Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
Sinan Akyüz'ün piruze ve incir kuşları romanlarını bir çırpıda okudum ve kendim sanki olayları yaşadım. Tereddüt etmeden kitaplarını aldığım bir yazar. Bu kitabına daha yeni başladım ve şimdiden çok beğendim bu iki kardeşe ne olacak merak ediyorum...
kitabın çok fazla alıntı ve dipnotlarla dolu olması onu başarısız kılmaz. lakin; iddialı ismini doldurabildği kanaatinde olmamakla beraber, ciddi bir eksiği kapattığı ve cesaret verme anlmaında bir çok araştırmacı ve yazarın önünü açabilme ihtimali yüksektir. çalışmalarının devamını başarısını dileriz erol mütercimler.
Ülkemizde Arapça Nahiv bilgisi alanında yazılan en öğretici kitap sayılabilir. Gerek kitabın mizanpajı ve gerekse içerdiği örnekler açısından önemli bir eserdir. Arapça dilbilgisi açısından doyurucu bilgi elde etmek isteyen herkesin mutlaka edinmesi gereken bir kitaptır.
ve bir grance klasiği daha.. bu adam hangi kitabında fiyaskoya uğradı ki.. fransada başlayıp dünyanın diğer ucunda sonlanan inanılmaz bir kurgu.Bitirene kadar içine hapsoldum...kesinlikle pişman olmayacaksınız.Manes ormanı sizleri bekliyor...
bir başucu kitabı değil fakat günümüzde yazılan ve okudukalrım arasında iyi romanlardan birisiydi. bazı noktalarda kafamda sorular kaldıysa da(bu yazarın amacı olmalı) vermek istediği mesajı belli bir konusu var. ve bence kitabın en iyi yönü DİLİNİN AKICI OLMASI. iyi bir kitap.
Ziyaretçilerin En Çok Katıldıkları Yorumlar
kitabı çok beğendim. diyarbakır\'ı hep anne babamın çocukluk gençlik hikayelerinden dinlerdim. kitap bana o hikayeleri anımsattı.
Bazen acının, bazen umudun, bazen de pişmanlığın ağırlığını hissedeceğiniz bir hikaye
Hayatımda okuduğum en antipatik ana karakter. Mert’e sinir olmama rağmen hikayenin atmosferine bence çok güzel oturmuş.
Kırık Zamanlar, yalnızca bir dönem romanı değil; insan ruhunun kırılma anlarına tutulmuş zarif bir ayna. Aydın Gürbüz, İstanbul’u bir mekân olmaktan çıkarıp yaşayan, acı çeken ve hatırlayan bir karaktere dönüştürüyor. Dil sade ama derin, atmosfer yoğun ama asla boğucu değil. Tarihle bireysel trajedilerin ustaca iç içe geçtiği bu roman, okuru hem düşünmeye hem hissetmeye davet ediyor. Bitirdiğinizde hikâye kapanmıyor; içinizde yaşamaya devam ediyor.
Psikoloji 3. sınıf öğrencisiyim. Hem kendimi geliştirmek hem de okuduğum kitapların gerçek okuyuculara ulaşması açısından zaman zaman yorumluyorum. Beni Taşıyamazdın’ı okurken en çok dikkatimi çeken nokta, karakterlerin iç dünyalarının yüzeysel geçilmemesiydi. Roman, bireyin kayıp, suçluluk ve bastırılmış duygularla kurduğu ilişkiyi dramatize etmeden, doğal bir akış içinde ele alıyor. Bu yönüyle psikolojik derinliği olan ama akademik dile yaslanmayan bir anlatım sunuyor.
Yazarın dili sade ve anlaşılır; bu da duygusal yoğunluğu olan sahnelerde okurla metin arasındaki mesafeyi azaltıyor. Karakterlerin yaşadığı iç çatışmalar, insan davranışlarının neden-sonuç ilişkisi üzerine düşünmeye alan açıyor. Özellikle psikoloji, insan ilişkileri ve içsel sorgulamalarla ilgilenen okurlar için anlamlı bir okuma deneyimi sunacağını düşünüyorum. Psikolojik yönü güçlü, akıcı ve düşündürücü romanlar arayanlara uygun bir kitap. İnsan davranışlarının arka planını merak edenlere tavsiye ederim.