Toplam yorum: 3.284.917
Bu ayki yorum: 6.423
E-Dergi
gnlcntrk Tarafından Yapılan Yorumlar
Kapaktaki açıklamayı görünce insanın aklına "Maveraünnehir" geliyor.
Hayal gücünün çocuklarda yaratabileceği etkiyi muazzam bir şekilde tasvir ediyor sevgili İrem Uşar.
Tüm kent gözlerinizin önüne seriliyor.
Tatlı bir çocuk kitabı. İçerik olarak herhangi bir uyarıcı ya da tetikleyici unsura sahip değil. 8-11 yaş için gayet uygun(eh bir öğretmen olarak bunu söyleme hakkım olsun ;) ).
İki farklı kent olan Lata ve Şiba'nın birbirinin tamamen zıddı olan yaşayışlarını iki farklı çocuk ağzından anlatıyor yazar.
Yasaklar ve aşırı rahatlıklarla tezatlığını gözler önüne seriyor. Ve iki çocuğun elleri bir şekilde birleşiveriyor.
Kitabın tek olumsuz yanı aceleye getirilmiş sonunun olması. Her şey daha yeni başlayacak derken bitiyor.
Yine de farklı fikirlere, yaşantılara saygı duyulması gerektiğini anlatan bir metin elbette ki okunmaya değer.
11-12 yaş için ideal.
Kim hangi kitabı okumalı, çocuklara kitap önerirken ince eleyip sık dokumakla suya sabuna dokunmayan metinler seçmek arasındaki farkı çocuk gözüyle çocuk diliyle anlatmış.
Çocukluğunu yaşayamamış yetişkinlerle tam olarak çocukluğunu yaşamak isteyen çocukların el ele olduğu, duygularını ve düşüncelerini ifade etme konusunda çocukların neler yaşadıkları tepeden ve çocuk gözüyle ayrı ayrı ifade edilmiş. Akıcı, günlük konuşmaların olduğu, her gün görülen öğrenci tiplerinin neyi nasıl algıladıkları basit br şekilde ifade edilmiş. Helikopter ebeveyn olma konusuna minik bir dokunuş yaparken bunu da kitabın ana karakter İlginç'in ağzından eleştirmesi hoşluk katmış.
Özellikle kitap seçimi ile ilgili bölümler tam olarak duygularıma tercüman. Her kitabın bilgi dağarcığımıza yeni bir bilgi katması gerekmez; önemli olan br çocuğun kitap okumaya meyletmesidir, hayal kurması, farklı dünyalara yolculuk yapması, kendini ifade etmeyi öğrenmesidir.
Kan bağın olsa da kardeşin gerçekten kardeşin midir?" sorusunun cevabını iliklerime kadar hissettiğim bir metin oldu. Kahraman bakış açısı ile anlatılan roman, aslında kahramanın ilerleyen yaşında geçmişi anlatması ile ilerliyor. Bebekken bir akrabasına verilen ancak verildiği aile tarafından tekrar ailesine iade edilen -evet tam manasıyla iade edilen- hatta bu iade sırasında paketlemesi özenle yapılan 13 yaşında ergen bir genç kızın öyküsünü onun duygularıyla okuyoruz. Fıtrat, yetiştirme tarzının çocuk üzerindeki olumlu-olumsuz etkisi, baba ve güç faktörü, anne ve annesizlik olgusu, yokluk ve varlık çatışmasının kahraman üzerindeki yansımasını bir prensesin tebdil kıyafet şehre inmesi gibi incelikli anlatıyor yazar. Her ne kadar bir çocuk ağzından anlatılsa da yetişkin dünyasının en derinlerine inen romanda betimlemeler, su üzerinde süzülür gibi nakşedilmiş. Kitabı okuyanların aklında ne kaldı merak ediyorum, mesela ben her yerde sidik kokusu duyuyorum ;)
"Ee Osman, boyun posun devrilmesin mi şimdi!" diye diye okuduğum, bol bol kahkaha attığım hepimizin bir şekilde kendinden iniltiler duyacağı tatlı bir atışma metni. Osman'a yazılmış iç sızılarını, bazen serzenişlerini bazen de iyi ki gittin deyişlerini yani aslında her biten aşkın ardından duyulan özlemi, kini, üzüntüyü ya da oh be nidalarını okuyoruz. Altı çizili cümleleri, yanlarına not aldığım kendi duygularımı bir başkasına vermeye pek niyetim yok! :) o derece diyeyim :) Bir çırpıda okunan, beyninizi bir köşede dinlenmeye oturtabileceğiniz, günümüzün popüler ifadelerinden olan reading slump -ben tasvip etmiyorum tabii Türkçesi varken- döneminizdeyseniz sizi bulunduğunuz kuyudan çekip çıkaracak bir eser. Ne kazandım ne kaybettim bu kitapla , telaşına girmeden okuyun bence.
Kitap günce olarak sunulsa da Adem ve Havva'nın günlüklerinden başka 3 öyküyü daha barındırıyor. Zaten günce kısmı da gayet kısa. Bir demlik çaylık zamanda bitirebilirsiniz :D Yaratılan ilk insan olmanın verdiği yalnızlığı, huzursuzluğu, ne olduğunu bilmemenin verdiği rahatlığı ve "kadın" kavramının olaylara, yerlere ve durumlara bir isim koyma telaşını çok tatlı bir dille anlatıyor yazar. Evet, bir elmayla başladı her şey... O elma koparıldıktan sonra kalp ritmi değişti, utanç bedene yayıldı, aşk tende var oldu, kıskançlık katil oldu, dünyaya tek adımla inmişken cennet çok uzakta kaldı! Din üzre itaat edilen bir peygamber ve zevcinden uzak bir fikirle yazılmış olduğunu bilerek okumak gerektiğini belirtir, merak ettiğimiz küçük ama insani olayların da kadın ve erkek bakış açısıyla ifade edildiğini söylemek isterim.