Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Hayatın akışı devam ediyor ama farkında olmadan birçok detayı kaçırıyoruz. Fark etsek bile bir şey olmaz, herhalde.Hayatın koşuşturması, telaşı ve dertleri, maalesef, detayları perdeliyor.Belki bir daha aynı şeyi yaşama veya görme ihtimalimiz yok. İhtimalleri,bu yüzden göz ardı etmemek ya da küçümsememek gerekiyor. Yazar da öyküleri bu çizgide yazıyor. Küçük bir detay, öykünün temasını oluşturuyor. Hayatın küçük bir detayı, öykü için çok büyük bir anlam ifade ediyor.
Öykülerdeki durum bu kadarla da sınırlı değil.Olağanüstü olaylara şahit oluyoruz.Şaşırmamak mümkün değil.Eserlerdeki kurmaca durumu göz ardı etmiyoruz ama yine de olağanüstü olaylar şaşırtmayı başarıyor. Masalı hatırlatan olağanüstülüklerle karşılaşıyoruz. Bu kadarı masallar da olur, diyoruz ama yanılıyoruz. Öykülerde böyle durumlarla karşılaşıyoruz. İhtimalleri göz ardı etmek istemeyenlerin ve olağanüstü olayları, sadece,masalarda görmek istemiyorum diyorsanız. Bu öyküler, tam sizin için diyebilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seul’den Önce, akıcı dili sayesinde kısa sürede bitirdiğim bir kitap oldu. Özellikle başlangıç kısmı oldukça çarpıcı ve etkileyiciydi. Elfin’in yaşadıkları, karşılaştığı zorluklar ve verilen mücadele ilk sayfalarda beni gerçekten hikâyenin içine çekti. Bu güçlü giriş, kitap boyunca daha derin bir anlatım beklememe sebep oldu.

İlerleyen bölümlerde hikâyenin farklı bir yöne evrilerek şehirler, kültürler ve efsanelerle zenginleşmesi dikkat çekiciydi. Kapadokya’dan Mardin’e, anlatılan yerlerin hikâyeleri ve efsaneleri kitaba farklı bir atmosfer katmış. Bu yönüyle sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda yer yer bir keşif yolculuğu hissi de veriyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Seray Şahiner’in okuru sarsarak içine alan romanlarından biri. Kitabı okurken sanki karşımda biri oturmuş da başına gelenleri hiç filtresiz anlatıyormuş hissine kapıldım. Ülker Abla; şiddet görmüş, kaçacak yeri kalmamış ama yine de ayakta kalmaya çalışan bir kadın. Hastanede refakatçilik yaparak hayata tutunma çabası, hem trajik hem de yer yer kara mizahla anlatılıyor.
En çok etkilendiğim yönü, dilinin samimiyeti oldu. Argo, sert ama sahici; karakterin yaşadıklarını yumuşatmadan aktarıyor. Ülker Abla’nın iç sesi, çoğu zaman güldürürken bir sonraki satırda boğaz düğümletebiliyor. Bu zıtlık kitabı güçlü kılıyor.
Roman, kadına yönelik şiddeti ajite etmeden ama açıkça göstererek anlatıyor. Okurken “bu sadece bir hikâye değil” duygusu hiç kaybolmuyor; çünkü Ülker Abla her yerde karşımıza çıkabilecek bir karakter. Kısa, akıcı ve çarpıcı bir roman; bitince insanın içini uzun süre kurcalıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Duyguları tanımların içine hapseden kitaplardan çok farklı... Duyguları birer nesne veya kelime olmaktan çıkarıp, onları yaşayan, nefes alan ve kendine has huyları olan karakterlere dönüştürüyor.

Sabır'ın bahçesiyle ilgilenmesi, Kaygı'nın bir tenekede yaşaması veya Neşe'nin trambolinde zıplamasını izlerken, aslında kendi iç dünyamızın ne kadar kalabalık ve renkli olduğunu hatırlıyoruz. Aleksandra Zając’ın sade ve naif çizimleri, kelimelerin bittiği yerde duyguyu görünür kılıyor. Kaybettiğimiz o duygusal hassasiyeti geri kazanmak ve kendimize şefkatle bakmak için muazzam bir alan açıyor.

Yaşsız, sınırsız ve çok kıymetli bir başucu kitabı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Benim için karanlık ama bir o kadar da büyüleyici bir okuma deneyimi oldu. Kitabın daha ilk sayfalarından itibaren o gotik ve kasvetli atmosferi hissediyorsunuz. Deniz, tuz kokusu, eski bir malikâne ve peş peşe yaşanan trajediler… Hepsi bir araya gelince insan ister istemez geriliyor.
Hikâye, Thaumas ailesinin lanetli gibi görünen kaderi etrafında dönüyor. Özellikle Annaleigh karakterini çok sevdim. Hem kırılgan hem de güçlü bir yapısı var. Kardeşlerini kaybetmenin verdiği acıyla baş etmeye çalışırken bir yandan da olup bitenlerin arkasındaki gerçeği araştırması hikâyeyi daha sürükleyici hale getiriyor. Sürekli “Gerçek mi, yoksa bir yanılsama mı?” diye sorguladım.
Yazarın betimlemeleri çok başarılıydı. Malikânenin karanlık koridorları, denizin uğultusu ve baloların tuhaf atmosferi gözümde çok net canlandı. Bazen tempo biraz yavaşladı ama o gizemli hava o kadar iyi kurulmuştu ki sıkılmadım. Özellikle sonlara doğru artan gerilim kitabı elimden bırakmamı zorlaştırdı.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle kitap kapağından başlamak istiyorum.Toprağa kavuşmuş olan bir yağmur tanesi ve o tanenin içinde gezegenler.
müthiş.Kitap aşk kitabı gibi gözüksede üzerine düşünülmesi gereken çok nokta var.
Hızlıca okunup haz arayan okuyuculara sıkıcı gelebilir.Belli bir duygu olgunluğuna ulaşmış birisi kitabı çok sever. Duyguları demlenmemiş birisi için tavsiye etmem.Büyük olaylardan ziyade tam da gerçek hayata uygun olayların insandaki etkilerini müthiş betimlemelerle aktarıyor.Ve bazen o etkiler kozmosa taşınmış.
Gezegen metaforları çok başarılı.Hatta gezegen metaforlarını kitaptan alıp ayrı bir kitap bile çıkabilir.Şiir kitabının üzerine yağmur damlaması kitabın adına mükemmel gönderme.Kitapta hiç isim geçmemesi yine yokluk ülkesi temasına çok oturuyor.Farklı bir tarz fakat orijinal olmuş.
Yazar gayet başarılı akıcı bir dille anlatmış.Herkesin bişeyler bulabileceği bir kitap.
Ve kitabın sonunu çok beğendim.Sinek teması üzerine saatlerce konuşulabilir.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Ülkemizin de içinde bulunduğu mülteci meselesine genellikle hep kendi penceremizden bakmaya alışkınız; ancak bu roman, kamerasını madalyonun diğer yüzüne çevirerek bizi sarsıcı bir yüzleşmeye davet ediyor.Vietnam’dan İngiltere’ye uzanan bu zorlu göç hikayesi, sadece bir yer değiştirme süreci değil; aynı zamanda köklerinden, kültüründen ve sevdiklerinden koparılmanın ruhsal anatomisini sunuyor.
​Ailenin yaşadığı büyük kayıplara rağmen kardeşlerin birbirine olan sarsılmaz bağlılığı ve ana karakterin hayranlık uyandıran güçlü duruşu etkileyiciydi.Yeni bir dünyaya adapte olmaya çalışırken verilen o varoluş mücadelesi, yazarın duru ve bilgilendirici diliyle birleşince ortaya hem hüzünlü hem de ilham verici bir tablo çıkmış. Göçmenlik, aidiyet ve aile bağları üzerine derinlemesine düşünmek isteyen herkesin kitaplığında mutlaka yer almalı. Kendi önyargılarını esnetmek ve bir insanın "yabancı" olduğu topraklarda nasıl yeniden yeşerdiğini anlamak isteyenlere tavsiye ederim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Hezarfen
Hezarfen
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kadın Mezarlığı bende uzun süre kalan, sessiz ama derin bir etki bıraktı. Can H. Turhan’ın dili çok bağırmıyor; aksine susarak, eksilterek anlatıyor. Belki de bu yüzden kitapta anlatılan sevgi daha gerçek geliyor. Her şey açık açık söylenmiyor ama hissediliyor.
Kitabı okurken aslında bir iç yolculuğa eşlik ettiğimi fark ettim. Karakterin kendisiyle yüzleşmesi, geçmişle kurduğu o kırılgan bağ ve en çok da sevginin bazen konuşmadan da öğrenilebileceği fikri beni düşündürdü. Bu yönüyle kitap, klasik bir hikâye anlatmaktan çok bir duygu hâlini aktarıyor gibi.
Tempo çok yüksek değil, hatta yer yer durgun sayılabilir. Ama bu durgunluk rahatsız edici değil; daha çok okuru yavaşlatan, düşünmeye iten bir tarafı var. Herkesin sabırla okuyabileceği bir kitap olmayabilir ama doğru zamanda okunduğunda etkisi daha da artıyor.
Benim için kitabın en güçlü yanı, sade ama derin anlatımı oldu.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabın ismi zihinde gıybeti çağrıştırıyor fakat içeriği hiç de öyle değil, tam olarak 20 konuyu ele almış.
Günlük hayatta yaptığımız fakat günahı veya mahsuru olduğunun farkında bile olmadığımız ve ciddiyetini idrak edemediğimiz çok önemli kavramları izah etmiş.

