Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Son sayfalarına kadar sakin bir bahar esintisi tadında ilerledi. Yazarın buhranlı yaşamından nasibini almış karakterimiz Kazuko'nun, annesini ve annesiyle olan zamanını anlatışı öyle hoştu ki! Nasıl okuduğumu anlamadım. Yılan memoratı tüylerimi ürpertti. Kazuko'nun M.c'ye mektupları sinirlerime dokundu, kızdırdı. Kardeşi Naoci'nin mektubu ise bildiri niteliğindeydi. Çok fazla cümlesini çizdim, çok severek okudum, gözlerimi dolduran yerler oldu. Sonu ise pat diye şaşırttı. İyiki okumuşum ️
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
İlk kez 1984 yılında yayımlanmış bir kitabın Türkçe çevirisinin 70. baskısını okudum. Hem bir olumlama rehberi hem de "şimdinin gücü" üzerine kurulu bir eser. Sosyal medyanın dikkatimizi "çaldığı", hayatın "tıklama"larla anlamlandırıldığı bu çağda; durup sakince kendi içimize dönmemiz gerektiğini hatırlatıyor.
Hislerine kulak ver, iyi hissettiren ortamlarda ol, olumsuz duygularla gününü ziyan etme... Bildiğimiz ama günlük koşturmacada unuttuğumuz gerçekleri önümüze koyarak, bilinçli zihnimizle farkındalık oluşturmamızı ve düşüncelerimizi yönetmemizi öğütlüyor. Çünkü düşünceler değişirse duygular da değişir.
İnsan 7'sinde neyse 70'inde de o değildir; hangi düşünceye inanmayı seçiyorsa tam olarak odur.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kuşlardan uçaklara böceklerden bitkilere kadar, ‘uçan’ların yöntem ve evrimlerini incelemiş, her yaşa hitap edebilecek harika bir kitap. Tipik Dawkins: konuya dair herşeyin nedenini sorup evrim ve bilim penceresinden irdelemiş: ‘uçmak neye yarar’, ‘iyi birşeyse niye diğerleri uçmaz’ vs. Yazarın çoğu kitabına göre dili daha hafif, bolca da resim var. Daha önce Dawkins okumadıysanız hafif bir başlangıç olur, sarar ve konuya ilginiz de varsa gen bencildir- kör saatçi-ataların hikayesi... diye ilerlersiniz. İyi okumalar.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Flaubert, yaşadıklarına ve hayata dair sorularına bulduğu yanıtlardan memnun kalmamış, kendi ergenlik bunalımlarını "Bir Delinin Anıları" başlığı altında günlük olarak kitaplaştırmış. Henüz 17 yaşındaki Flaubert'in olayları ve durumları aktarırken kelimeleri bu kadar etkili kullanarak cümleleri son derece nitelikli ifadelerle sıralayışını ve bir yetişkin gibi ama çoğu yetişkinin bile yapamayacağı kadar iyi edebiyat yapışını her satırda aklınıza getirerek okuyun. Bir Delinin Anıları yetişkinler için ilginç ve sürükleyici olmasa da Flaubert'in bu kadar erken yaştaki üstün edebiyatına hayret etmek için okunabilir.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Martılar Dolaşıyor Sesimde, İzmir’in deniz kokan esintisini yüreğinde taşıyıp Ankara’nın ayazında olgunlaştıran şair Mehmet Ali Ateş’in otuz yılı aşkın şiir yolculuğunun olgunluk dönemi imzası. Şair, ilk kitabı Çiğ Düşmüş Akşamlarıma’dan bugüne süzülen mısralarını bu değerli eserde bir araya getiriyor.
Eser; aşkın, gurbetin, yalnızlığın ve ayrılıkların melankolik tınısıyla kapılarını açarken, aynı zamanda toplumsal acılara, adaletsizliğe ve kadın cinayetlerine karşı başkaldıran, isyankâr bir ses yükseltiyor. Ankara Garı’ndaki acı pusuya ve Dersim’in dinmeyen gözyaşlarına uzanan bu duyarlılık, şairin "bıyığımdan süzülen hasret" dediği o vicdanlı ve dik duruşu simgeliyor. Kitaptaki tasavvufi derinlik ise mısralara bambaşka bir maneviyat katıyor. Ateş’in dili, "çocuklara şiir okumalı" diyen o derin merhametiyle her okurun ruhuna dokunan sıcacık bir liman sunuyor. Umutla dolu bu kıymetli eseri gönülden tavsiye ediyor, yazara başarılar diliyorum...
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kısa olmasına rağmen oldukça etkileyici bir öykü. Zweig, birkaç sayfa içinde insan psikolojisini, gururu, çaresizliği ve ilişkilerdeki güç dengesini çok başarılı bir şekilde hissettiriyor. Okurken bazı karakterlere kızarken bazı davranışları da sorguluyorsunuz.

​En sevdiğim tarafı, okuyucuyu sürekli düşündürmesi ve merak duygusunu canlı tutması oldu. Kısa bir metinde karakterlerin psikolojisini bu kadar yoğun hissettirmek yazarın en büyük gücü.

​Normalde açık uçlu sonları hiç sevmem ama bu öyküde belirsizlik rahatsız etmekten ziyade hikâyeye farklı bir hava katmış. Kısacası akıcı, psikolojik yönü güçlü ve bittikten sonra bile zihninizde devam eden harika bir okuma deneyimiydi.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yüzler, finans dünyasının rasyonel yapısıyla edebiyatın duygusal derinliğini aynı potada eriten, içten ve samimi bir ilk şiir kitabı. Dinçer Gökçe, yaşam gözlemlerini ve insan hikâyelerine dair birikimini mısralara dökerken okuru son derece sahici bir duygu dünyasıyla buluşturuyor.
Kitapta aşk, ayrılık, özlem ve yalnızlık gibi kadim temalar, bazen bir rakı sofrasının burukluğunda bazen de Adana'nın poyrazında hayat buluyor. Yazarın doğup büyüdüğü Adana'ya duyduğu sevgi; Yaşar Kemal'i, Seyhan ve Ceyhan'ı anışıyla ve yöresel kelimelerle harmanlanarak şiirlere özgün bir lezzet katıyor. Özellikle "Zehra" şiirindeki yaratıcı sayı oyunları ve "An" şiirindeki kelime oyunları şairin üslubundaki kıvraklığı gösteriyor. "Sensizlik boyumu aşan bir konu" diyen ses, okurun sol yanına dokunmayı başarıyor.
Gönül diliyle yazılmış bu samimi mısraları çok seveceksiniz. Yazarı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sayın Makine, teknolojinin baş döndürücü hızla ilerlediği dijital çağda adaletin geleceğini sorgulayan, felsefi derinliği yüksek ve sarsıcı bir öykü derlemesi. Serkan Ağar, "Makineler hukuku devraldığında adaletten geriye ne kalacak?" sorusunun peşine düşerek okuru hukukun ve geleceğin sınırlarında bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaptaki otuz sekiz öykü, yakın geleceğin vergi dairelerinden galaktik konseylere uzanan bilinçli bir mimariyle dizilmiş. Yazarın asıl başarısı; bu fütüristik evrenlerin kalbine masumiyet karinesi, mahremiyet ve ölçülülük gibi kadim hukuk ilkelerini yerleştirmesi. Teknolojinin her şeyi ölçebildiği bir dünyada, adaleti koruyacak tek gücün vicdan olduğunu anlıyorsunuz. "Adaletin terazisini kimin tuttuğundan ziyade, o eli neyin yönettiği" sorusu ise eserin ana mottosu olarak zihne kazınıyor. Geleceğe ve hukukun ruhuna merak duyan herkes için ufuk açıcı bir başucu eseri. Yazarı tebrik ediyor, başarılar diliyorum...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hısım, insanın içine doğduğu o hazır kurulu kalabalığı, yani aile ve akrabalık bağlarını adeta bir nakış gibi işleyen, sarsıcı ve bir o kadar da şefkatli bir deneme kitabı. Serkan Ağar, akrabalığı sadece kandan ibaret hukuki bir kavram olarak değil; emekle, sevgiyle ve vefayla örülen yaşayan bir "eser" olarak ele alıyor. Kitap; düşey, yatay, yan ve sıhrî hatlar üzerinden ilişkileri kusursuz bir geometriye oturtuyor. Yazarın en büyük başarısı ise bu soğuk iskeleti Doğu’nun kadim kıssaları ile Batı’nın derin felsefesini aynı potada eriterek sıcacık bir sofraya dönüştürmesi. Her sayfada kendi ailenizin bir yarasını, bir tebessümünü veya eksik kalmış bir teşekkürünü buluyorsunuz.
"Kan bir başlangıçtır, bağ ise eserdir" mottosuyla zihne kazınan bu eser, başucunda bulunması gereken bir hayat kılavuzu. Kalemine sağlık; yazarı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
17 Ağustos 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Fizik’in Ufku, formüllerin soğuk dünyasından sıyrılıp bizi evreni ve yaşamı "okumaya" davet eden, felsefi derinliği yüksek bir düşünce rehberi.
Yazar Dr. Hüseyin Okan Durmuş, okura sadece fizik öğretmekten ziyade bilimsel bir zihin, düşünme disiplini ve sistem bakışı kazandırmayı hedefliyor.
Kitap; klasik mekanikten kuantum dünyasına, ölçüm biliminden yapay zekâya uzanan geniş bir yelpazeyi bütüncül bir bakışla ele alıyor. Yazarın "Ölçemediğin şeyi yönetemezsin" ilkesini "Belirsizliğini bilmediğin değeri iyileştiremezsin" diyerek derinleştirmesi ve ölçümün dürüstlüğünü vurgulaması çok etkileyici. Teknik konuları ele almasına rağmen dili son derece sade, akıcı ve samimi. Formülleri ezberletmek yerine sürekli merak uyandıran bu eser, zengin "Ekler" bölümüyle de okura harika bir yol haritası sunuyor. Evrene başka bir gözle bakmak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ediyorum. Yazarı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir