Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bir toplumun inkirazı!
Irina Paperno'nun bu kitabını okuduğumda, yazarın 19. yüzyıl Rusya'sında intihar olgusuna dair çok katmanlı ve derinlikli bir analiz sunduğunu düşündüm. Paperno, intiharı yalnızca psikolojik veya ahlaki bir mesele olarak değil, toplumsal dönüşüm, felsefi tartışmalar ve kültürel temsillerle iç içe geçmiş bir "kurum" olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, konuya taze ve güçlü bir perspektif getiriyor.

Kitapta beni en çok etkileyen, intiharın Rus entelektüel hayatında bir "anlam arayışına" dönüşmesiydi. Paperno, Dostoyevski, Tolstoy gibi yazarların eserlerinin yanı sıra, gazete haberleri, mahkeme kayıtları, tıbbi raporlar ve intihar notları gibi sıradan insanların izlerini taşıyan belgeleri de kullanarak, intiharın nasıl kamusal bir dil ve tartışma nesnesi haline geldiğini gösteriyor. Özellikle 1860'lar sonrası Rusya'sında, hızlı modernleşme, geleneksel değerlerin sarsılması ve nihilist akımlarla birlikte, intiharın bireyin özerkliğinin radikal bir ifadesi ya da anlamsız bir dünyaya tepki olarak yorumlandığını vurguluyor.

Paperno'nun "kültürel bir kurum" tanımı çok yerinde. İntihar, dönemin Rusya'sında sadece bir "sosyal sorun" değil, aynı zamanda felsefi (özgür irade vs. determinizm), dini (ruhun ölümsüzlüğü) ve siyasi (birey-toplum çatışması) mücadelelerin sembolik bir sahnesi olmuş. Yazar, istatistiklerin ötesine geçip, bu eylemin toplumsal zihniyette nasıl kodlandığını ve edebiyatın bu kodu nasıl şekillendirdiğini inceliyor.

Eleştirel olarak söylemek gerekirse, kitap bazen akademik ağırlığı nedeniyle genel okuyucuya ağır gelebilir. Ancak, Paperno'nun disiplinlerarası yaklaşımı (edebiyat eleştirisi, kültür tarihi, sosyoloji) ve detaylı örneklemesi, dönemi anlamak isteyenler için paha biçilmez bir kaynak sunuyor.

Sonuç olarak, bu kitap sadece Rusya'nın 19. yüzyıl ruh halini değil, modernleşme sancıları çeken her toplumda intiharın nasıl bir "anlam yüklü eylem" haline gelebileceğini anlamak açısından da çok değerli. Dostoyevski'nin karakterlerindeki varoluşsal bunalımların, aslında gazete sayfalarındaki intihar haberleriyle nasıl yankılandığını görmek, edebiyatın toplumsal gerçeklikle olan güçlü bağını bir kez daha hatırlatıyor. Paperno, intiharı, bir çağın tanıklığı ve kendini yorumlama biçimi olarak okuyarak unutulmaz bir çalışmaya imza atmış.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2025’te okuduğum kitaplar arasında en çok etkilendiğim, en geç okuduğum ama en uzun süre içimde kalacak olan kitabın, yılın sonunda karşıma çıkacağını gerçekten bilmiyordum. Masumlar Mezatı benim için bir okumadan ziyade acıya tanıklık etme deneyimi oldu. Cevdet karakteri üzerinden anlatılan hikaye, bireysel bir yaşamdan ziyade Kıbrıs’ta yaşananların insan ruhunda bıraktığı derin ve onarılmaz izlerini gösteriyor. Kanlı Noel olayları ve Binbaşı Nihat İlhan’ın eşiyle çocuklarının banyoda katledilişi, kitapta okuduğum bir sahne olmaktan çıkıp vicdanıma dokunan gerçeklere dönüştü. Arda Karani, yaşanan vahşeti ajitasyona kaçmadan, sade ama çok sarsıcı bir dille aktarmış. Cevdet’in akıl ile hayatta kalma arasında sıkışıp kalışı, okurken beni de aynı çaresizliğin içine çekti. Masumlar Mezatı, masumiyetin, insanlığın ve hafızanın nasıl acımasızca örselendiğini anlatan çok güçlü bir roman olarak bende yerini aldı.