Bir kavramı açıklarken o eylemi sergilemeye neden olan iç etkenleri, dış etkenleri, eylemin sonuçlarını, çözüm yollarını ve çarelerini vermiş.

Konuları Ayet, Hadis, Sahabe ve Hikmet ehlinin sözleri ve olaylar üzerinden açıklamış. Bazen cehennem manzaralarına yer vererek ürpertmiş bazen de cennet nimetlerine değinerek ümitlendirmiş.

Kitaptan çıkardığım en önemli ders; dilin afetlerini çok geniş kapsamlı düşünmemiz gerektiğidir.

Her biri çok önemli ve hepimizin öğrenmesi gereken konular.
Kendisinin de ifade ettiği gibi tüm kötü huyların ilacı ilim ve ameldir, dolayısıyla okumalıyız.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Nisan 2026
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Günler önce Milorad Paviç'in Hazar Sözlüğü romanını bitirdiğimde, okuma eyleminin deneysel eserlerde bir tür seyirciliğe dönüştüğünü düşündüm. Bu fikrimin, Hakan Kaya'nın yeni öykü kitabı için de geçerli olduğunu söyleyebilirim. Biçim olarak manzumu kullanan, ölüm ve bilemeyişin küçürek öykülerini okuyoruz. Aslında okumak yerine farklı olan, deneyen, anlaşılmak kaygısı gütmeyen ve edebi mirasını geçmişin kafası farklı işleyen ediplerinden alan bir yazarın öykülerini izledim. Deneysel edebiyatın meraklısı olarak tıpkı Hazar Sözlüğü'nde olduğu gibi bu kitabın hakkında da yorum yapabilmem fazlasıyla zor. Ama en azından zihnimde değişik, özel bir tat bıraktığını söyleyebilirim. Farklı bir kitap okumayı arzu eden okurlar için enteresan bir deneyim olacağı şüphesiz. Ayrıca yazar küçürek öyküye de yeni bir yorum getirmiş, bunu da söylemek gerek.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir