Onaylı Yorumlar

Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
28 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Okuduğum en iyi kişisel gelişim kitaplarından birisidir; her kitapçının vitrininde gördüğüm ve okumak istediğim bir eserdi.
Yazarımız kitapta girişimcilik ana konu olarak dile getirilmiş ve iyi, başarılı bir girişimcinin nasıl olması gerektiğini farklı konular üzerinde irdelemiş; süreklilik, pes etmeme, kendine güvenme, iyi bir plan yapma, düşünmek ve daha birçok özelliğin kişide bulunması gerektiğinden bahsetmiş. Dünya genelinden birçok başarılı insanın hayatlarının kitabı sürükleyici kıldığını düşünüyorum, okurların bu kişileri rol model olarak alabileceğini düşündürüyor.
Özetle, herkese tavsiye ederim...
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Kitabı bir tavsiye üzerine okumaya başladım. Okumaya başladıktan sonra kitabı neredeyse yarılayıncaya kadar; “kelimeler neyi kastediyor?” sorusu hep bir köşede yer etti. Bir olay var anlatılmak istenen bir şey var fakat nereye çıkacağı yahut neyi hedefliyor anlamakta zorlandım. Kitap bittiğinde ise ne kadar ince ele alınmış düşüncesini içimden geçirdikten sonra kitabı beğenerek bitirip kapattım. Yazar kitabı mistik ve üstü kapalı şekilde ele almış. Bundandır ki insanı ve insani diye bahsedebileceğimiz durumları yoğun şekilde işlerken adı verilmeyen mekan bilgisi olmayan şekilde bireyin farkındalıklarını ve iç dünyasını bütün kitaba yayarak anlattığı kanısındayım. Bir sonuca varmam gerekirse Bahattin Özkişi bu eserinde insanın mekanla etkileşimini, değindiği o zamanlarda yaşayan toplumdaki insanların kültürel dönüşüm ve çatışmalarını aktarmayı hedeflemiş. Okunmaya değer.
Yanıtla
1
0
Destekliyorum  1
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Öncelikle çeviriyi ayakta alkışladığımı söylemek istiyorum, neredeyse “böyle çeviri yapamayacaksanız yapmayın” diyesim var. Çevirmeni için kitap alıyoruz ya bazen, çok iyi yapıyoruz:) Kişisel olarak etkilendiğim konuları içeriyor olduğundan kitabı pıtpıt eden bir kalple okudum: çocuklar, çocukluğun nemli kuytuları, kız aşkı, hayatla debelenirken küçükleri unutan büyükler, maddi ve manevi fukaralık…Hüzünle soslamadan ama ince ince kanatarak anlatmış. Yazarın diğer kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
1939-1945 İkinci dünya savaşı ve 1947-1989 soğuk savaş dönemleri…Yazarımız bu yıllarda çocuk ve gençliğinin ilk çağlarındadır. Kitaptaki hadise ise 1943 ile 1953 yıllarında geçiyor. Arnavutluk’un tarihini Ergirikasrı nam-ı diğer taş kent üzerinden anlatmış. İkinci dünya savaşı, nazi işgali, gestapo,komünizm, demir perde, soğuk savaş, leka dukagin kanunu…Arnavutluk’ta yaşanan hadiseler özellikle Batı’da ve Sovyetler Birliği’nde de yaşandı. Sanırım bu ülkeler içinde sürekli düzeni değişmesi bakımından Arnavutluk daha önemli. Yazar, lef nosi ve anton harapi gibi gerçek şahsiyet isimleri de kullanmış. Kitabı okurken hep araştırma gereği duydum. Kendine has üslubuyla o dönemin atmosferini de yansıtmaya çalışmış. Trajediye dönüştürmeden korkuyu şüpheyi hissettirmeye çalışmış. Kurgudan ziyade gerçekliği daha çok hissettim. Okuduğum ilk kitabıydı.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
#semenderlerlesavaşı okurken nedense aklıma hep serinin ilk kitabı #soğukderi geldi. 

Çapek kitapta insanın doyumsuz yönünü semenderler aracılığıyla aktarmış. Distopik yapısı ile insanların para hırsının, açgözlülüğünün, benmerkezci yapısını kara mizah olarak muhteşem bir kitapla anlatmış. 

Yazıldığı zamandan bu zamana #semenderlerlesavaş başyapıt olma özelliğini korumuş. 

Bir adada kaptanın semenderleri keşfiyle başlayan, para hırsıyla onları eğiterek inci çıkarmada kullanarak evrilen ve semenderlerin özgürlüğünü ilân etmesiyle sonuçlanan muhteşem bir eser. 

Gönülden tavsiyemdir.

Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından biri olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın günlüklerine bigâne kalmak pek mümkün değildir. Türk edebiyatının yalnız adamı, kendini kimseye anlatamamış ve çeşitli zaafların kurbanı. Bazı objektif gözlemleri görmezden gelinemez. Arafta kalanlardan, yalnızlığı iliklerine kadar yaşamış. İki fikri taraftan birine ait olmanın rahatlığını hissetmemiştir. Bireyselleşmenin olmadığı toplumlarda aidiyet hissi esasında kişilere büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Bundan istifade etmeden kendin olmak büyük bir iş. Ahmet Hamdi de bu yolu seçerek adeta kendisini yalnızlığa adamıştır. Eserde romanları ve hatta fotoğraflarının ötesinde ete kemiğe bürünmüş farklı ve yalnız biriyle karşılaşacaksınız.
Eserleri hazırlayanlar büyük bir takdiri hak etmektedirler. O kadar karışık notlar ve defterler arasında muntazam bir eser ortaya konulması gerçekten takdire şayan.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
kitaba başladığınız ilk sayfadan son sayfaya nasıl geldiğinizi anlayamayacağınız akıcılıkta bir kitap. yazar o kadar güzel bir anlatımla yazmış ki her bir sayfasını hiç sıkılmayacağınızdan eminim. yazarın, kusursuz ve zeki dedektif herlock sholmes'in de alt edilebileceği, en az onun kadar kurnaz ve kıvrak zekalı birinin de olabileceğini davalarının her zaman başarıyla sonuçlanmayacağını, iki zıt kutbun birbirine karşı zeka savaşının betimlemesi kitaba çekilmenizi sağlıyor ki ben kitabı bir günde bitirdim. kitabı okurken ara sıra arsen lüpenin yakalanmamasını aralarındaki düellonun uzun süre devam etmesini istemiş olabilirim.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
27 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Yazar Christina Baker Kline gerçek bir olaydan esinlenerek farklı zamanları ve farklı karakterleri başarılı bir şekilde birleştirmiş ve akıcı anlatımıyla güçlendirmiş.

1920’li yıllarda ailesiz çocuklar bir trene bindirilip şehir şehir dolaştırılarak aile sahibi yapılıyormuş. Onları sahiplenen aileler de genellikle bir işte çalıştırabileceği çocukları seçiyormuş, bir evlat seçiminden ziyade bir nevi işçi seçimi.

Bu yürek burkan olayı temel alarak 2010’lu yıllarla paralel iki karakteri bir araya getiren, fazlaca bilinmeyen, hak ettiği değeri almayan bir eser. Tesadüf eseri bulup okuduğum için de beklentimin üstünde çıktı ve okurken daha keyif aldığımı söyleyebilirim.
Yanıtla
2
0
Destekliyorum  1
Bildir
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Sultanı birçok yönüyle anlatan bir kitap. Birçok kez suikasta uğrayan, batmış ve yıkılmaya başlamış bir devleti tekrardan güçlü bir devlet haline getirmek için çalışan, sadece Osmanlı tebaasını değil dünyadaki bütün müslümanları halifelik makamı altında birleştirme çabasında olan bununla beraber hastane, okul, darülaceze vb. birçok kurum açarak ülkeyi imar yönüyle de geliştirmeyi düşünen, dış politikada İngiliz ve Ruslara karşı Almanlarla hareket ederek denge siyaseti izleyen çok yönlü bir portredir sultan.
Birçok tarihçinin üstünde mutabık olduğu bir nokta ise şudur: ‘’Eğer o dönem Sultan Abdülhamid Han Osmanlı saltanatında olmasaydı kuvvetle muhtemel 1900 yılını görmeden yıkılırdı.’’ görüşüdür. Bu bakımdan yaptığı uygulamaları anlamak ve anlamlandırmak için dönemin şartlarını iyi bilmek ve ülkenin içinde olduğu durumu anlamak gereklidir. Bundan dolayıdır ki Necip Fazıl’ın da dediği gibi;
‘’ Sultan Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır.’
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir
Kitapkurdu
Kitapkurdu
Bilgi İçin 
Editorün Seçimi Bu yorum Kitapyurdu editörleri tarafından faydalı bulunarak öne çıkarılmıştır.
Bilgi İçin 
26 Ekim 2024
Satın Alma Onaylı Bu ürün yorum sahibi tarafından satın alınmıştır.
Çığlıkta Arşe, tamamı düzyazı şiirlerden oluşan bir kitap. “Çığlıkta Arşe” ve “Cehennette Ece” adlı iki bölüme ayrılmış kitapta toplamda elli iki adet şiir bulunuyor. Eserin arka kapağında, bu kitabın “ses” ve “düş” birlikteliğiyle kurulduğu yazılmış. Çığlıkta Arşe’de yer alan şiirlerdeki sesin yansımasıysa “çığlık”. Kitabın kapağında ağzında arşe bulunan kuşun varlığı bize çığlığın kaynağını gösteriyor. Kitaptaki şiirlerin düşle kurulmasına geldiğimizdeyse eserdeki mısralar okuruna kâbus gördürtmüyor. Dizelerin renkleri zifir karası değil belki ama uyandıktan sonra tedirginlik hissini rüyayı görenin üstünde bir süreliğine bırakan düşler gibi. Sonuç olarak Gönül Demircioğlu’nun ikinci şiir kitabı Çığlıkta Arşe, sadece düzyazı şiir türünde yazılmış bir eser olarak değil, içindeki şiirlerin kendine özgü sesi ve şairin meseleleri ele alış şeklindeki farklılıkla da öne çıkıyor.
Yanıtla
0
0
Destekliyorum 
Bildir