Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
UFUK KARACA Tarafından Yapılan Yorumlar
Dertsiz, tasasız ve rahat bir yaşam sürerken, giderek duyarsızlaşan zengin ve soylu bir adam, bir pazar günü kendini evinden dışarı atar ve tesadüf onu nereye götürürse oraya gitmeye karar verir. Bu zengin adam heyecansız, duygusuz bir yaşam sürmektedir. Tesadüf eseri çıktığı yolda kendini bir at yarışında bulur. Burada çarptığı bir adamın elinden düşen kuponlardan birinin üzerine basar ve adam kuponu bulamaz. Adam uzaklaşınca kuponu cebine atar ve bu kupondaki at yarışı kazanır. Kuponun parasını ihtiyacı olmamasına rağmen vezneden alıp cebine atar. Sonra bu yaptığının hırsızlık olduğunu anlar ve pişman olur. Ancak ilk defa bu yaptığından heyecanlanır ve duygu değişimi yaşar. At yarışı bitince kendini şehrin dışına doğru atar. Orada bir fahişe onu kendisine çeker ormana doğru götürmeye başlar. Ormanın ortalarına gelince iki erkeğin arkasından geldiğini ve tuzağa düşürüldüğünü anlar. Ama onlarada unutamayacakları bir ders verir.
Mehmet Akif Ersoy’un doğumundan ölümüne kadar olan yaşamı, vatanımızın kurtuluşundaki emekleri anlatılmaktadır.
Evli ve iki çocuklu abisinin, evinde yaşayan Fatmagül, Mustafa ile evlenme hayalleri kurar. Kerim, Selim, Erdoğan, Mahmut ve Vural küçüklükten beri arkadaştırlar. Yaz tatili için memleketlerine gelen ve zengin aile çocukları olan Selim, Vural ve Erdoğan arkadaşları Kerim ve Mahmut’la buluşurlar ve tekneye içmeye giderler. Sarhoş oldukları zaman bir eşeğe sulanan beş arkadaş, Fatmagül’ü denizde halı yıkarken görür ve saldırırlar. Fatmagül, bu beş arkadaşın tecavüzüne uğrar ve ertesi gün beşide tutuklanır. Zengin aile çocuklarının avukatlarıda hapisten çıkmanın tek yolunun, içlerinden birinin kızla evlenmesi olduğunu söyler ve Kerim’i kandırarak Fatmagül’le evlendirirler. Diğerleride o gün hapisten çıkar. Kerim aynı evin içinde yine Fatmagül’e zulmetmeye devam eder ancak ilerleyen zamanlarda kıza yakınlık duymaya başlar. İlçede adı çıkan Fatmagül kimsenin yüzüne bakamaz olur ve başındanda bela hiç eksik kalmaz.
Kurtuluş Savaşı zamanlarında askerden kaçan Sabri köyüne gizlice gider ve evinin kapısını çalar. Halime kocasının askerden kaçıp geldiğini anlar ve pencereden muhtarın evine doğru kurşun atar. Muhtarın konuşması ile Sabri tekrar askere kabul edilir. O esnada deniz seferi sırasında hasta olan Sabri’nin babası Temel Reis’te ölür ve Halime oğlu Memiş ile evde tek başına kalır. Halime eve yakacak odun almak için yanına Bekir, Zeynel, Halil ve Memiş’i de alıp denize açılır. Dönüş yolunda bir çetenin eline düşer ama sonraları kurtulur. Uzun bir süre Kurtuluş Savaşı’nda askerlerimize deniz yoluyla gizlice silah ve mühimmat taşır. Deniz üstündeki üstün yetenekleri ile zamanla Halime Kaptan olarak anılır.
Yaşlı ve çok deneyimli bir balıkçı olan Santiago, seksen dört gündür denize açılır ama büyük bir balık tutamaz. Ama Manolin seksen beşinci gün Santiago’nun büyük bir balık tutacağından emindir. Yaşlı adam o günün sabahında erkenden malzemelerini tekneye indirir ve denize açılır. Amacı daha önce kimsenin gitmediği kadar uzaklara gidip orada şansını denemektir. Denize birkaç tane olta attıktan sonra beklemeye başlar. Küçük yemlik bir balık tutar ama akşamüstüne doğru oltasına dev bir kılıç balığı takılır. Ama onu yukarı çekemez, balık onu uzaklara doğru çekmeye başlar. Bu şekilde üç gün üç gece balık onu bir o yana bir bu yana çeker. Sonunda balık deniz yüzeyine çıkar ve yaşlı balıkçı onu zıpkınla öldürür. Kayığı batıracağından onu yukarı almaz, kayığın kenarlarına sıkıca bağlar ve geri dönüş yoluna çıkar. Ancak dönüş yolunda kılıç balığından akan kanlara gelen köpek balıkları, yaşlı balıkçıyı asla yalnız bırakmazlar.