Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Suat Sungur Tarafından Yapılan Yorumlar

11.09.2003

Öyküyü herkes bilir. Antikçağın en önemli düşünce adamı, felsefenin 'babası' sayılan Socrates'in yetmiş yaşlarında mahkeme önüne çıkarılmasının, ölümle yargılanmasının ve baldıran zehiri içirilerek öldürülmesinin öyküsü... Adaletin maskaralığa çevrildiği binlerce sözde yargılamadan sadece biri olarak gözükse de, mahkumun benzersiz kimliği onu bütün ötekilerden farklı kılmıştır. Söylem analizi olarak incelenebilecek ve üzerinde sayfalar dolusu yazılar yazılabilecek harika bir eser.
11.09.2003

"Amerikan Rapsodisi", Türk entelektüel girişimiyle büyümüş olan yazarın, gençliğini geride bıraktıktan sonra tanıştığı yeni kültür ve yeni dünyanın yaşam tarzıyla ilgili gözlemlerinden oluşuyor. Dünyanın merkezi haline gelmiş bir ülkede yaşadığı 1 yıllık sürede biriken insan portreleriyle, toplumsal gelişmelerin ve sancıların yazar üzerinde bıraktığı izler çok akıcı bir dille anlatılmış.
11.09.2003

Raymond Williams'ın ele aldığı kültür sosyolojisi çok farklı ilgi ve yöntemlerin bir yakınlaşması olarak görülebilirse eğer bu kitap daha iyi anlaşılabilecektir. Her ne kadar kültür sosyolojisi geleneksel kalıplarla bakıldığında karmaşık bir alan gibi görünse de, bu konuda yapılacak ve söylenecek çok şey var. Williams'da kendi adına bunu yapıyor ve merdivenin bir basamağını bu eseriyle yerine koymuş oluyor.
11.09.2003

Kitap insanların kafalarının içinde birçok ışık yakıp, ruhlarımızın eşlerini bulmamıza yardımcı olacağı iddiasını taşıyor ama kitabı satın alanların demografik yapılarına baktığımız zaman daha çok bayanlar olduğunu görüyoruz. (Yazar da bunu kabul ediyor!) Kitap Amerikan tarzı yaşamlarda geçerli olabilir ama bizim için çok fazla tercüme kokuyor. İnsanımızı anlatmıyor. Flört etmenin 5 aşamasını anlatıyor. Bunlara katılıyorum ama bu kitabı okuyupta, "diğerleri gibi sonsuz aşkı bulacağımız" iddiası oldukça abartılı!
11.09.2003

Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Sultan'ın anılarını kaynak alarak kurgulanmış bu tarihi romanda Kafkasya'dan göçüp gelen ve Osmanlı Sarayı'na yerleştikten sonra hayatı değişen Meyyale'nin gerçek ve dramatik yaşam hikayesi anlatılıyor. Yazar diğer eserlerinde olduğu gibi "Meyyale"yi de öyle saf ve akıcı bir dille kurgulamış ki, bir nefeste okunup bitirilecek bir roman. Ama dediğim gibi acıklı bir sonu var...