Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tüm fikirlerinden önce, fikrin alelade bir kavram olmadığını, çalışmanın, incelemenin ve bir altyapı içeren tercihlerin belirlediğini bizlere hatırlatan, gösteren ve anlatan bir eser. Geçmişimizi, bugünümüzü ve taktığımız gözlükleri ise iyice sıkılmış bir yumrukla göğsümüze işletiyor Cemil Meriç.
Kitabın birçok cümlesi defalarca okunup, başucunda bekletilip, anlamak için çabalamayı hak ediyor. Geçtiğimiz yüzyılın ‘savaşan’ fikir adamlarının en kıymetlilerinden biri olduğunu tek bir restiyle sezebiliyor, yeniden yeşermesini umduğumuz elmaslarımızın umudunu hissedebiliyoruz.
İnsanı insan olarak ele almasıyla hem gereksiz hayranlıkların hem de kendimizi küçümseyip insan olarak ulaşabileceğimiz emellerin çok da uzakta olmadığını anlayabiliyoruz.
Bu Ülke; bu vatan, bu insan, bu İslam…
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuması zor ve yorucu bir kitap ama bitirince insan okuduğunu pişman olmuyor. Yazar çok güzel karakterler hazırlamış yer yer kızıyoruz ama günümüzde de bu tarz insanlar çok fazla .
Kitapta Emma'ya yer yer üzüldüm yer yer çok kızdım ama şunu söyleyebilirim ki en çok Leon karakterine öfkeliyim hatta o karakterden nefret ettim
İkinci kızdığım kişi ise Charles o baştan sona her şeyi her kötülüğü hak etti böyle zeka kıtlığı çeken biri nasıl doktor olur o da muamma
Ayrıca eczacı ve kıyafet satan kişilerde toplumda mevcut olan çıkarcı bencil tiplemelerin ülke ve zaman değiştirmiş örnekleri
Yazar zor bir dil kullanmış ama olaylar ve karakterler çok gerçekçi maalesef her dönemde böyle insan var ve hep var olacak
Kesinlikle okunması gereken bir kitap
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın konusu annesi ve babannesini kaybetmiş bir kızın hayata tutunma çabasını, yalnızlığını, yeniden doğuşunu anlatıyor. Tüm kitaptaki karakterler babası ve kitapçıdaki çocuk (yan karakter) hariç kadın. Bu sebepten olabilir ki kitap duygusal olarak ilerliyor. Yatılı bir okulda kızlarla yapılan gece sohbetleri ve bir kitabın peşinden gitme serüvenini anlatıyor. Genel olarak biraz duygusal ilerlediği için 11-12-13 yaşa hitap ettiğini düşünüyorum. Bu yaşlarda bir kız çocuğunuz varsa severek okuyacaktır. Dili akıcı. Konusu sizi sıkmıyor. Sevgilerimle.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitap 5. ve 6. sınıf çocukları için çok uygundu. Karakterler özenle seçilmiş, yazar tarafından verilmek istenen mesaj kurguya etkileyici ama bir o kadar da ustaca gizlenmişti. Kahramanımız Hiç Fena Değil çok iş kolik ve kendilerine göre başarılı olan aile içinde var olma çabasında. Okuldan atılmak zorunda kalıyor. Sonuç olarak kimse mükemmel olmak zorunda değil mesajını aldım. Hiç sıkılmadan bu yaştaki çocuklar rahat rahat okur. Ben ve oğlum çok sevdik. Özellikle ben kahramanın adadaki ikinci okulda olan öğretmeniyle olan ilişkisini sevdim. Öğretmen karakteri de çok hoşuma gitti. Teşekkürler.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Gorki'den bir tiyatro eseri. Toplamda 4 perdeden oluşmakta eser. Toplumda ayaktakımı olarak tabir edilen insanları eserin kahramanları olarak görmekteyiz. sahne bir pansiyon. Eserde toplum eleştirisi Gorki'nin olmazsa olmazı. Maddi olarak çıkmazda olan bu insanların aslında en çok yara alan yanları maneviyatlarıdır, insan olarak değerlerin yitirilmesidir. Bu noktada Gorki okura insanın değerli olduğunu hatırlatır. Her insan değerlidir.
"Tanrım! İnsan ne uğruna yaşar?" Sayfa 69
"Ben de isterim özgürlüğü, ama kıramıyorum zincirleri." Sayfa 45
Beğenerek okudum. Okuyacak olanlara keyifli okumalar... Kitapla ve sevgiyle kalın...
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar kitabın son bölümüne doğru “ Biz iyileşmeye niyet ettiğimizde okumamız gereken kitaplar biz seçmeden karşımıza çıkıp kendini okutacaktır” demiş. Bu cümle kitabı okumaya başladığım andan itibaren hissettiğim şeyin tam karşılığıydı. Belki de ihtiyacım olduğu zaman karşıma çıktığı için sade ama derin cümleleri altını çizerek, düşünerek ,sindirerek okudum. Bu kitap hem kişisel gelişim hem din hem çocuk gelişimini akıcı ve dengeli bir şekilde bir arada işlemiş. Anladım ki değişim ve iyileşme önce kalpte başlıyor. İçsel bir yolculuğa çıkmak isteyen ve bu yolda pusula, ruhuna şifa arayan herkese gönülden tavsiyemdir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
13 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Oğuz Atay'ın tek öykü kitabı Korkuyu Beklerken, öykücülüğümüze damgasını vurmuş bir eserdir. İçinde sekiz öykü barındıran kitapta özellikle mektuba dayalı anlatım kendini gösteriyor. Korkmak, utanmak gibi duyguları başat olarak öykülerde görüyoruz. Oğuz Atay edebiyatından iyi bildiğimiz, onun "Disconnectus Erectus" olarak isimlendirdiği "Tutunamayan" kişilerini bu kitaptaki öykülerde de tanık oluyoruz. Özellikle "Tahta At" öyküsünde -otobiyografik öğeleri de içeren- Tuğrul Tuzcuoğlu karakteri bunun en tipik örneğidir. Toplumun erkeğe yüklediği role ve statülere karşı duruş vardır öykülerde. Bunu hem kadın mantosu giyen, dış dünyayı tamamen yok sayan Beyaz Mantolu Adam'da hem de para için dansöz kadının yerine oynamaya çalışan Tuğrul Tuzcuoğlu'nda görürüz. Kitabın ilk baskısında bulunmayan, yazarın yaşamındaki son metni "Demiryolu Hikayecileri - Bir Rüya" ise final cümlesiyle iyi bildiğimiz nefis bir alegorik öyküdür.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Grange Kızıl Karma’da 1968 Fransa’sını kurguyla harmanlarken, bu kez 1981-82 Fransa’sında eşcinsellik ve AIDS çıkışını polisiye olayla okuyucuya sunuyor. Bu gidişle Fransa’yı daha iyi tanıyacağız galiba. Gerilim dozu beklediğimiz Grange kitaplarından oldukça az. Dönem ön plana çıkarılarak belki de günümüzde oldukça belirginleşen bu yönelişteki popülerliğe ortak olmak istemiş olabilir. Rahatsız edici olabilecek yönelimler, aşırılıklar anlatılmış ama belli bir sınırda kalmayı iyi başarmış ve hassas terazide dengeyi sağlamış Grange. Bildiğimiz gibi kitabın devamı var. Olaylar kısmen çözülürken asıl gizem diğer kitaba kalmış. Ayrıca doktor ve liseli kızımız polisimize yardım ederken asıl önemlerinin diğer kitaba kaldığını düşünüyorum. Umarım gizem ve heyecanı yüksek bir ikinci kitap olur.
Yanıtla
11
2
Destekliyorum  8
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Zor ve çetin bir eser. Bazı cümleleri tekrar tekrar okuyup düşünmeniz gerekiyor. Yaptığım tespit okuyucuyu korkutmasın. Tasavvuf alanında iyi bir yazar ve düşünür. İyi bir yazar olduğunu kendisi kabul etmese de çetrefilli konuları açık ve anlaşılır bir metne dönüştürmek yeterince iyi bir yazar olduğunun delilidir. Kendisinin. yazmayacaksanız niye okuyasınız diyerek yazmanın asıl olduğunu, okumanın destekleme ve düşünce üretme de yan unsur olduğunu programlarında ve yazılarında sürekli hatırlatan bir üstad benim için. Allah ilmine ve ömrüne bereket versin Ekrem Hocam. Siz yazın biz de yazalım.
Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
12 Ağustos 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken kendimi Sibirya'daki o dondurucu çalışma kampında buldum. Soljenitsin, bir mahkumun tek bir gününü anlatarak aslında koskoca bir sistemi eleştiriyor. İnanılmaz bir ustalıkla, küçük detaylarla büyük gerçekleri anlatıyor. Mesela İvan'ın bir dilim ekmeği saklaması veya bir çiviyi özenle koruması bile aslında ne büyük anlamlar taşıyor. Bu kadar zor koşullarda bile insan nasıl yaşama tutunabiliyor, küçük mutluluklar bulabiliyoru anlatmaya çalışmış yazar. İvan'ın karakteri o kadar gerçek ki, kitabı bitirdiğimde onu tanıyormuşum gibi hissettim. Bazı yerlerde içim acıdı, bazı yerlerde ise İvan'ın zekasına hayran kaldım. Özellikle kamp hayatındaki o rutinler ve mahkumların birbirleriyle ilişkileri çok etkileyiciydi. ben okurken keyif aldım umarım siz de aynı duygularla okursunuz
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir