Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
kirli-beyaz-kedi Tarafından Yapılan Yorumlar
İlk Sherlock Holmes kitabımdır kendisi. Okumamış olsam da sıkça duyduğum bir efsaneydi tabii ki. Aslında okuma listemde yoktu, ta ki filmlerini izleyene kadar. Filminin birine tesadüfen denk geldim, çok hoşuma gitti. İkincisini de izledim ve bayıldım. Sonra, "filmi bu kadar iyiyse kitabı kim bilir nasıldır?" diye sordum ve cevap olarak da kitabı elimde buldum. Araştırmalarım doğruysa bu serinin ilk kitabı. Gayet güzeldi. Uzatılmamış ve doyurucuydu. Filmdeki mizah ve komedi burada olmasa da zekası ve inanılmaz gözlem yeteneğiyle Holmes, beni kendine bağladı. Olaylar, ileride Holmes'ün en yakın arkadaşı olacak olan Dr. Watson'ın ağzından anlatılıyordu. Çeviri gayet başarılı ve dil akıcıydı. Bir iki sayfada mürekkep dağılmıştı ama okunmayacak kadar değildi. Sayfa sayısı az olduğu için göz açıp kapayıncaya kadar bitti. Benim için güzel bir birliktelik oldu. Sıraya bağlı kalarak diğer kitapları da yavaş yavaş edinmeyi düşünüyorum.
Okuduğum ilk King romanımdır kendisi.Dinini fanatik boyutlarda yaşayan bir anneyle birlikte,onun dayattığı şekilde yaşamaya zorlanan;okulda ise arkadaşları tarafından her zaman alay konusu edilecek bir şeyi bulunan Carrie'nin romanıydı.Telekinezi yeteneğini fark eden Carrie'nin,annesinin ve arkadaşlarının neden olduğu,bardağı taşıran o son damlayı alıp,ondan yarattığı tsunamiyle bir kasabayı nasıl yok edişinin hikayesiydi.Konu olarak gayet ilgimi çekmesine rağmen,anlatımı beğendiğimi söyleyemeyeceğim.Olaylar yaşanıldığı anda verilmek yerine;parça parça,daha sonra olaylarla ilgili yapılmış araştırmalardan,kitaplardan ve makalelerden alıntılar yapılarak verilmiş.İlk King romanım olduğu için yazarın tarzı mı bu,yoksa bu kitaba özgü bir durum mu bilemedim.Ortalamanın altında bir okuma deneyimlemiş olsam da,yazarının kazandığı bunca prestij hatrına,başka romanlarına da şans vermeyi düşünüyorum.
Kilden yapılmış ve sahipsiz kalmış bir golem ile insan vücuduna hapsedilmiş bir cinin hikayesini okudum. Bu iki sıradışı varlığın hayatları, sandıklarının aksine çok önce birbirine bağlanmıştı. Birbirlerini bulana kadar yaşamaya mecbur oldukları hayatlarını ve bu süreçte hayatlarına almak-anlamlandırmak zorunda kaldıkları insanlarla olan ilişkilerini merakla takip ettim. Kitap kötü olmayan bir sonla bitmesine rağmen, karakterlerinin doğası gereği ihtiyaç duydukları özgürlüğe kavuşamamış olmaları bende ince bir sızı bıraktı. Kurgusunu, anlatımını, çevirisini, fiziksel kalitesini beğendiğim bir kitap oldu.
Güzel bir kitaptı. Her şeyin çözüldüğü ana kadar heyecan ve aksiyon hiç bitmedi. Kitabın arka kapağında da yazdığı gibi din, tarih ve bilim, aksiyon-macera zincirinde iç içe geçmişti. Predestination filmini izleyip de benim gibi beyin hücreleri hafiften kızaranlar için tanıdık bir konuydu. Zamanda yolculuktan eski Roma'daki gladyatör dövüşlerine, Vatikan'ın fanatik görüşlü Kardinallerinin dünyayı Müslümanlardan ve İslamiyet'ten kurtarma!! planlarından 3. Dünya Savaşı'nın çıkmasının engellenmesine kadar ne ararsanız vardı kitapta. Tabi ben böyle hepsini tek bir cümleye sıkıştırınca karman çorman, saçma sapan bir görüntü çizmiş olabilirim ama zaten daha iyi anlatabilseydim kitabı yazan ben olurdum, değil mi? Çevirisi güzel, okuması kolay, baskı kalitesi güzel bir kitaptı.
Velhasıl kelam, beğenilen kitaplar arasına bir tane daha katmış oldum. Bahtiyarım
Kısa ancak yoğun bir romandı. Planlanmış bir görevi yerine getirmek üzere 4,5 ışık yılı uzağa gönderilen 3 astronotun yaşadıkları anlatılmış. Kitabın bir sonu yoktu (benim için). Acaba sayfa(lar) mı eksik diye internetten bir araştırma yaptım ama hayır, eksik sayfa yok. Yani öyle bir çıkmazda, öyle bir yerde bırakmış ki yazar acı çektim resmen. Belki de bu yüzdendir; karakterin çaresizliğini iliklerimizde hissedelim diye böyle (olmayan) bir sonla bırakmıştır Selim Erdoğan. Hatırlıyorum da, yazarın "Denizatı Vadisi" kitabında da böyle çaresiz, çıkmazda kalan bir karakter ve durum vardı. Belki de Selim Erdoğan okuyacaksam bunu aklımda bulundurmam ve kendimi hazırlamam gerekiyor.