Ve masumiyet, burada hayatta kalanların vicdanına bırakıldı...
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  7
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kırıldığını, üzüldüğünü, hayallerini kaybettiğinde gelen yıkımı hissetmemek için sevgiyi, heyecanı, mutluluğu feda eder miydiniz. Bu eseri okurken arkadaşlarıma sordum bir tanesi beni ben yapan duygularım dedi, bir tanesi hayat hem acı hem tatlı olduğu için güzel. Fantastik bir içeriğe sahip olan eser kalbini aldırsan bile yaşayabileceğin bir dünyada bir bilginin keşfettiği bir ameliyat tipi ile başlıyor. Kahramanımız ise herşeye direniyor ve bunun yanlış olduğunu söylüyor. Hayat onu zor bir maceranın içine soksa da bilginin bozduğunu düzeltme gücüne sahip olduğu inancı ile heyecanlı ve düşündüren bir hikayeye girmemizi sağlıyor.
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tarihte "Kayıp Aydınlama"nın yaşandığı İslam'ın kadim yurdu, yok edilmek istenen Doğu Türkistan toprakları ve müslüman Uygur Türkleri... Modern dönemin tarihine not düşecek resimlerle, haritalarla, tarihi bilgiler ve etkin kahramanların kısa hayat anlatıları ile yazılmış, tamamen şahitliğe dayalı karşılaştırmalı bir seyahatname. Gulca, Kaşgar, Artış, Opal, Yarkent, Hoten, Urumçi ve Turhan şehirlerinde Çinlileştirilerek yok edilmeye çalışılan Müslüman bir gelenek ve kadim bir topluluk. Camisiz, ezansız, Kur'ansız, tesettürsüz, tarihsizleştirilmiş, distopya benzeri bir yok ediş çabası. Terörden arındırma bahanesi ve turizme kazandırma projeleri ile hapishane kamplarına doldurulmuş beyin yıkama seansları. Çinlilerin distopyaya çevirdiği Doğu Türkistan toprakları ve Müslüman Uygur halkı. 21. yüzyılın esaret ve yok ediş arenası. İyi bir okuma önerisi ve tecrübesi. Taha beyin eline, gözüne ve emeğine sağlık.
Yanıtla
25
1
Destekliyorum  16
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Topluma Ayna Tutmak
Yazarın "söyleme bilmesinler" romanını okuduktan sonra bu romanını da okumaya karar verdim. Her zaman kullandığı sade dil ve betimlemeler bu romanda da yerini almış. Ayrıca roman karakterleri hayatın içinden oldukça gerçekçi. Bizden birilerini romanlarda okumak her zaman hoşuma gitmiştir. O yüzden bu romanı da keyifle okudum. Dilinin sade olması nedeniyle kitap oldukça kolay okunuyor, akıp gidiyor adeta. Bunu yazarken kitabın basit olduğunu söylediğim anlaşılmasın. Yazar olay örgüsünü gayet güzel kurmuş ve karakterlerin özellikleri onları daha gerçekçi olarak görmemizi sağlıyor. Yaşlılık, yaşlanma halinin getirdikleri, ebeveynlik, çocukluk, toplumun yaşlı insanlara bakışı gibi pek çok konu romanda işlenmiş. Ayrıca roman karakterlerinin özellikleri toplumsal tepkilere ve davranışlara ayna tutuyor adeta.

Yazarın diğer romanlarını da okumanızı tavsiye ederim. Hatta imkanınız olursa yazar tarafından açılan kelime müzesini de ziyaret ederseniz çok güzel vakit geçireceğinizi garanti edebilirim.
Yanıtla
18
3
Destekliyorum  51
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İrade Terbiyesi garip bir kitap: Bir yandan eski, dili ve örnekleriyle yer yer didaktik; öte yandan insanı rahatsız edecek kadar güncel. Payot’nun derdi motivasyon değil, kendini kandırma biçimlerimiz. Bu yüzden kitap, “kendini geliştirme” kitapları gibi gaz vermez;tam tersine insanın elindeki bahaneleri tek tek söker.
Payot’ya göre irade bir karakter özelliği değil,eğitilebilir bir mekanizmadır.Ama asıl problem iradenin zayıflığı değil;iradenin yanlış hedeflere yöneltilmesidir.İnsan çoğu zaman çalışmaktan kaçmaz,esas çalışmadan kaçar.Okur, not alır,taslak çıkarır, araştırma yapar;fakat üretimin kendisine bir türlü girmez. Bu yüzden kitapta sık sık “faal tembellik” dediği tipe rastlarız: Sürekli meşgul, hiç boş durmayan ama hiçbir merkezi işi tamamlamayan insan.
Payot’nun en güçlü yanı, tembelliği ahlaki bir kusur olarak değil, psikolojik bir düzenek olarak analiz etmesidir. İnsan rasyonel değildir; davranışı belirleyen şey fikirlerin doğruluğu değil, duygusal destekleridir.
Yanıtla
5
0
Destekliyorum  3
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
2023 Pulitzer kurgu ödülünü gerçekten hak etmiş. İç içe geçmiş üç bölümde harika kurgulanmış merak uyandırıcı ve çok sürükleyici. Geçmişten ve günümüze dair birçok yaşamsal analizler felsefik önermeler ve görüşler. Yazar "Gelecek her andı. Tanrı insanları cehenneme yollamıyordu, insanlar kendi kendilerini mahvediyordu." diyor kitabın bir bölümünde...ve yine yazar soruyor, " Canım acıyor " deyişinde gizli özne hangisi? Acıyı çeken kişi mi? yoksa iyelik ekiyle belirtilen can mı? " etkileyici bir kitap. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Okuyalım, okumak sağlıktır....
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu kitabı okurken bir roman değil de iki zihnin içinden geçiyormuş gibi hissettim. Nietzsche’nin keskin düşünceleriyle Breuer’in içsel çatışmalarının yan yana akması çok etkileyiciydi. Felsefe ve psikolojinin bu kadar akıcı ve insani bir şekilde anlatılabilmesi gerçekten büyük bir ustalık.

Bazı bölümlerde durup uzun uzun düşündüm, bazı cümlelerin altını çizmeden geçemedim. Nietzsche’nin yalnızlığı, acısı ve anlaşılma isteği çok gerçekti; Breuer’in kendi zaaflarıyla yüzleşmesi de en az onun kadar dokunaklıydı.

Kitap bittiğinde zihnim dolu ama kalbim sakindi. Hem düşündüren hem de insanın kendine bakmasını sağlayan nadir kitaplardan biri.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kirke’yi okurken mitoloji okuyormuş gibi değil de bir kadının hayatına misafir oluyormuş gibi hissettim. Yalnızlığı, dışlanmışlığı, sevilme isteği ve kendi gücünü yavaş yavaş fark etmesi çok gerçek ve dokunaklıydı. Özellikle Kirke’nin “tanrı” olmasına rağmen insani duygularla bu kadar mücadele etmesi beni çok etkiledi.

Dil akıcı ve sade; sayfalar su gibi akıyor ama aynı zamanda bazı cümleler durup düşünmeye zorluyor. Mitoloji bilgisi olmayan biri olarak bile zorlanmadan okudum, hatta birçok yerde karakterlerle empati kurdum.

Bittiğinde içimde hem bir hüzün hem de garip bir güçlenme hissi bıraktı. Uzun süre etkisinden çıkamayacağım, çok özel bir kitap.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
25 Aralık 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.

Kitapta bir kurbağa timsahlar tarafından gölden kovulur ve kaplumbağaya gelir. Kaplumbağa haline acır ve kabuğunda kalmasına izin verir. Bir zaman sonra boş bir göl olduğu halde kurbağa gitmek istemez hatta kaplumbağayı kabuktan kovmak için uğraşır. Yalanlar söyler, tehdit eder, algı yönetimi yapar. Neyse ki kaplumbağa mücadeleden vazgeçmez ve kitabın sonunda kazanan kaplumbağa olur. Filistin'deki durumu bu kadar güzel anlatan bir çocuk kitabı var mı bilmiyorum. Bir iki kitap inceleme şansım olmuştu bir hikayesi yoktu. Bu kitapta yazar çok güzel hikayeleştirmiş. Kalemi daim yazsın.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir