Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
UFUK KARACA Tarafından Yapılan Yorumlar
Kurtuluş Savaşı'nda bir kolunu kaybetmiş ve yaşadığı şehir olan İstanbul'da akrabası olmayan bir subay olan Ahmet Celâl'i, emrindeki erlerden biri olan Mehmet Ali köyüne getirir. O sıralarda İngiliz istilası altında olan İstanbul'da birbaşına yaşayamayacağını bilen Ahmet Celâl, uzun bir süre bu köyde yaşar. Bu süreçte Kurtuluş Savaşı hala devam etmektedir ve ilerleyen zamanlarda düşman bu köyüde talan eder, erzakları zorla çalar, evleri yakar, kadınlara saldırır, hayvanlara elkoyarlar. Köy halkı tarafından pek sevilmeyen Ahmet Celâl ilk başlarda Ali Kemal ve ailesinin evinde yaşar. Ancak sonradan Ali Kemal tekrar askere çağırılınca başka bir eve taşınır. Ancak savaşın yaşadığı köye kadar ilerlemiş olması ve köy yaşantısı Ahmet Celâl'e zor zamanlar yaşatır.
Kazakistan'ın bir köyünde çiftçilikte uğraşan bir ailenin, savaş çıkması ve evdeki bütün erkeklerin savaşa gitmesiyle köyde yalnız kalan kadın, çocuk ve yaşlıların hayatta kalabilmek için verdikleri yaşam mücadelesini anlatmaktadır.
Kendisinden yaşça büyük dul bir kadın ile evlenen Charles, eşi öldükten sonra bacağını tedavi ettiği bir adamın kızına aşık olur ve onunla evlenir. İlk başlarda Emma ile güzel bir evlilik sürdürürler. Ancak ilerleyen zamanlarda Emma'nın farklı kişilerle gizli ilişkileri yeni evli çifti hem yerlerinden hemde huzurlarından eder. Psikolojik olarak zor durumlara düşen Emma, Mösyö Lörö tarafından borçlandırılarak faizli senetler imzalar ve günü gelince ev eşyalarına haciz gelir. Charles'a duyurmadan bu durumdan kurtulmaya çalışan Emma, intihar derecesine kadar sürüklenir.
Babasından kalan miras ile geçinen C.'nin bir yıl içerisinde dört mevsim yaşadığı hayatı anlatılmaktadır. C. bir gün kafede otururken köşebaşında vedalaşan iki kız görür ve birini gözüne kestirip takip eder. Üç gün evden okula, okuldan eve sürekli kızı takip eder ve dördüncü gün tanışırlar. Ardından Güler ile her sabah birlikte okula gidip gelirler ve ilişkilerini ilerletirler. Yaz ayı gelince C. Güler'den ayrılır ve tatile gider. Orada eski kız arkadaşı Ayşe ile karşılaşır ve yeniden sevgili olurlar. Kısa zaman içerisinde Ayşe C.'den ayrılır ve C. İstanbul'a evine geri döner. Hiçbir iş yapmayan C.'nin hayatı aylaklıkla devam eder.
17 yıl suçsuz yere hapishanede yatan Doktor Alexander Manette eski bir dostu olan Jarvis Lorry ve o zamana kadar hiç görmediği kızı Lucie Manette tarafından bir şarapçı dükkanının çatı katında bulunur ve evlerine dönerler. İlerleyen zamanlarda Lucie, Charles Darnay adında eski bir soylu ile evlenir ve bir kız çocukları olur. 1789 Fransız İhtilali döneminde olan bu olaylarda Londra'dan Paris'e gitmek zorunda kalan Darnay, eski bir soylu olduğu için hapse atılır. Ardından bütün aileside onun peşinden Paris'e gelir. O dönemde bütün soyluları ve I. Cumhuriyet'e karşı olan herkesi mahkeme ve jüri kararıyla giyotinle idam cezasına çarptırırlar. Darnay'da ilk mahkemeden beraat etsede ikinci mahkemesinde giyotine gönderilmesine karar verilir. Ancak Avukat Sydney Carton tüm olayların seyrini değiştirir.