Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İki cildi beraber ele alarak bir şeyler söyleyeceğim. Hikayeyi ve anlatmak istediklerini genel olarak gayet başarılı buldum. İlk başta karakterin kese kağıdı takmasını ve sürekli kızı izlemesi takıntı, utangaçlık, gizli hayranlık olarak görünüyor. Zaman geçtikçe tabii ki bunun nedenlerini anlıyoruz ama bu süre içinde kim olduğunu, adını, yaşını hiçbir şeyini bilmediğiniz sadece ruhunu, duygularını saf bir şekilde görebildiğiniz birine dönüşmüş oluyor. Bu noktada da maskelerin ardındaki kişiyi sevmeye dönüyor hikaye. Bitirdiğimde ilk kez böyle bir hikaye okuduğum için çok değişik ama aynı zamanda iyi hissetmiştim, içimde bir hoşluk oluşmuştu. Tam eğlenerek kafa dağıtmalık bir manga serisi.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tanpınar’ın nehir roman üçlemesinin ilk kitabı olan Mahur Beste, yazarın neden edebiyatımızın en önemli isimlerinden biri olduğunun delili niteliğinde.

Geçmiş ve bugünün iç içe geçtiği, bir dönem yedi düvele hükmetmiş bir devletin çöküşünü Behçet Bey ve çevresi üzerinden anlatan bir anlatı bu. Tanpınar’ın Türkçesi o kadar güzel ki; okurken kaybettiğimizin sadece toprak değil; bir kültür, bir dil, yani bir medeniyet olduğunu görüyor insan. Zarif bir kültür, şiir gibi bir dil ve daha nicesini içerisinde ahenkle barındıran bir medeniyet.
Bir nevi geçmişe ağıt; bir yandan da her şeye rağmen hayatın devam ettiğini, buna uyum sağlamaya çalışan karakterler üzerinden okuyorsunuz.

Eski İstanbul, estetikten anlayan insanlar ve ince zevkleri musiki ile harmanlanarak aktarılıyor. Musikimize aşina kişiler daha da zevk alacaktır okurken eminim. Genç arkadaşlarım okurken lügate başvurmak zorunda kalabilir. Bu zahmete değer bir yapıt olduğunu belirtmeme gerek var mı?
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İçindeki olay hakikaten yaşanmışsa bu kitapçık kesinlikle keşfedilmeli ve daha geniş bir okuyucu kitlesi ile buluşmalı. Ama gerçekliği konusunda emin de olamıyorum. Mağarada yazıtları keşfedilmiş medeniyet Atlantis öncesi bir medeniyet. Ve onlar da kendilerinden önceki bir medeniyetten bahsediyorlar. Biz daha Atlantis üzerine tartışa duralım; Atlantis'in babalarından değil dedelerinden bahsediliyor. Beni şüpheye çeken ise, o medeniyetin gelişim ve çöküş hallerinin oldukça detaylı anlatımı. Ve günümüze oldukça benzemesi. Bu kitapçıktaki tefrika ise 1924 yılında yayınlanıyor. Birinci Dünya Savaşı sonrası. Dediğim gibi eğer içindekilerde bir gerçeklik varsa çok fantastik bir kitapçık ile karşı karşıyayız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar ile ilk tanışmam bu kitap oldu.Hikâye klasik bir gerilim gibi başlıyor gibi hissettiriyor ama sayfalar ilerledikçe olayların altındaki katmanlar yavaş yavaş açılıyor.Karakterlerin psikolojisi o kadar iyi işlenmiş ki,kime ne kadar güvenmen gerektiğini sürekli sorguluyorsun.Tam “çözdüm” diyorsun,yazar ince bir hamleyle tüm düşünceni tersine çeviriyor.
Feeney,karakterlerini gri yazmakta çok başarılı.Ne Adam tam bir kurban,ne Amelia tam bir masum… İkisinin de sakladıkları var,ikisi de kendi oyununu oynuyor.Atmosfer müthiş.O kar fırtınası, elektriklerin gidip gelmesi, evin izole havası… Sayfaları çevirirken ben de onlarla birlikte o evde mahsur kalmış gibi hissettim.Gerilim dozu hep yüksek ama bağıra çağıra değil,sinsice ilerliyor.Kitabı kapattığımda hem şaşırdım hem de “yazar beni çok güzel oynattı” diye gülümsedim ve kitabı bitirdiğimde bir süre boş boş düşündüm. O “ters köşe” hissini güzel veren kitaplardan biri.Psikolojik gerilim sevenler için kesinlikle şans verilmeli.
Yanıtla
5
2
Destekliyorum  19
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar ülkedeki bilimkurgu eksiğini tek başına tamamlamaya çalışıyor. Bilimkurgu seviyorsanız okunur. Kurgu kısmı bilimden bir tık geride kalıyor mu kalıyor ama bu da daha gerçekçi bir kitap veriyor size. Devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Dr. Mileva ve kliniğinde neler oluyor bir 50 yıl sonra değişen bir şeyler olacak mı? Bilimkurgu okuru bunları bilmek istiyor. Umarım ikinci kitap tez zaman da çıkar. Diğer eserlerini de okumanızı tavsiye ederim. Sıradanlığın içinde sıradışılığı arayanlar Serkan Karaismailoğlu'nun eserleriyle tanışmalı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum  12
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın küçük boyutta olması en başta bende çok kısa bilgiler içeren bir yapıt görünümü vermiştir.Ancak okuyunca düşüncemin yanlış olduğunu anladım.Tamamıyla akademik dilde yazılmıştır.Akhunlar hakkında ilk defa bu kadar kıymetli bilgiler okudum.Kuruluşundan itibaren Akhunlar bugünkü Hindistan Pakistan Afganistan ve batısında hakimiyet altına almıştır.Dikkatimi çeken konular ise özellikle Hindistan Pakistan bölgelerinde bulunduklarından kültürel ve dini olarak etkileşim içinde olmalarıdır.Hükümdarlarının isimleri o bölgenin dilleri ile anılmaktadır.Özellikle Hint brahmi sind kaynakları.Dini görüşlerde Hinduizm Budizm etkisinin merakları vardır.Yine halk arasında Nesturilik ve İran münasebetlerinden dolayı bir kısım zerdürştlükte vardır.Madeni paralarda Sasani ve Hint Brahmi etkileşimleri görülür. Hatta Hindistan da yapılan büyük domuz heykeli Akhunlar için yapılmıştır.Göktürk hakimiyeti sonrası zayıflayan avarlar ikiye bölünmüştür.Avarlarında hun bakiyesi olduğunu öğrendim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Esasen "anlayana" şekinde sağlam bi iş çıkartmış Pedrosa. 4 mevsim üzerinden birbirinin hayatına dokunan farklı insanların hayatlarından kesit sunuyor ve yetişkin okura hitap eden, ortayaş uzerine bilhassa daha fazla hitap eden bir kitap bana göre.. Sarsak ve girift çizimler, şeffafmış gibi üstüste gelen resimler aslında hayatta bi varız bi yokuza işaret eder gibi belki de.
Belki bizim memleket için en önemli sorun memleketin halinden de kaynaklı bu tip çizgi ve grafik romanların aşırı pahalı olması, ama genel olarak da kağıt kalitesi, boyası, baskısı Dünyada da pahalı maalesef bu çizgi, grafik romanların. Ama eserler sanat eseri, meraklısına ve Türkiye'de basılması bile büyük iş.
Ben naif ve düşündürücü öyküsünü beğendim. Başka eserlerini de alırım artık.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
II. Dünya Savaşı’nın sona erdiği ve uluslararası sistemin yeniden şekillendiği bir dönemde; yeni düzenin büyük güçleri birbirlerine göz kırparken Orwell çıkıp kapitalizme, totaliterizme ama özellikle Stalin’e bir çift lafım var, diyor. Sosyalizme değil; sosyalizmin nasıl da totaliterizme dönüştüğüne dair şahane bir yergi sunuyor.
Hikaye bir kapitalist (çiftlik sahibi) tarafından emeği sömürülen hayvanların (işçiler) ayaklanıp kurdukları sosyalist düzende zamanla liderliği ele geçiren domuzların (Lenin, Stalin ve politbüro vs.) menfaatleri uğruna uyguladıkları politikalar ile aslında ilk başta karşı çıktıkları düzenin bir benzerini, hatta daha kötüsünü kurmalarını alegorik bir dille anlatıyor.
Yayımlandığının üzerinden seksen yıl geçtiğine aldanmayın, kitabı okurken aslında insanlığın pek de ilerlemediğini göreceksiniz. Velhasıl dili sade, üslubu akıcı, ana fikri pek güzel olan bu yapıt muhakkak okunmalı.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  13
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Cehennemde İlahi'de 7 öykü var. Bunların dışında olan, kitabın başında ve sonunda yer alan bir de metin bulunuyor. Arka kapakta yazılandan farklı olarak bu metinle öyküler arasında ilişkiyi kuramadım. Yazarın öykülerini inşa etme şekline saygım var, kitabı sevenlerin de neden beğendiklerini anlıyorum ama zamanda sıçrama, boşluk bırakma, temel meselenin etrafında dolanarak anlatma ne yazık ki bir okur olarak bana değmiyor, işlevsellik arıyorum. Beğenenlerin ifadesiyle, her öykünün iki kez okumak zorunda kalınması, öykülerin dikkat istemesi, öyküyü okurken başa dönülmesi ya da yavaş okunması gibi unsurlar, esasen öyküleri başarılı kılmıyor. Evet, yazar sezdirmeyi, boşluk bırakıp okurun doldurmasını, muğlak bir anlatımı hedefleyebilir ya da bunu sezgisel, düşünme biçimi olarak öykülerine yansıtabilir ama tüm bunlar düşünüldüğü gibi öyküleri başarıya ulaştırmaz. Kurduğum bunca olumsuz cümleye rağmen bu kitap, sonuç olarak ortalamanın üzerinde, üzerine çokça konuşulabilecek bir eser.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
06 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapta, farklı suçlara karışmış insanların hikâyeleri anlatılıyor. Bu kişiler, dışarıdan “suçlu” olarak görülseler de aslında çoğu zaman karmaşık hayatlara ve travmalara sahip bireyler.
İşledikleri suçların arkasında tesadüfler, zor yaşam koşulları ve psikolojik kırılmalar var. Yazar bu noktada suçun sadece “iyi-kötü” ayrımıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Ona göre bir insanı anlamak için onun geçmişine, yaşadıklarına ve içinde bulunduğu şartlara bakmak gerekir. Adaleti sağlamada yasaların yanı sıra insanın kendi ardındaki hikâyesinin de göz önünde bulundurulması hususunu yazar kitap içerisine bir güzel yedirmiş.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir