Onaylı Yorumlar

Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
​Bu kitap, II. Abdülhamid'i "Kızıl Sultan" ya da "Ulu Hakan" gibi tek boyutlu klişelerden kurtarıp, onu bir insan ve devlet adamı olarak tanımak için iyi bir başlangıçtır.

Eğer II. Abdülhamid dönemine giriş yapmak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun. Ancak tam bir denge kurmak ve kendi fikrinizi oluşturmak isterseniz, bu kitabın yanına İlber Ortaylı veya Orhan Koloğlu gibi farklı ekollerden gelen yazarların Abdülhamid incelemelerini de eklemeniz çok daha sağlıklı bir tarih bilinci sağlayacaktır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
14 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitap felsefe tarihi anlatmaktan ziyade metafizik ile uğraşan Meşşai Filozoflarının (Farabi İbn Sina vb.) ilgilendiği Bilgi, Varlık, Siyaset Felsefelerine konusal bir giriş yapmış. Buna rağmen Felsefenin İslam Dinindeki konumumu anlatırken İslam tarihinden doyurucu ve güzel bilgiler vermeyi de ihmal etmemiştir. Kitap amacına çok güzel bir şekilde hizmet etmiştir. Ömer Türker hocanın dili nisbeten ağır ve cümleleri uzun olduğu için felsefeye dair fazla malumatı olmayan kişiler için zor olabilir. Ne kadar ağır bir kitap olsa da bir giriş kitabı olduğu için yavaş bir şekilde not alınarak ve bilinmeyen kelimelere bakılarak okunursa çok istifade edeceğiniz bir kitaptır.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir Ailenin Suskun Hafızası

Annemin Uyurgezer Geceleri’ni okurken bir hikâyeden çok, bastırılmış duyguların içinde yürüyormuşum gibi hissettim. Ayfer Tunç bu romanda, anne figürü etrafında biriken suskunlukları, söylenemeyenleri ve geçmişten bugüne taşınan kırgınlıkları anlatıyor. Karakterler yüksek sesle konuşmuyor; daha çok içlerinde taşıdıklarıyla var oluyorlar. Anne hem güçlü hem yorgun, hem yakın hem uzak… Çocuklar ise anlamaya çalışan, kırgın ama hâlâ bağ kurmaya çalışan hâlleriyle kalıyor. Tanıdık, yer yer rahatsız edici ama çok gerçek. Bittiğinde cevaplardan çok, insanın içini kurcalayan sorular bırakıyor.
Yanıtla
9
1
Destekliyorum  43
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okurken Sessizleştiğim Bir Roman

Geri Verilen Kız’ı okurken sanki bir hikâye değil de birinin iç sesini dinliyormuşum gibi hissettim. Büyük olaylar anlatılmıyor ama satır aralarında insanın içine dokunan çok şey var. Arminuta’nın iki aile arasında kalmışlığı, sevilmeyi bekleyişi ve sessizce güçlü kalma çabası bana çok gerçek geldi. Özellikle Adriana ile olan bağı; sert, kırılgan ama bir o kadar da sahici… Kitap bittiğinde içimde hafif bir hüzün ama aynı zamanda derin bir yakınlık kaldı. Duygusu olan, sakin ve gerçek hikâyeleri sevenlerin seve seve okuyacağını düşündüğüm bir roman.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bilmediğimiz şeyler bizi korkutur. Onları anlamlandırmaya çalışırız. Gerçekten anlamaya ve tanımaya başlayınca fikirlerimiz değişir ve ilk önceki düşüncelerimizden dolayı üzüntü duyarız. Küçük köstebek her şeyi anlamlandırmayı sever fakat bir gün karşısına anlam veremediği bir şey çıkar. Kendince onu anlamaya çalışır fakat sonunda ilk önceki düşüncesinden dolayı pişmanlık duyar; ama hatasını anlar ve çok güzel bir arkadaşlık başlar. Kitap çok hoşumuza gitti. Oğlumla severek okuduk, resimleri çok güzel. Verdiği mesaj güzel ama okul öncesi için soyut. Okurken ne anlatılmak istendiği ile ilgili açıklama yapılırsa daha etkili olur diye düşünüyorum .
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap büyük emek verilerek kaleme alınmış olup Hz. İbrahim'e ve Urfa'ya bakış açınız çok değişecektir.
Peygamberlerin hayatlarının hem örnek bir hayat hem de bizler için motivasyon kaynağı olduğunu daha çok idrak ediyorsunuz.
Hz. İbrahim ve ay- yıldız ve güneş üçlemesinin dönemin dini hayatıyla ne kadar alakalı olduğunu çok daha iyi anlıyorsunuz.
Aslında Hz. İbrahim'in ay, yıldız ve güneşe bakıp bunlar benim ilahım olamaz demesi o dönemde bunlara bakış açısına göre yorumlaması olarak anlamam çok daha iyi oldu.
Devamını bekliyoruz.

Talha hoca için çok kıymetli bir sadaka cariye olacak inşallah.
Yanıtla
5
1
Destekliyorum  17
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Etkileyici ve ilham verici bir hayat hikayesi.
Evet coğrafya kader ama kader değiştirilip yön verilebilir, hayat bilinçli yada bilinçsiz yaptığımız seçimlerin sonucu diyor temelde. Evde eğitim görerek üniversiteye girebilmek de coğrafyaya dâhil sanırım:/
Yazarı en çok anlamaya çalıştığım, bu konuda zorlandığım kısım ait olma duygusu üzerineydi, o aileden vazgeçememesi bana Birhan Keskin'in "Beni hep aynı yerimden yaralayan o eve. Yine de döneyim, döneyim istedim" dizelerini hatırlattı.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
serdar bey ve zeynep hanımı izlemekten hep keyif aldım. konuşma üslupları konuları masaya yatırış şekilleri ve birbirlerine verdikleri o önem hep gıpta ile baktım. kitabı görünce çok mutlu oldum bir çırpıda okudum. bir takipçilerinin yazmış olduğu bir yorum beni çok etkiledi aynı zamanda buna kitapta yer vermeleri çok hoşuma gitti. çocuğuna kızan bir ebeveyne "ayakkabılarınızı yan yana bir koyda bak aynı boyda mı?" bu cümle sadece çocuklar açısından değil bir çok konudan farklı düşünceler uyandırdı beynimde. iyi ki yazmışlar bu kitabı. umarım birçok kişiye yol gösterici nitelikte olur.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bazı bölümlerde temposu düşse de "O Kız", Ruth Ware’in ustalıkla kurduğu psikolojik gerilimin güçlü örneklerinden biri.
Bir öğrencinin gizemli ölümü etrafında şekillenen hikâye, yıllar sonra bile kapanmayan yaraların ve bastırılmış suçluluk duygularının izini sürüyor. Yazar, masumiyet ile suç arasındaki gri alanı başarıyla işleyerek okuru sürekli şüphe içinde bırakıyor.
Olaylar yavaş yavaş açılırken karakterlerin iç çatışmaları hikâyeye derinlik katıyor. Beklenmedik dönemeçleri ve sona doğru artan temposuyla, ters köşe sevenler için tatmin edici bir roman. Psikolojik gerilim meraklılarına rahatlıkla öneririm.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Mehmet'in Babası Nâzım, Gündüz Vassaf’ın şiir diliyle Nâzım Hikmet’i anlattığı bir biyografi. Önce kendisi anlatmış Nâzım’ı şiirleriyle, sonra da onun dizelerini ekleyerek Nâzım’ı Nâzım’a anlattırmış bir bakıma. Bir çırpıda ve keyifle okunuveriyor.

Nâzım, Türkiye’den ayrılmak zorunda kaldığında oğlu Mehmet daha üç aylıktır. Çok sevdiğini, özlem duyduğunu şiirleriyle anlattığı oğlunun büyüdüğünü annesinin mektuplarından öğrenmiştir. Mehmet ise, ömrü boyunca yalnızca on beş gün birlikte olabildiği babasına küsmüş, bir daha da affetmemiştir.

Vassaf, Nâzım’ı anlatmaya Mehmet’le başlayıp yine onunla bitirerek, belli ki babayla oğlu barıştırmak, yılların küslüğünü bitirmek, bir hasreti sonlandırmak istemiş.

Okurken öyle akıyor ki kitap, sayfalar kendiliğinden çevrildi gibi. Ya da ben kitabı okumadım, her zamanki sohbetlerin birinde “Gündüz Hocam, sen Nâzım’ı nasıl bilirsin?” dedim, o da kocaman bir hayatı bir iki bardak çay içimine sığdırarak anlatıverdi bana, bilemiyorum..
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir