Onaylı Yorumlar

Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Düşünceleri gökteki kuşlar kadar hür olan insanların özgürlüğün tadını hayatlarında almamaları kadar acı bir hadise olabilir mi? işte yıllardır işgal altında olan Mescid-i Aksa ve Mukaddes topraklar özgürlüğe aç insanlığa aç merhamete aç. Arzı Mukaddes'in çocukları da siyonist zulümden hisselerine düşeni almış durumdalar. Filistin'de uçurtma uçuran çocuklar göremezsiniz. sokaklarda doyasıya oynayan çocuklar görmek de imkansız. maalesef onların da özgürlükleri gasp edilmiş çocuklukları çalınmış durumda. bu manzara karşısında hangi dil susabilir hangi yürek paramparça olmaz. Evet, Mescid-i Aksa'nın mazlumiyetini tüm insanlığı anlatmalıyız. Elbette ki pedagojik gelişimlerini göz önünde bulundurarak çocuklarımıza da bu mazlumiyeti bu büyük acıları anlatmalıyız.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Depresyon ve kaygının nedenlerinde toplumsal ve psikolojik boyutlarını derinlemesine incelemiş olması akıştan örneklerle anlatması okuyucuya çok geçiyor. Bence çok emek içeren bir eser o açıdan. Biyolojik boyutunda yapılan araştırma, inceleme ve yorumlar oldukça cesur. Bu sebeple birinci bölümü çok başarılı buluyorum. İkinci bölümde çözümleri ele alınırken birinci bölüm kadar çarpıcı ve somut değildi hala daha aslında birinci bölümün özeti olduğunu düşünüyorum. Hoş zaten çözümleri de keşke bu yazdığım değerlendirme kadar kolay olsaydı. Yine de oldukça başarılı bir eser.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Muhammed Işık gelişim göstererek yoluna devam ediyor. 'Gönül Sızısı' Başlıksız 30 bölümden müteşekkil özgün bir eser. çoğunlukla içsel diyaloğun dışa yansıtılması üzerine kurulu olan eserde; sevgi, iyilik, varoluş, birey ve toplum çatışması, başarı, kıskançlık, adalet, sadakat ve ihanet vb. konulara değinilmiş.

İçinde yaşadığımız bu kargaşa çağının insanın ruhunda meydana getirdiği fırtınalara ayna olmaya çalışmış yazar. Bunu yaparken de üslup olarak bilgiçlik taslayarak çözüm önerileri sunmak yerine okur ile dertleşmeyi tercih etmiş.

Farklı bir şeyler okuyayım diyenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Uzun zaman sonra okuduğum romandı fakat roman deyip geçmek yazara haksızlık, kitabın değerine hakaret olur. Günümüzde de yaşanan insanlık dramını "Joad" ailesi üzerinden müthiş bir betimleme ile anlatıyor. Dünün değil tüm zamanların kitabı. Yaşanan acılar insandan ve tarihten uzak değil. İnsanın insaniyetten uzak muamelede yine de insan kalabilmeye çalıştığı, ailelerin yok olduğu, cephede olmayan bir savaş ama ölümlerin ardı arkası kesilmediği, hastalık, açlık, varlığın içinde yokluk, ailelerin kopması, bencillik, yamyamlık, hak arayışı, grev, yığınlar, hırsızlıklar, afetler... Bu dram yani insanlık dramının başat faktörü; bu ayıp insanın bitmek tükenmeyen ihtiyaçları(!), arzuları ve bunları diğerlerini ezerek elde etmesi: kapital düzen.. Zihinde başlayan bu düzen II. Dünya Savaşı ve diğerlerinin müsebbibi. Kitap bitmiyor ama son cümlesi başta analar olmak üzere ve içinde insanlık kalanların vicdanı; belki umut belki de yokluğun sonu..
Yanıtla
3
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ebeveyn olarak çocukların ruh, beyin ve beden sağlıklarını dikkatle korumamız gerektiğine inanıyorum. Bu sebeple çocuklara aldığım kitapları dikkatle seçerim ve önce ben okurum.

Uzatmayayım. Ortaokul çocuklarının severek okuyacağı güzel bir kitap. Özellikle DEHB'li çocukların zihninden geçenleri öğrenmek beni oldukça etkiledi. Böyle özel çocukların aileleri, öğretmenleri ve arkadaşları tarafından da okunmasını tavsiye ederim.

Şimdiye kadar çocuklar için aldığım kitaplarında beni hayal kırıklığına uğratmayan Timaş Genç'e de teşekkürler.

Yanıtla
4
0
Destekliyorum  2
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Eserde hukuk fakültesi mezunlarının tercih ettikleri mesleklerden araştırma görevliliği, avukatlık, kamu avukatlığı ile hâkim ve savcılık mensuplarının kurgu ile gerçek arasındaki kaldıkları ikilemler eleştirel olarak öznel gözlemler üzerinden ele alınmıştır. Mesleğe giriş, mesleki benimseme ve uyum sağlama, mesleğin gereği gibi yerine getirilmesi ve kurumsal kültür gibi çeşitli sorunlar özellikle olması gereken ve sosyolojik gerçeklik boyutuyla irdelenmiştir. Hukuk mesleklerinin kalitesinin artması için bu tür eleştirel eserlerin uzun vadede sorunların çözümüne katkı sağlaması beklenir. Hâli pür melalimiz olması gerekenden fersah fersah uzak olmakla birlikte verili düzen ve alışkanlıkların içselleştirilmesine dayalı bir bakış açısının yaygınlığı bu tür bir çalışmanın öneminin anlaşılması konusunda önemli veriler sunmaktadır. Eser, özellikle hukuk fakültesi öğrencileri olmak üzere hukuk ve adalete ilgi duyanlara hitap etmektedir.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Tavsiye eden kişinin "Hayatımı değiştiren kitap" demesi üzerine aldığım bir kitaptı. İlk defa Güney Amerika edebiyatından bir eser okudum. Dikkatle takip edilmesi gereken bir eserdi. İlginç bir anlatım tarzı vardı. Gerçek dışı ve gerçek arasında gel -gitlerin yaşandığı bir yapıttı. Bana göre masal mı efsane mi ne desem bilmiyorum ama Marquez'in dünyasında tümüyle gerçeklikti besbelli. Yine de genel olarak beğendim diyebilirim. Ayrıca dünyanın neresinde olursa olsun insanların ortak sevinçler yaşadığını, ortak kaygılar taşıdığını görmek hoşuma gidiyor.
Yanıtla
3
1
Destekliyorum  6
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Orta Asya'dan Avrupa'ya Kırım'dan Mısır'a MÖ. 2000'lerden MS. 1900'lere Türk'ü Türk'e kırdırıp gücünü yok etme girişimlerinin tarihi anlatılıyor. Her dönemin önemli olayları şahıslar, boylar ve devletlerin mücadele ettikleri savaşlarla anlatılmış. Savaşların Türklerden veya diğer devletlerden kaynaklanan sebepleri, savaşların oluşları ve sonuçları farklı yazarların kalemlerinden aktarılmış. Anlatılar kaynaklara dayandırılmış. Övme ya da yerme duygu ve bakış açısının ötesine geçilip gerçekler anlatılmaya çalışılmış. İbretler ve örnekler alınacak bir anlatım sergilenmiş. Türkler sadece Oğuzlardan ibaret görülmemiş Uygur, Kazak, Kıpçak, Peçenek, Avşar ve diğer boylar da anlatılmış. Çin'den Roma'ya, Hint'ten Bizans'a, Pers'den Rus'a varana kadar her dönemin mücadelesi işlenmiş. Hun, Göktürk, Uygur, Selçuklu, Anadolu Beylikleri, Osmanlı, İlhanlı, Emir Timur, Safeviler, Nadir Şah, Gaznliler, Babürler ... Türk tarihin özeti sunulmuş nerdeyse.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Onaylı Yorum Bu yorum, Onaylı Yorumcu tarafından yazılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Rusya’nın Devrime Giden Günleri (1917)
Hayatını şekillendiren mesleği gazetecilik sayesinde, yirminci yüzyılın ilk çeyreğine damgasını vuran pek çok olayın gerçekleştiği ülkelerde bizzat bulunmuş ve gözlemlerini yazıya dökmüş John Reed’in en önemli eserlerinden biri şüphesiz, Dünyayı Sarsan On Gün.

Reed, Birinci Dünya Savaşı’nı takip etmek için gittiği Avrupa’da, Sırbistan, Bulgaristan ve Romanya’yı gezerek yazdıklarını “Doğu Avrupa’daki Savaş” adıyla kitaplaştırmış (1916). Ekim Devrimi sırasında bizzat bulunduğu Rusya’da, yaşadıklarını, gördüklerini, öğrendiklerini kaleme dökmüş. ABD’ye dönmesinden sonra Sovyet yanlısı görüşleri nedeniyle Reed’in üzerindeki baskılar artmış. Altı ay süreyle dokümanlarına el konulduğunu ve bunları ancak Kasım 1918’de geri aldığını biliyoruz. Maruz kaldığı sıkıntılar nedeniyle kitabın, eser olarak basılması, 1919 sonunu bulmuş (Ten Days That Shook The World).

“…anlatılanların çoğu kendi notlarımdan doğmuştur. Fakat sürecin neredeyse her gününü rapor eden yüzlerce çeşitli Rus ve İngiliz gazetelerinin dosyalarından, Russian Daily News yayınlarından, ayrıca Journel de Russie ve Entente adlı iki Fransız gazetesinin haberlerinden de yararlandım… Bütün bunları harmanlayarak 1917 baharından Ocak 1918 sonlarına kadar olan süreçle ilgili neredeyse tam bir dosya elde ettim.” (s. 29)

Kitabı okuyan ve çok beğenen Lenin, 1922 baskısına önsöz yazarak “milyonlarca adet sattığını ve bütün dillere tercüme edildiğini görmek istediğim bir kitap” ifadeleriyle esere övgüler yağdırmış. Yazar, Dünyayı Sarsan On Gün’ün basımından kısa bir süre sonra ABD’yi terk ederek Rusya’ya gitmiş. Eserinde, yer yer bu kitabın devamı niteliğinde bir başka kitap (Kornilov to Brest-Litovsk) yazmayı planladığını belirtse de ömrü buna yetmemiştir (öl. 1920).

Bugünden bakarak Rus Devrimi’ni yorumlamak gayet kolay görünse de devrimin yaşandığı zaman diliminde o günleri yorumlamak ve yazmak pek de kolay olmasa gerektir. Reed, Bolşeviklerin yükselişini, sadece Rus ekonomisinin ve ordusunun Kasım 1917 şartlarına bakarak değil, 1915’ten başlayan ve yozlaşmayla şekillenen bir sürecin mantıksal sonucu olarak değerlendiriyor (s. 14). Bu bakış açısını, eserin alt başlıklarına da yansıtıyor.

Öncelikle Rusya’nın o dönemdeki şartlarında etkili tüm aktörleri ve dönemin idari yapısını, “Notlar ve Açıklamalar” ile olduğu gibi aktarıyor. Siyasi partiler (Monarşistler, Bolşevikler, Menşevikler, Kadetler, Halkçı Sosyalistler…), parlamento, halk örgütleri, merkez komiteleri, anlattıklarından bir kısmı. Kopacak fırtına öncesinde, devrimin adımları atılırken arka planda olanlar, zenginlerin, işçilerin, askerlerin ve köylülerin gözünden ayrı bir başlıkta işleniyor.

“Gıda kıtlığı her geçen hafta biraz daha artıyordu. 250 gramlık günlük ekmek karnesi yarıya indirilmişti ve neredeyse elli grama düşene kadar kademe kademe azaltılmaya devam etti. Sonlara doğru insanlar bir hafta ekmek yiyemez hale geldi… Süt, ekmek, şeker ve tütün için insanın dondurucu yağmur altında saatler boyunca kuyrukta beklemesi gerekiyordu…” (s. 41)

Şubat ve Mart 2017’de artan isyanlar, grevler ve halk olayları neticesinde Çar idaresinin sona ermesiyle Geçici Hükümet’in göreve başlaması (15-16 Mart), ardından değişimin unsurları arasındaki çatışmalarla Geçici Hükümet’in devrilmesi ve Kerenski’nin ortadan kayboluşu (6-8 Kasım), ayrı bir bölümde ele alınıyor (s. 99-160) Bu bölümde ve kitabın genelinde, anlatılanlarla ilgili kararnameler, yapılan bildiriler, beyanlar, broşürler oldukça önemli yer tutuyor. Önemli evraklarla (ve bir kısmının görselleriyle) desteklenerek sürecin işlenmesi, eseri sadece bir hatırat olmaktan çıkarıp tarihi anlamda değerini arttırıyor.

Kitabın izleyen bölümlerinde Bolşeviklerin mutlak iktidarına giden olaylar ve 16 Kasım’da yapılan Köylü Kongresi anlatılarak son sayfalara varılıyor.

Birinci Dünya Savaşı, Rusya, Bolşevik Devrimi üzerine araştırma yapanlar ve dönem meraklıları için önemli bir kaynak olan bu eser, Sovyet yönetmen Sergei Eisenstein tarafından aynı adla filme alındı (1928). Eserden ve yazarın hayatından ilham alarak çekilen Kızıllar (Reds, 1981) ve Sergei Bondarchuk’un yönettiği film (Red Bells 2, 1982), Orson Welles tarafından seslendirilen (1967 tarihli) belgesel de burada eserle bağlantılı olarak izlenebilecek yapımlara örnek gösterilebilir.

Runik Kitap, siyaset serisinde yer verdiği bu eseri, Selim Yeniçeri’nin çevirisiyle tam da devrimin yıl dönümü olan Kasım 2022’de okurlarla buluşturmuştu.

İyi okumalar!

Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ocak 2025
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Bu eser Roma İmparatoru olmasının yanında kimi kesimlerce filozof olarak da kabul edilen Marcus Aurelius'un fragmanlar halinde kaleme aldığı ve aslında birilerinin okuması amacı taşımayan, daha çok kendi özüyle muhakemelerini içeren on iki kitaptan oluşur. Stoacı geleneğin iskeletini oluşturduğunu gördüğümüz kitapta iki bin yıl öncesinden günümüze ışık tutacak argümanlar var. Özetle en çok aklımda kalanlar; ölçülü ol, her şey akar ve değişir, bu sebeple her şey geçicidir, bizler doğanın (evrenin, tanrının) parçasıyız dolayısıyla ondan gelen bize zarar veremez, düşün, sorgula, dingin şekilde yaşa.

"Evren sürekli bir dönüşüm, hayat bir fikirdir." (Sayfa 46)
Yanıtla
10
0
Destekliyorum  7
Bildir