinde tartışması gereken duruşları gösteriyor. Birbirini izleyen başlıklar yalnızca cephe kesitlerini değil, herşeyden önce bir öğrenme sürecinin adımlarını gösteriyor.

Sosyal Bilimler Enstitülerinin müfredatında zorunlu ders olarak okutulacak kadar güzel bir eser... Sosyal Bilimlerle uğraşan herkesin kütüphanesinde bu kitabın yer almasını tavsiye ederim.
01.01.2005

Bu kitap ilk bakışta burun kıvıracağınız bir mesaj içeriyor: Dünyayı değiştirebilirsiniz. Aslında günümüzde böylesi bir vaatte bulunmak riskli görünüyor, çünkü “içinizdeki devi uyandırın” türünden anlamsız basmakalıp sloganları çağrıştırıyor: “Hayal etmek başarmanın yarısıdır”, “Binlerce kilometrelik yola bir adım atılarak çıkılır”, vs, vs.

Ama kitabı okuduğunuzda vermeye çalıştığı mesajın da gerçek olduğunu anlıyorsunuz. Kültür Bozumu, yaşama ve düşünme tarzını değiştirecek bir kitap. Bilginin akışını, şirketlerin ellerindeki gücü kullanma biçimini, televizyonların yönetim yapılarını, gıda, giyim, otomobil, spor, müzik ve kültür endüstrisinin gündem belirleme yöntemlerini değiştirmeyi hedefliyor. Hepsinden önemlisi kitle iletişim araçlarıyla kurduğumuz ilişkinin biçimini ve toplumsal yaşamda anlamın oluşum biçimini değiştirecek bir eser... Tavsiye ederim.