Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sağlıklı beslenmenin felsefesini örneklerle anlatıyor ve bu konuda pek çok soruya cevap veriyor. “Ne yerseniz osunuz.” fikri çok isabetli. Tüketilecek gıdaların oranları konusunda itidal vurgusu dikkat çekici. Özellikle sağlıklı tarifler kısmı çok iyi. Tarifler, geleneksel beslenme anlayışımıza/mutfaklarımıza uygun, yalın ve özümüzle örtüşen cinsten. Reçeteleri yadırgamıyor, tarifleri uygularken zorlanmıyor ve saatlerce mutfakta kalmıyoruz. Anlatım ise açık, sade, sempatik. Ve belirtmeliyim, sohbet eder gibi.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zambra'dan okuduğum ilk eser. Yazarın erken döneminde gazetede eleştiri yazdığı dönemde editörü Tightwad ile olan diyaloglarına yer veren eser duru bir anlatıma sahip. Aralarında yaşanan inişli çıkışlı hem iş hem de arkadaşlık barındıran ilişkilerini konu alan eser bir yere tam olarak bağlanmamış olsa da buruk bir tat bırakıyor.

Zambra'nın başlangıç eseri bu mu olmalı? konusunda benim için net hayırı alan eser buna rağmen sıkılmadan kendisini okutturdu.

Son olarak başka eserlere kapı aralayan bir metin olması açısından da artı özellikler barındırıyor. Bunun en güzel örneği Bolano'nun 2666'sı keyifli okumalar...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tevhid, peygamberlik, hesap günü gibi konulardan bahseden Ankebût suresinin etkileyici bir tefsiri.
Surenin bize “insanın sadece Allah’a dayanarak ayakta kalabileceği” gerçeğini hatırlattığını belirten eser, vahyin “Îman varsa imkân da vardır.” müjdesine işaret ediyor.
Yazarın diğer eserleri gibi Karadul da ayetlere nasıl yaklaşmamız gerektiği hususunda izleyeceğimiz isabetli rotayı çizerken ilahi mesajları örnek ve tahlillerle bugünün dünyasına taşıyor. Mesela Firavun, Hâmân ve Karûn üçlüsü… Bir prototip olarak neyi temsil ediyorlar? Çağları aşan anlamları ne? Ya aralarındaki ilişkinin dinamikleri?.. Bende bu eserle cevap buldu pek çok soru.

Çekimser okura birkaç not: Eline ilk defa bu tür bir eser alacaklar tarafından bile rahatlıkla okunabilir. Zira anlatım hayli açık, yalın ve akıcı. Eğer bugüne dek sadece meal okumuş iseniz Kur’an’ın mesajını anlamaya yönelik böylesi bir eserin sizi ne denli mutlu edeceğine eminim.

Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Başkalarına ait şarkıları seslendirmek yerine  kendi besteleriyle var olma amacı taşıyan Arif'in yaşadığı bunalımlı süreç anlatılıyor. Arif'in işinden ayrılması, yeni bir eve taşınması ve kendisini dış dünyadan soyutlaması müzik kariyerinde özgünlük için verdiği bedeller olarak sıralanıyor. Rüyalarla alakalı betimlemelerde rüyaların var olmasını sağlayan bilinçaltının işlenişi mükemmeldi. Betimlenen rüyaları, romandaki korkutucu unsurları ve rahatlıkla görüntüye dönüşen anlatımı başarılı buldum. Ancak romanın sonunu sevemedim. Yarıda bırakılmış gibi geldi. Anladığım, Arif'in özgün olmak için çıktığı  yolda yaşadığı paranoyaların etkisiyle kişilik bozukluğunun kollarına kendisini bırakmış olmasıdır. Emin olmamakla birlikte "Acaba Arif çoklu kişilik bozukluğu mu yaşıyor?" düşüncesine kapıldım. Türk edebiyatında yazarımız tür olarak dikkate değer bir roman ortaya çıkarmış.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu bir hatırat. 1960'lar ve 80'ler arası Kayseri'de kale içi diye bilinen bölgenin, oradaki esnafların günlük yaşantısı. Kayseri'nin kale surları hâlen ayakta ama Kale içi dönüşüm geçirdi, şimdi orada kitapta geçen çarşı ortamı yok. Bu kitabın değerini artırıyor. Kitabı alıp okumanız için illaki Kayserili olmanız gerekmiyor. Bir dönem portresi, bir habitat hikayesi, nostalji değeri yüksek, keyifle okunan, sıklıkla güldüren bir kitap. Yazar çocukluk ve ilk gençlik yıllarında oradaymış, bu yüzden eğlenceli vukuatlar çok. Ben de keyifle okudum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitapla ilgili karmakarışık duygular içerisindeyim. Bir yanım çok sevdi ama bir yanım hüzünden yorulmuş gibi sanki.

Nils Vik hayatından geçenlere , iz bırakanlara bir selamlama yapmış. Bu kadar etkili olması durağan ve yorucu kitabın duygusal yoğunluğundan ileri geliyor .

Herkese birer selam verip geçerken, hayatının en önemli parçası Marta’ya ilişkin öyle şeyler söylüyor ki, keşke diyor okur keşke biraz daha yaşasa mıydı?

Usul usul , belli belirsiz bir müzik gibi ruha sızan bir metin. Kuzey edebiyatında zaten böyle şeylere çok rastlanmıyor değil mi? Durağanlığın çığlığı bizim gibi onların yıllar boyunca yaşamadıklarını bir günde yaşayan milletler için çok şaşırtıcı tabii.

Nils Vik’in son tanıklığı koymak isterdim kitabın ismini… Eylemlerin suskunluğa dönüştüğü her gün nasıl bir şey kattıysa fiyortlardan açık denize kavuştuğu gün Nils de onu yaşadı.

İlginç…
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tek bir kelime ile ifade edecek olursam: "sarsıcıydı". Yüreğimden vuruldum diyebilirim. Eskiden de bu tarz kitaplardan etkilenirdim; ancak anne olduktan sonra bu etkileşim kat be kat arttı sanırım.

Çoğu sayfasında gözyaşlarımı tutamadım. "Engelli" de deseniz, "özel" de deseniz "özel gereksinimli" de deseniz içinizde bir yerlerde tam olarak idrak edemediğiniz, duygudaş olamadığınız duygusuna kapılıyorsunuz kitabı okurken. O güzel insanların da duyguları, kalpleri ve belki de muhteşem bir zihinleri var bizim bilemediğimiz."
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orta Anadolu’da kitap sevgisiyle yaşayan Mustafa Güzelgöz’ün, köyündeki ve çevre köylerdeki insanların okuması, aydınlanması, bilgi ve görgülerini artırması için verdiği büyük mücadele bu kitapta son derece etkileyici bir dille anlatılıyor. Kütüphane kurma ve geliştirme çabaları, insanları okumaya teşvik etmesi ve Türkiye’de bir ilk olan gezici kütüphane uygulamasını başlatma süreci; onun azmini, heyecanını ve sarsılmaz kararlılığını gözler önüne seriyor.

Öğretmenlere mutlaka okunması tavsiye edilen Beyaz Zambaklar Ülkesi’nden bile daha etkileyici bulduğum bu kitabın, neden hak ettiği kadar tanınmadığının cevabını satır aralarında ve özellikle kitabın son bölümlerinde öğreniyorsunuz.

Keyifle okunan, aydınlanma üzerine düşündüren ve ilham veren bir kitap.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kendi ülkesinde bir evi olamamış, toplum tarafından ötelenmiş ,ailesi tarafından anlaşılmamış, sevilmemiş ve atıl olmuş dolayısıyla başka bir ülkede umut arayan insanların romanı. Bu insanların hunharca öldürülmesi sanki hakmış gibi görülen bir cinayetin ardından konuşulmayanların roman haline gelişini okumaktayız.

Şehri İstanbul'da hissedilen bir deprem, oysa ki gerçek, yakın başka bir şehirde oluyor.

"Kontrol altında olan tek şey gerçekti. Ve gerçeğin üzerine örtülenler depremden daha sarsıcıydı."

Okurken insanın içini burkan, gerçekle yüzleştiğimiz, küçük ama sarsıcı bir roman. Eline, diline, emeğine sağlık Barbaros Altuğ.
Yanıtla
6
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
07 Ocak 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kapağıyla ve isminin altında yazan “hayatın anlamına dair bir hikaye“ cümlesiyle ilgi çeken bir kitap; Dünyanın Kıyısındaki Kafe. Lise civarında okumak benim için daha anlamlı ve yapıcı olabilirdi zira edebi değeri düşük, karakter anlatımları zayıf, yüzeysel ve kişisel gelişim anlamında bir hayli didaktik bir kitap. Ancak dünya çapında çok satanlara girmiş ve bir çok insana ilham olmuş bir kitap imiş. Yazar liderlik ve kişisel gelişim alanında kendine bir yer edinmiş ve başlangıcı bu kitap ile olmuş. Kitapta önemli üç soru yer alıyor; Neden buradasın? Ölümden korkuyor musun? Halinden memnun musun? Hepsi hayatın anlamına dair önemli sorular ve bir çırpıda ulaşılamayacak cevaplara sahip. Daha da önemlisi kişiye göre değişen, şekillenen, dallanan, kâh tatmin eden kah dibe çeken cevaplara sahip. İlk gençlik yıllarında okunabilecek hızlı akan ve bir çırpıda biten bir kitap diyebilirim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir